• BIST 2.004,55
  • Altın 777.09304
  • Dolar 13.6509
  • Euro 15.4693
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 10 °C
  • İzmir 13 °C
  • Konya 1 °C

TRT World Forum 2021’in son oturumunda 'Koruma Sorumluluğu' ele alındı

"Güç ve Paradoks: 21. Yüzyılda Büyük Stratejiyi Anlamak" temasıyla düzenlenen TRT World Forum 2021'in son oturumu "Koruma Sorumluluğu: Devlet yönetimi olarak insan güvenliği" başlığı altında gerçekleştirildi.
TRT World Forum 2021’in son oturumunda 'Koruma Sorumluluğu' ele alındı

TRT World sunucusu Auskar Surbakti’nin yönettiği oturumda ulusal yönetimler ve uluslararası toplumun stratejik planlamada insan güvenliğini öne çıkartması ve koruma sorumluluğu konusunda uluslararası mutabakatı güçlendirmenin önemi ele alındı.

Oturumda konuşan Amerikalı siyaset bilimci ve Nükleer Çağ Barış Vakfı Başkanı Richard Falk, konuşmasına koruma sorumluluğu diline karşı uyarıda bulunarak başladı. Falk, bu dilin Birleşmiş Milletler (BM) tarafından Libya’da yoğun şekilde kullanıldığına ve Bingazi halkının insani koruması kılıfı altında rejim değişikliğini sağlayan bir araç haline dönüştüğüne dikkati çekti.

"Koruma sorumluluğu" kavramının kısmen, "insani müdahale" kavramından uzaklaşmak amacıyla benimsendiğini söyleyen Falk, sözlerine şöyle devam etti:

"Kosova Savaşı’ndan sonra koloni sonrası dönemde insanı müdahale kavramının tarihsel deneyiminin taşıdığı lekeden kurtulmak için yeni bir dil arayışına girildi. Dolayısıyla koruma sorumluluğunun dünya siyasetinde insani bir dönüşümü yansıttığı fikrine karşı koymalıyız. Çünkü bu haliyle de devletlerin egemenliğine karışmak ve uluslararası ilişkilerde güç kullanmak için bir araç olarak kullanılabilir ve kullanıldı da."

Afganistan müdahalesi insani değil jeopolitikti
Müdahale kavramının 2’nci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan dünyada iyi bir karnesi bulunmadığını hatırlatan Falk, Afganistan’da insan hakları konusunda yeni bir müdahale fikrine de karşı çıkarak, Taliban’ın siyasi meşruiyetini kazanma çabaları karşısında ödül ve ceza gibi siyasi araçların kullanılmasını savundu.

Falk, Afganistan’ın 40 yıldır yaşadığı müdahale nedeniyle kendi kaderini tayin hakkından mahrum kaldığının ve bu müdahalenin insani değil, Çin’in yükselişinin önlenmesi ve Rusya genişlemesine karşı bir tampon bölge oluşturulması gibi jeopolitik nedenlerle yapıldığının altını çizdi.

"Uluslararası toplum yok"
Kovid-19 ve İklim krizi gibi sorunların, egemen devletlerden oluşan bir dünyada yaşadığımızı gözler önüne serdiğini söyleyen Falk, kimsenin küresel toplumun iyiliği için ulusal çıkarlarından vazgeçmediğini belirtti.

Falk "Bu üzücü gerçek çoğunlukla kullandığımız dilin ardına gizleniyor. Uluslararası toplum sanrısını anlamlı biçimde devam ettirebilecek ortak değerler bulunmuyor." dedi.

"Kenya için bulunan destek Rohingya için mümkün olmadı"
Oturumda konuşan Slovenya eski Başkanı Danilo Türk, koruma sorumluluğu kavramının dünyada Rwanda Soykırımı gibi özellikle korkunç olayların yaşandığı bir dönemin ürünü olduğuna dikkat çekti ve bugün dünyanın bulunduğu yeni güç rekabeti içinde koruma sorumluluğunun 20 yıl öncekiyle aynı biçimde uygulanamayacağını savundu.

Koruma sorumluluğu kavramının yalnızca askeri müdahale bağlamında kullanılmasının doğru olmadığını söyleyen Türk, Kofi Annan’ın 2008’de Kenya’da yaptığı arabuluculuğun başarılı bir Koruma sorumluluğu örneği olduğunu belirtti.

Jeopolitik sorunların, büyük güç yarışının ve büyük olmayan güçler arasındaki yarışların uluslararası siyaseti tehlikeli bir alan haline getirdiğini belirten Türk, bu ortamda önleyici diplomatik hamleler için destek bulmanın çok zor olduğunu, Kenya için bulunan desteğin Rohingya için mümkün olmadığını ifade etti.

Oturumda söz alan İnsan Hakları İzleme Örgütü direktörlerinden Heather Barr, Afganistan’da kız çocuklarının ortaokuldan sonra okula halken dönemediğini hatırlayarak "Dünyada hiçbir ülke bunu doğru bulmuyor, ama kimse ne yapılabileceğini bilemiyor." yorumunu yaptı.

"Fütursuzluk çağında yaşıyoruz"
İşkence Kurbanları Merkezi Başkanı Simon Adams "İnsan haklarının şiddetli bir tehdit altında olduğu ve BM Güvenlik Konseyi’nin hiçbir şey yapamadığı bir dönemden geçiyoruz." diye konuştu.

Adams şunları kaydetti:

"Fütursuzluk çağında yaşıyoruz. Myanmar bunun klasik bir örneği. Burada bir soykırıma şahit olduk. Aradan 4 sene geçti ve Güvenlik Konseyi bu konuda tek bir karar almadı. Güvenlik Konseyi’nin harekete geçmemesinin yarattığı fütursuzluk, Myanmar’da askeri darbeye yol açtı. Uluslararası toplum bu krizlere tepki vermekte kesinlikle başarısız oldu"

Adams, yine de bu başarısızlıkları kabul etmememiz gerektiğini ve devletlerin yaratıcı olmasına ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73