• BIST 94.896
  • Altın 279,228
  • Dolar 5,8598
  • Euro 6,5130
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 19 °C
  • Konya 15 °C

Baltacı Mehmet Paşa kimdir, mezarı nerede, neden baltacı deniyor?

Baltacı Mehmet Paşa kimdir, hangi dönemde yaşadı, nerede doğdu, mezarı nerede, neden baltacı deniyor? Osmanlı'da sürgün edilmesine neden olan Rus Katarina dedikodusu doğru mu, sürülmesinin gerçek sebebi neydi, Putin bu konuda 3 asır sonra ne dedi?
Baltacı  Mehmet Paşa kimdir, mezarı nerede, neden baltacı deniyor?

Osmanlı Devleti’nin önemli sadrazamlarından Baltacı Mehmet Paşa’nın ilginç yaşam öyküsünü sizler için derledik:     

Baltacı  Mehmet Paşa kimdir, hangi dönemde yaşadı, nerede doğdu, mezarı nerede, kendisine neden baltacı denilmiştir, Osmanlı devlet idaresinde önlemeyen yükselişi nasıl olmuştur, azledilmesine ve sürgün edilmesine neden olan Rus Katarina dedikodusu doğru mu, sürülmesinin gerçek sebebi neydi, Putin bu konuda 3 asır sonra ne dedi?

İşte cevabı:

Osmanlı döneminde yaşayan ve özel hayatıyla kendisinden bir hayli söz ettiren Baltacı Mehmet Paşa 1612 yılında bugün Çorum il sınırları içerisinde kalan Osmancık ilçesinde doğdu. Genç yaşta ilim merakı ile Trablus, Tunus ve Cezayir'e kadar gitti. Daha sonra İstanbul'a döndü ve akrabalarından Hacı Sefer Ağa vasıtası ile saraya girdi. Burada önce baltacı oldu. Ordu’nun balta ihtiyacının karşılanması görevinden ötürü kendisine “baltacı” denilmiştir. Güzel sesli olduğundan musikiye heveslendi ve müezzin olup "Mehmed Halife" namını kazandı. Katipliğe heveslenen Baltacı Mehmed Paşa, yazıcılığa ve 1703 Aralık ayında mirahurluğa tayin edildi. 1704 yılının Kasım ayında kaptan-ı derya, 21 Aralık 1704'te de sadrazam oldu. 3 Mayıs 1706'ta azledilip Sakız'a sürüldü. Daha sonra Erzurum valiliğine ve Sakız muhafızlığına getirildi. 1709 yılının Ocak ayında Halep valiliğine atanan Baltacı Mehmed Paşa, 18 Ağustos 1710'da tekrar sadrazam oldu.

PAŞA’NIN HAYATINI ALLAK PULLAK EDEN RUS SEFERİ

Serdar-ı Ekrem olarak Rus seferine çıktı. Prut Savaşı sırasında, Deli Petro'nun etrafını sarmışken, Çariçe Birinci Katarina'nın araya girmesi üzerine barışı kabul etti. Dönüşte azledilerek (Kasım 1711) önce Midilli'ye, daha sonra ise Limni adasına sürüldü. 1712 yılında Limni adasında vefat ettiğinde 50 yaşındaydı. Mezarı Limni adasında bulunmaktadır.

Peki azledilmesine ve sürgün edilmesine neden olan Rus Katarina ile Prut savaşı esnasında ilişki yaşadığına dair ortaya atılan dedikodu doğru mu? Bu dedikodunun doğru olduğuna dair hiçbir tarihçi bilgi vermemiştir. Aksine hem Rus hem de Türk tarihçiler söz konusu dedikoduyu yalanlamaktadır. 

Baltacı Mehmed Paşa, Prut Savaşı esnasında; 1711'in o meşhur 21 Temmuz gecesi Çariçe'nin yüzünü dahi görmemiş, sadece "hediyelerini" kabul etmişti. 

baltaci-ic.jpgİŞTE BÜTÜN BU SÖYLENTİLERİN ORTAYA ÇIKIŞ ÖYKÜSÜ:

Osmanlı Devleti ile Rusya arasında senelerdir devam eden anlaşmazlıklar, Osmanlı Devleti’nin 1711'in 9 Nisan'ında Rusya'ya savaş ilân etmesiyle neticelendi. Türk donanması Karadeniz'e açıldı, Sadrazam Baltacı Mehmed Paşa'nın kumanda ettiği kara birlikleri de, Rus Çarı Petro'nun ordusunu bulabilmek için Davudpaşa Kışlası'ndan sefere çıktı.
İki ordu, 19 Temmuz sabahı Prut Nehri sahilinde karşılaştılar. Baltacı'nın kuvvetleri, Ruslar'a cepheden saldırdı, Kırım Hanı Devlet Giray da Rus ordusunu arka taraftan çevirdi. Çar Petro, 60 bin askeriyle beraber Prut Nehri'nin gerisindeki bataklıklar arasında sıkıştı.

İSTANBUL'U DEDİKODU KUŞATTI

Paşalar, Rus ordusunu ne şekilde imha edeceklerini tartışırlarken, Rus tarafında kader toplantıları yapılıyordu. Petro "Savaşarak ölelim" dediği anda devreye karısı Katerina girdi ve Çar ile generallerini teslim olmaya ikna etti. O devrin savaşlarında, teslim olan ordunun karşı tarafa teslim teklifi ile beraber yüksek meblâğda bir fidye ödemesi gerekiyordu. Katerina mücevherlerini ortaya koydu, generaller de bütün paralarını verdiler ve toplanan bu küçük hazine "aman verilmesi" için Türk tarafına, Baltacı Mehmed Paşa'ya gönderildi. Çar'ın barış teklifi kabul edildi, Ruslar'a şartlarını Türk tarafının hazırladığı bir ön anlaşma imzalattırıldı ve Rus ordusunun bazı önemli generalleri rehin alındıktan sonra kuşatma kaldırıldı. Baltacı Mehmed Paşa, İstanbul'a muzaffer bir kumandan edasıyla döndü.

MOSKOF KRALİÇE PAŞA’NIN HAYATINI KARARTIYOR

Ama, Paşa daha dönüş yolundayken İstanbul'u bir dedikodu sarmıştı: "Rus ordusu imha edileceği sırada Moskof Kraliçesi Katerina'nın 21 Temmuz akşamı 'troyka' denen üç atın çektiği arabası ile Türk ordugâhına gelip Paşa'nın çadırına girdiği" dedikodusu yayılıyordu. Katerina yanında getirdiği çuvallar dolusu mücevher ile parayı Paşa'ya vermiş, içeride her nedense saatler boyu kalmış, şafak sökerken gene troykasına binip kocasının yanına dönmüş, Baltacı da birkaç dakika sonra "Kuşatmayı kaldırın" emrini vermişti! 1712 Temmuz'unun sonunda, İstanbul'da saraylısından sokaktaki vatandaşa kadar herkes, Mehmed Paşa'nın Prut'ta kazanacağı eşsiz zaferi "Moskof kraliçesi"nin uğruna "sattığını" konuşuyordu. Paşa, İstanbul'a girdiği andan itibaren işte böylesine yoğun dedikodularla ve ithamlarla karşılaştı.

PAŞA “HEM VALLAHİ, HEM BİLLAHİ!” DEDİYSE DE…

Baltacı Mehmet Paşa, "Bu Moskof Kraliçesi masalı da neyin nesidir? Ruslar bana görüşmecilerden başka kimseyi yollamadılar. Kadının çadırıma geldiği doğru değildir" diyerek olayın bir iftiradan ibaret olduğunu açıkladı. Suçlamaların daha da artması üzerine kendisini "Barış yapmaya mecburduk. Çar'ı bataklıklarda sıkıştırmıştık ama bizim askerlerimiz de yerlerinden kımıldayamayacak haldeydiler, Moskof'u imha edecek gücümüz yoktu. Kadının çadırıma geldiği iddiası sadece iftira, hem vallahi, hem billahi!" diye kendisini savundu ama kimseleri inandıramadı. Zamanın hükümdarı Üçüncü Ahmed, Prut Savaşı'nın bu galip kumandanını 20 Kasım günü azletti, en yakın adamları ise kellelerinden oldular.

KİM BU KATERİNA?

kate.jpgAsıl adı Marta Skrovnovska olan Çariçe Katerina, 1684'ün 15 Nisan'ında Litvanya'da bir köylü ailesinin kızı olarak dünyaya geldi.

Üç yaşında öksüz kaldı ve bir papaz tarafından büyütüldü.

Ruslar, İsveç ile yaptıkları savaşlar sırasında Katerina'yı esir aldılar ve kimsesiz köylü kızı, Çar Petro'nun danışmanlarından birinin hizmetçiliğini yapmaya başladı. Görevi, danışmanın konağında çamaşırcılıktı.

Katerina, bu arada efendisinin konağına sık sık gelen Çar'ın gönlünü çelmeyi başardı, 1703'te Çar'dan bir çocuk dünyaya getirince Ortodoks oldu, Yekayerina Aleksiyevna adını aldı ve 1712 Şubat'ında Çar ile resmen evlendi. 1724'te taç giydi, Petro'nun bir yıl sonra vâris bırakmadan ölmesi üzerine de asillerin muhalefetine rağmen saray muhafızlarının ve bazı askerlerin desteğiyle "Çariçe" ilân edildi.

DEVLET İŞLERİNE KARIŞIYOR

Devlet işlerini kocasının daha önce belirlemiş olduğu altı kişilik bir danışmanlar heyetine bırakan Katerina, dış politikada İngiltere, Fransa ve Prusya'nın oluşturduğu Hannover Birliği'ne karşı Avusturya ile İspanya'nın tarafını tuttu.
Eğlenceye ve içkiye aşırı şekilde düşkün olan Katerina, 15 Nisan 1727'de içkiden öldü ve Rus tahtında sık sık hükümdar değişikliklerinin yaşandığı bir döneme girildi.

Katerina'dan sonra, Büyük Petro'nun 12 yaşındaki torunu Pyotr Aleksiyeviç "İkinci Petro" unvanıyla "Çar" ilân edildi ama üç sene sonra onun da ölümü üzerine, asiller Büyük Petro'nun yeğeni ve Kurland Büyük Dükü'nün karısı olan Anna İvanova'yı çariçe yaptılar. Yeni çariçe, tahtta on yıl kalabildi ve 1740'ta yaşanan askerî darbe ile, bu defa Petro ile Katerina'nın kızı olan Yelizaveta çariçe oldu. 1762'de, bu defa çamaşırcı Katerina'nın kızı Anna'dan olan torunu Pyotr Fyodoroviç, "Üçüncü Petro" unvanıyla tahta geçti ve Rusya'da darbelerle taht değişiklikleri birbirini izledi.

KONUYA PUTİN DE GİRİYOR

Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin, Prut Savaşı'ndan neredeyse üç asır sonra, Baltacı Mehmed Paşa'yı rüşvet ve zina suçlamalarından aklamış ve Prut'ta yaşananların "şehvet değil, rüşvet" olduğunu söylemişti.

PUTİN: ŞEHVET DEĞİL RÜŞVET

Putin 2004 yılında Türk gazetecilere yaptığı açıklamada üç asır önceki Rus imparatoriçesini savunarak "Rus tarihlerinin de Prut'ta zina yapılmadığını yazdığını" ifade etmiş ve Osmanlı ordugâhında 1711 'in 21 Temmuz gecesi yaşananları "şehvet değil, rüşvet" diye özetlemişti. Yani, Rus lider, Baltacı Mehmed Paşa'yı "zina" gibi bir günahtan üç asır sonra arındırıyor ama Türk tarafına rüşvet verdiklerini doğruluyordu.

 

Gazeteilksayfa.com

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73