Yaşar Güldal

Yaşar Güldal

Pakistan’da FETÖ Parmağı

Pakistan’da FETÖ Parmağı

Pakistan veya resmi adıyla Pakistan İslam Cumhuriyeti, Güney Asya'da bir ülkedir. Aslında birçoğumuzun aklına Pakistan denilince Muhammed İkbal gelir. Muhammed İkbal denilince hemen zihinlerimizde Çanakkale savaşları çağrışım yapar. İsterseniz Muhammed İkbal’in Çanakkale savaşında ülkemize yapmış olduğu bağışını yeniden hatırlayalım;
Yıl 1915, Yer Çanakkale. 1. Dünya Savaşı tüm acımasızlığıyla devam etmektedir.
Yer Pakistan’ın Lahor kenti. Kentin en büyük alanlardan birinde, halkın büyük bir teveccüh gösterdiği muhteşem bir miting düzenlenir. Mitingin amacı Çanakkale'de çarpışan Türklere yardım ve Anadolu’ya gidip savaşacak gönüllü asker toplamaktır. Halkın büyük çoğunluğunun fakir olmasına rağmen, meydanlara serilen yardım sergilerine, kulaklarında ki küpelerini, parmaklarında ki alyanslarını, evdeki eşyalarını satarak elde ettikleri paralarını bağışlar Pakistan halkı.
Pakistanlı kardeşler maddi yardımların yanında bir de içten dualar yollarlar Çanakkale'ye. İçlerinden bazıları son kuruşlarını da verdikleri yetmezmiş gibi cephede savaşmak üzere gönüllü yazılırlar.
Bütün bunların hepsi bir yana sessizce gerçekleşen bir fedakârlık örneği daha yaşanır o gün. Yürekleri parçalayan, işte inanç bu, kardeşlik bu dedirten olay şöyledir; Lahor’daki bu muhteşem mitinge kucağındaki yeni doğmuş bebeği ile iştirak eden bir anne, yeni dul kalmış ve Anadolu’daki kardeşlerine verecek bir şeyi de olmadığından eziklik içerisinde kıvranmaktadır. Bu dul kadın çocuğunu satarak elde ettiği parayı kuruşuna kadar meydandaki sergiye bırakır. Kadının çocuğunu sattığı zengin efendi, kadını takip ettirir. Kadının tüm parasını Çanakkale’ye bağışladığını duyunca, kadını çağırtır ve çocuğu kadına geri verir. Ardından yüklü bir miktar parayı tekrar miting meydanına gönderir. Pakistanlı bu işte…
Pakistan’ın Fetö tarzı yapılanmasının lideri, Afganistan’ın topal Mollası olan Tahir-ul Kadri denilen sözde cemaat liderinin mensuplarının büyük çoğunluğu Pakistan’da hukuk ve yargı alanlarında çok etkili oldukları biliniyor. Dolayısıyla Pakistan’daki bu olayın arkasında da Tahir-ul Kadri cemaatinin liderinin olduğu kuvvetli bir ihtimaldir.
Bu darbeyle Türkiye yalnızlaştırılmaya çalışıldığı muhakkak, çünkü Pakistan biz ne zaman zor durumda olsak hemen bize yardım elini uzatmıştır. Şimdi endişem şudur; bu darbe başarıyla sonuçlanacak olursa-ki sonuçlanmış gibi gözüküyor- Pakistan ile sınırlı kalmayabilir. Sırada Azerbaycan, Afganistan, Kuveyt, Somali, Malezya, Endonezya, Sudan gibi Türkiye dostu ülkelerin de olduğu söylemleri dolaşıyor.
Kimdir bu Pakistan’ın topal Mollası olan Tahir-ul Kadri denilen cemaat lideri?
Cemaatin lideri olan Tahir-ül Kadri, ülkesinde güvende olmadığını söyleyerek uzun yıllardır Kanada'da yaşayan sapkın bir cemaatin lideridir.
11 Mayıs 2013 yılında yapılan seçimlerde Navaz Şerif’in partisi Pakistan Müslüman Birliği(PML-N)'nin aldığı yüzde 35’lik oyla seçimi kazanmasının ardından Tahir-ül Kadri, 2014 yılında sandığa saygı duymadığını belirterek yandaşlarını sokağa davet etmiş ve bu olaylarda birçok kişi de hayatını kaybetmişti. 
Tahir-ül Kadri ile bizdeki Fetö terör örgütünün arasında hiçbir fark yoktur. Dinler arası diyalog safsatasıyla papayı ziyaret etmesi, sık sık peygamber efendimizi rüyasında gördüğünü cemaat üyelerine söylemesi, bizdeki gezi parkı ayaklanması, 17-25 Aralık yargı darbesi girişimi,15 Temmuz hain kalkışma girişimi gibi ortak yönleri bulunmaktadır.
Ayrıca Kadri'ye bağlı olan vakıfların idaresinde olan okulların modern İslam eğitimi verdiğinin söyleniyor olması bizdeki fetönün eğitim alanındaki yapılaşmasına çok benzemektedir.
12 Temmuz 2016'da Pakistan'da sokaklara bazı afişlerin asıldığı söyleniyor. Bu afişler bizlere hedefin asıl amacının Pakistan değil, Türkiye’yle iyi ilişkileri olan İslam ülkeleri olduğunun kanıtıdır. Mısır’da Müslüman kardeşlere yapılan darbenin başarılı olmasının ardından, oklar Türkiye’ye dönüp fetö’nün darbe kalkışması ve başarısız olmasının ardından, Katar’a yapılan ambargodan da sonuç alınamamasının ardından bu sefer hedef fetö benzeri yapılanması olan kardeş ülke Pakistan’ın hedefe oturtulması hiç de yabana atılacak bir durum değildir. Hedef Türkiye’yi bölgede yalnızlaştırmak olduğu bellidir.
Pakistan ile bizim son 60 yıllık tarihimiz birbirine çok benziyor. Başı bir türlü darbelerden kurtulamamıştır. Küresel akıl Türkiye’ye oynadığı oyunun bir benzerini de Pakistan’da sahneye koydu. Gidişata göre Türkiye’de başaramayan üst akıl Pakistan’da başarılı olmuş gibi gözüküyor. Eğer halkta bir karşılığınız yoksa darbecilere yenilmeniz kaçınılmazdır. 
Pakistan halkı liderlerini seviyorsa darbecilere direneceğini ve Navaz Şerif’e sahip çıkacağını ümit ediyorum.
Not: Bir süre eşimin ve çocuklarımın tedavisi için köşe yazısı yazamayacağım için sizlerden dua bekliyor, haklarınızı helal etmenizi istirham ediyorum. 
Kalın sağlıcakla…
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR