• BIST 96.032
  • Altın 277,544
  • Dolar 5,7350
  • Euro 6,3614
  • Ankara 26 °C
  • İstanbul 26 °C
  • İzmir 33 °C
  • Konya 24 °C

Sultan Süleyman “Kanuni” unvanını nasıl kazandı? Ebussuud Efendi kimdir?

Sultan Süleyman’a “Kanuni” unvanını kim kazandırdı? Ebussuud Efendi kimdir, asıl adı nedir, nereli, hangi dönem yaşadı, kimlerden ders aldı, hangi büyük şöhretlerin yetişmesine öncülük etti, hangi görevlerde bulundu, Kıbrıs’ın fethinde nasıl rol aldı?
Sultan Süleyman “Kanuni” unvanını nasıl kazandı? Ebussuud Efendi kimdir?

Osmanlı’nın en parlak döneminde yaklaşık 30 yıl Şeyhülislamlık görevinde bulunan Ebussuud Efendi’nin hayatını sizler için derledik.

Sultan Süleyman’a “Kanuni” unvanını kim kazandırdı? Ebussuud Efendi kimdir, asıl adı nedir, nereli, hangi dönem yaşadı, kimlerden ders aldı, hangi büyük şöhretlerin yetişmesine öncülük etti, hangi görevlerde bulundu, Kıbrıs’ın fethinde nasıl rol aldı? 

İşte cevabı:  

Ebussuud Efendi 30 Aralık 149o yılında Çorum'un İskilip ilçesinde doğdu. 'Hoca Çelebi' olarak da bilinir. Tam adı Mehmed Ebussuud El- İmadi'dir. Mutasavvıf Muhyiddin Mehmed'in oğlu, anne tarafından da Ali Kuşçu'nun torunudur. Önce babasından, sonra Müeyyedzade Abdurrahman Efendi ile Karamanlı Seyyid Süleyman'dan ders aldı. 1516'da İnegöl İshak Paşa Medresesi'ne müderris olarak atandı. 1520'de bu görevinden alındı. Kısa süre sonra Davud Paşa, 1522'de Mahmud Paşa, 1525'te Gebze, ertesi yıl Bursa ve 1528'de de İstanbul Fatih sahn-ı seman medreselerinin müderrisliklerine getirildi. 1533'te önce Bursa, sonra İstanbul kadısı oldu. 1537'de Rumeli kazaskerliğine yükseldi.

ŞEYHÜLİSLAMLIK MAKAMINA GETİRİLİYOR 

1545'te şeyhülislamlığa getirildi ve hayatı boyunca bu görevde kaldı. Osmanlı şeyhülislamları arasında daha çok verdiği fetvalarla tanınır. Özellikle batıniliği benimseyen mutasavvıflara karşı koydu. 23 Ağustos 1574 tarihinde İstanbul'da vefat etti.

BABASI ŞEYHLERİN HÜNKARI DİYE ANILIYOR

Ebussuud Efendinin babası Şeyh Yavsi hünkarların şeyhi, şeyhlerin hünkarı diye tanınır. Özellikle II. Bayezid’den çok hürmet görmüştür. Ebussuud, Müeyyedzade ve Mevlana Seyyidi Karamani’nin rahle-i tedrisinden geçer, Akşemseddin’in halifelerinden İbrahim Tennuri Hazretleri’nin sohbetlerini katılır.

KANUNİ İLE SEFERE ÇIKIYOR

İbn-i Kemalpaşa, Ebussuud Efendiyi gördüğü gün bir kenara yazar. Onu genç yaşta İshakpaşa Medreselerine müderris yapar. Sonra Bursa ve İstanbul kadılığına getirir. Genç yaşta kadı asker olur. Kanuni ile Macaristan seferine katılır, askerle bıkıp usanmadan sohbet eder, onları zafere inandırır. Budin’de ilk hutbeyi o okur. Süleymaniye’nin temeline ilk taşı o koyar. Sultanı Kıbrıs’ın fethine ikna eder. Nitekim bir ilim adamının varacağı son noktaya getirilir ve tam 30 yıl şeyhülislâmlık yapar.

ikili-006.jpg

PADİŞAHA KANUNİ UNVANINI KAZANDIRIYOR

Ebusuud Efendi Sultan Süleyman’a “Kanuni” adını kazandıran kânunların mimarıdır. Özellikle o devirde şiddetle ihtiyaç olan arazi kanunnamesini yazar, Tımar ve zâametleri sisteme sokar.Devlet işlerinde yanındakilerin tahammül edemeyeceği bir süratle çalışır. Çok prensiplidir. Yapılmasına karar verilen işleri asla unutmaz. Vakitli vakitsiz teftiş eder, eksiklikleri aksaklıkları gözüyle görür ve yerinde giderirdi. Ebussuud Efendi 20 mükemmel kitap hazırlamış ve zaman zaman içli ve manalı şiirler yazmıştır. Süleymaniye Camii’nin temel atma törenini icra edip İskilip ve İstanbul’a pek çok imarethane yapımına vesile olmuştur.  

TEDRİSATINDAN GEÇEN BÜYÜK ŞÖHRETLER

Mâlulzâde, Hoca Sadettin, Bostanzâde Mehmed ile Bostanzâde Mustafa, Şair Bâki, Kınalızâde, Fudayl bin Ali Cemali ve Ataullah Efendi gibi tarihe geçen önemli zatların yetişmesine öncülük eder.

Ebussuud Efendi, sade giyinir ama çok heybetlidir. Güler yüzlü ve tatlı dillidir. Üslubu latifelidir ve çocuklarla yakından ilgilenir. Arapça sorana Arapça, Farisi sorana Farisi cevap verir. Şiirli suallere çok sanatlı karşılıklar hazırlar. Sıradan insanları bile ciddiye alır, basit sualleri dahi savuşturmaz, muhatap anlayıncaya kadar izah ederdi. Döneminde binlerce fetva vermiştir. 

HAYIR ESERLERİ

Ebussuûd Efendi birçok hayır eseri yaptırmıştır. Eyüp Sultan’daki zâviye, sıbyan mektebi ve sebilden oluşan külliyesinde kendi mezarının da yer aldığı aile hazîresi bulunmaktadır. İstanbul’da Macuncu Odabaşı mahallesinde kendi adıyla anılan bir çeşme ve hamamla İskilip’te babasının türbesi yanında cami, imaret ve mektep; ayrıca Kırım’ın Kefe şehrinde bir cami, İnebahtı’da bir mescidle Şehremini Ereğli mahallesinde bir sıbyan mektebi inşa ettirmiştir.

YETİŞTİRDİĞİ ALİMLER

Ebussuûd Efendi Kanûnî Sultan Süleyman, II. Selim, III. Murad ve III. Mehmed devirlerinde şeyhülislâmlık, kazaskerlik yapan ve diğer ilmî mevkilerde bulunan birçok âlimin hocası olmuştur. Şeyhülislâm Mâlulzâde Seyyid Mehmed, Abdülkadir Şeyhî, Hoca Sâdeddin, Bostanzâde Mehmed ve Sun‘ullah efendilerle Bostanzâde Mustafa, Cenâbî Mustafa Efendi, Şair Bâkî, Hâce-i Sultânî Atâullah, tezkireci Âşık Çelebi ve Kınalızâde Hasan Çelebi, Ebülmeyâmin Mustafa Efendi ve Ali Cemâlî Efendi’nin oğlu Fudayl Çelebi gibi âlimler bunlar arasında sayılabilir.

İDAM FETVASI VERDİĞİ ÜÇ ŞEYH

Ebussuûd’un haklarında şeriata aykırı görüşlere sahip oldukları iddiasıyla idam fetvası verdiği üç şeyh, İsmâil Ma‘şûkı (ö. 1538), Muhyiddin Karamânî (ö. 1550) ve Hamza Bâlî’dir. (ö. 1561-62)

ef-001.jpgMEZARI EYÜP SULTAN'DA

Mimar Sinan, Barbaros Hayrettin Paşa, Baki, Piri Reis, Hoca Saadettin, Yahya Efendi gibi tarihi şahsiyetlerle teşriki mesaide bulunan Ebussuud Efendi, aynı zamanda bir sahabe aşığıdır ve Eyüp  Sultan civarına defnedilmeyi vasiyet eder. İstanbul’a Halid bin Zeyd'i ziyarete gelenler, Eyüp Meydanı'nda adıyla anılan Dar-ül Hadis'in bahçesindeki kabrinin önünden geçerler…

TEFSİR İLMİNE KATKILARI

Osmanlı döneminde yetişen tefsir âlimlerinin çoğu Kur’an’ın tamamını tefsir etmeyip daha önce yazılan tefsirlere haşiye veya ta‘lik yazmakla yetinmişlerdir. Kur’an-ı Kerîm’in bütününü tefsir edenlerin başında yer alan Ebussuûd Efendi’nin “sultânü’l-müfessirîn, hatîbü’l-müfessirîn, hâtimetü’l-müfessirîn” gibi unvanları onun tefsir ilmindeki yerini belirlemesi bakımından önemlidir.

Arapça olarak kaleme aldığı ve Kanuni Sultan Süleyman’a sunduğu İrşâdü’l-akli’s-selîm ilâ mezâya’l-Kitâbi’l-Kerîm adlı eserinde Ebussuûd Efendi Kur’an’ın Kur’an ve hadisle tefsirine önem vermiş, esbâb-ı nüzûl, nesih, kıssalar, fıkhî ve kelâmî meseleler, dil, kıraat, İsrâiliyat, muhkem Risâle fî tashîhi’l-elfâzi’l-mütedâvile beyne’n-nâs ve Sakatâti’l-avâm adlarıyla da kaydedilen bu risâle halk arasında yanlış kullanılan bazı kelimelere dairdir. Ayrıca Münşeât-ı Ebussuûd, Risâle fî beyâni’l-kazâ ve’l-kader, Risâle li-ecli’t-tâûn, Duânâme-i Ebussuûd, Risâle fî ed‘iyeti’l-me’sûre, Risâle-i Mergube ve Mecmûa-i Deavât isimli eserleri vardır.


Gazeteilksayfa.com

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73