• BIST 94.896
  • Altın 278,971
  • Dolar 5,8598
  • Euro 6,5130
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 19 °C
  • Konya 13 °C

15 Temmuz Gazisi

Ali İlkbahar

Gazilerle sohbet ederken bir tanesi çok heyecanlı yerinde zor duruyordu. Hoş beşten sonra kendisine 15 Temmuz klibimi verdim, şiirimi de okudum. 
 Heyecanlandı, bacaklarını ayaklarını sabit tutamıyor. Bir şeyler anlatmak istediğini anladım. Uzun boylu askerliğini komando olarak yapan konuşmaya başladı.
İkimiz salonlarda geceleri animasyonculuk yaparak sanatımızı icra ediyorduk. Sahne için giyindik, kuliste beklerken sıramız gelmek üzereydi. Masada yirmiye yakın arpa suyu vardı. Üçer tane içtik, tam o arada biri bağırmaya başladı.
-Tanklar geçiyor, ihtilal var.
Hemen sahne elbiselerimizi çıkardık, normal elbiselerimizi giyindik, dışarıya fırladık. İnsanlarla birlikte emniyete doğru koşmaya başladık. Emniyetin önü ana baba günüydü. Slogan atanlar bağıranlar, tankların üzerine çıkmaya çalışanlar. Tank sesleri, silah sesleri, kıyamet kopuyordu. Tanklar, araba, insan ne varsa eziyordu.
“Şehitler ölmez vatan bölünmez, bayrak inmez, ezan susmaz” gibi sloganlar atılıyor büyük bir kargaşa curcuna vardı. Biri bağırmaya başladı. “Vatan elden gidiyor, tankları durduralım” gözlerim doldu içimden bu can bu vatana bin defa feda, her şey bir tarafa vatan bir tarafa, ulan vatanın kılına dokundurmayız. Biz ölmedik! Küfürü de edince rahatladım. Korku falan kalmadı.
Tanklar, silahlar, helikopterler, uçaklar gözümün önünde oyuncak gibi olmaya başladı. Biri şehit olursa ben vardım.
Oradan biri “Arkadaşlar Genel Kurmay düşüyormuş oraya gidiyoruz” diye bağırıyordu. Tekbir sesleri, şehitler ölmez vatan bölünmez nidalarıyla Genel Kurmay’a geldik.
İnsanlar oradan oraya koşuyor bazıları tankları ele geçirmiş üzerine çıkmış, bazıları bahçe duvarı demirlerini zorlayarak yıktılar. Hep birlikte içeri daldık. Atılan ateşlerden vurulanlar, tankların çarptıkları vs. içeriye girdik. Ne kadar oldu bilmiyorum. Bir abi “Toplanın külliyeye gidiyoruz” diye bağırıyordu. Bir grup tekbirlerle külliyeye vardık.
Helikopterlerden mermiler yağıyordu. Yaralananları aldırtmıyorlardı. Ambulansları sokmuyorlardı. Her şeyi göze alanların arabalarına hep birlikte yaralıyı koyuyor hastaneye gönderiyorduk.
Bombalar atılmaya başladı. Tanklar insanları eziyor, kenarlara kaçanları da duvarlara sıkıştırıp parçalıyorlardı. Her yer kan içinde, kaç bomba oldu bilmiyorum. Ortalık ezilen parçalanan kafası, kolu bir yerde, gövde bir yerde dehşet gözlerim sonuna kadar açılmış, yerlerden kan akıyordu.
Tekbirler getiriyoruz. Vahşet karşısında yapanlara küfürler de ediyorduk. Korku falan kalmadı.
Bir amca bir araba ceset torbası getirdi. Şehitler çok ağırdı. İnsanlar azdı, kaldıramıyordum.
Kaç saattir koşturuyoruz, bağırıyoruz araba bulursak yaralıları koyuyoruz, şehitleri kaldırmayınca ceset torbasını açıp yere koyuyor, üzerine yuvarlayıp kapatıyorduk. Fermuarını çekiyoruz. Parçalananları da toplayıp kafa, kol ne bulursak içine koyup fermuarını çekiyorduk. Kaç saat geçti bilmiyorum. Üzerimden kanlar akıyordu.
Gazi birden ayağa kalktı, bağırarak anlatmaya başladı. Titriyordu sanki o anı yaşar gibi oldu. Sağa sola baktı tekrar oturup anlatmaya başladı.
Arkadaşım sabah saat 8 olduğunu söyledi. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Orada bayılmış kalmışım.
Uyandığımda kendimi hastane de buldum.  Ne oldu buraya ne zaman nasıl geldim;
-Seni yerde baygın bulduk hastaneye getirdik. Kanlar içindeydin, iki kurşun yaran vardı. Tedavini yaptık, tehlikeli bir şey yok dediler.
Annem aradı, nerede olduğumu sordu. Çok heyecanlıydı. Korkmasın diye Antalya’da olduğumu söyledim. İşim bitince geleceğim dedim. Hastaneden taburcu olunca psikolojim bozuktu eve gitmek istemedim. Hastaneden arkadaşımın evine gittik.
Kanlar, şehit cenazeleri, kafalar, kollar, bacaklar parçalanmış vücutlar durmadan gözümün önüne geliyor, parçaları toplayıp ceset torbasına koymam üzerimden akan kanlar durmadan gözümün önüne geliyordu.
İlk gece bir saat bile uyumadan yataktan fırladım. Baktım arkadaşım da kalktı elim yüzüm bütün vücudum kanlar içinde idi. Üzerime ellerime baktım kan falan yoktu. Meğer rüyaymış. Arkadaşımla hemen giyindik. Sabaha kadar Ankara’da dolaştık. Bu on gün devam etti. Uyuyamıyorduk. On günden sonra 2 saat sonra 3 saat uyumaya başladık.
Ben eve gitmeye karar verdim. Yaralarım falan belli değil, görünende bir şey yok. Arkadaşım gideceğim deyince boş boş baktı. Ne git ne kal demedi. Çok kötü olduğu belliydi. Bir birimize teselli oluyorduk. Birden sarıldı. Konuşamıyordu. Sadece “İyi yaptık değil mi” dedi.
Eve gittim kapıyı anam açtı. Anam sarıldı. Ağladığını belli etmiyordu. Elini öptüm biraz sonra bir şeyler getirdi.
Anam; oğlum Allah seni korudu. Sen Antalya’da iken buralarda kıyametler koptu şehitler, gaziler. Oğul yavrum memleket yanıyordu. Her gün anlatıyorlardı. Allah Cumhurbaşkanımız Tayyip’ten razı olsun o – “Milletim memleketi işgal ediyorlar vatana, ezana, bayrağa sahip olun” deyince bütün konu komşu gitti. Oğlum sabaha kadar Kur’an-ı Kerim okuduk dua ettik. Oğlum sen Antalya’da iken neler neler oldu? Ne canlar şehit, ne evlatlar gazi oldu. Oğlum diye sarıldı. O ara kapı zili çaldı.
Gelen asker ve polislerdi. Ellerinde evraklar vardı.
Polis – Falan gazinin evi burası imiş kendi burada mı?
Annem -  Ne, gazi mi?
Polis – Evet gazi hastaneden çıkalı 15 gün olmuş yeni bulduk.
Annem – O benim oğlum. Anam bana döndü. Rengi sap sarı oldu.
Polis – 15 gündür sizi arıyoruz. Sen hastaneden çıktıktan sonra gazilik için müracaat etmemişsin. Şimdi nasılsın yaraların iyi oldu mu?
Anam – Oğlum sen gazi mi oldun? Dedi ve bayıldı.
Hemen ambulansa koyduk hastaneye götürdük. Çok şükür anam ayıktı, bir şey olmadı. Anam iyi. Müracaat ettik. Gazi işlemleri yapıldı. Allah devletimize zeval vermesin. Bize sahip çıktı. Sonra da iş verdi. Güzel giyiniyoruz, işe gidip çalışıyoruz. Gece işinden de kurtulduk. Arpa suyu mu, her şeyi bıraktık. Okunan ezanları fark ettik. 
Gazi yine ayağa kalktı; - bu can vatanıma, bayrağıma, ezanıma bin defa feda olsun.
Bir şey anlamadan vatanıma sahip çıkmayı Allah bize nasip etti. Allah’a şükürler olsun. Ama şimdi 15 Temmuzu hiç mi hiç unutmayacağız. Dimdik ayakta nöbetteyiz.
Vatanım sağ olsun, ezan susmasın, bayrak dalgalansın.
Uyuyan aslan uyandı. Vatan sağ olsun dedi.
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73