• BIST 93.721
  • Altın 209,357
  • Dolar 5,3419
  • Euro 6,0635
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 9 °C
  • İzmir 10 °C
  • Konya 2 °C

Atatürk’ü gerçekten tanımak

Muhammed Gömük

Hayat akıp giderken, devran dönüp dururken takvimler yine 10 Kasım’ı, saatler yine 9:05’i gösterecek. Muhtemelen bir 10 Kasım’ı daha Atatürk hakkında yüzeysel bilgilerle ve bir türlü kırılamayan önyargılarla geçireceğiz. 

Lafı evirip çevirmeyi sevmem. Beceremem de… O yüzden girizgâh yapmadan konuya giriyorum.

Son sözü “aleyküm selam” olan Mustafa Kemal Atatürk, Yahudi doktorlar tarafından zehirlenerek şehit edilmiştir.

Siroz falan hikâye… Atatürk evet sirozdu ama tedavi için her adım attığında siyonist doktorların eline düştü.

Durumu daha da kötüleşti. Ölüm yatağındayken bile çepeçevre mason doktorlarla kuşatılmıştı. Buna ilişkin iddiaları sağlam belge ve atıflarla birlikte çok sayıda kitaptan edinebileceğiniz için ayrıntılara girmiyorum.

Atatürk’ü masonlar neden öldürdü? Cevabı çok basit. Çünkü Atatürk 1933 yılında “kökü dışarıda olduğu gerekçesiyle” mason derneklerinin kapısına kilit vurup masonları da yurt dışına kovmuştu.

Zaten Atatürk’ü zehirleyen ekip de Türkiye’den kovulduktan sonra Moskova’ya yerleşen ve faaliyetlerine orada devam eden masonlarla irtibat hâlindeydi. 

Atatürk’ün kovduğu masonları tekrar ülkeye kabul eden isim kimdir? Tahmin edeceğiniz üzere İsmet İnönü’dür. Atatürk, Ayasofya Camii’ni müzeye çevirmiş midir? Hayır?

Atatürk, Ayasofya’nın restore edilmesi, geniş kapsamlı şekilde elden geçirilmesi için önüne getirilen projeyi imzalamış, bu sinsi masonik proje Atatürk hayata gözlerini yumuncaya değin devam etmiş ya da devam ediyor gösterilmiş; ta ki Atatürk’ün vefatından sonra Ayasofya resmen müzeye çevrilebilmiştir. Kimin zamanında? Tahmin edeceğiniz üzere İsmet İnönü zamanında.

Mustafa Kemal Atatürk’ün dini nedir? İslam! Mezhebi nedir? Sünni/Hanefi! Bunu nerden anlıyoruz? Atatürk’ün hayatından buna dair yüzlerce bilgi, belge, bulgu var. Ancak herkesin anlayabileceği bir somut örnek verebilirim:

Atatürk’ün kurduğu Diyanet İşleri Başkanlığı, ilk dakikasından itibaren Selçuklu-Osmanlı çizgisinde Sünni/Hanefi itikadına göre yapılandırılmıştır.

Bugün olduğu gibi o günde de tüm camilerde Hanefi mezhebinin usulüne göre namaz kılınıyordu.

Atatürk istese başka dine, başka mezhebe göre bir Diyanet İşleri Başkanlığı ihdas edemez miydi? Elbette edebilirdi. Zaten diyanetin anlamı dinlerdir; ama O sadece hak din olan İslam’ı bu milletin dini olarak kabul etmiştir. Nokta!

Masonların üçüncü intikam şekilleri ise Atatürk’ün hatırasına ve manevi şahsiyetine karşı yürüttükleri muazzam karalama kampanyasıdır.

Atatürk’ü milletin gözünden düşürmek, İslam düşmanıymış gibi takdim etmek, sadece içki içen biri gibi göstermek ve daha nice çirkin itham, iddia ve iftiralarla intikam pisliklerini kusmaya devam ediyorlar. 

Son sözüm ise Atatürkçü geçinip de Atatürkçülükle ilgisi olmayan komiklere…

Atatürkçülüğün altı ilkesinden biri de milliyetçilik değil midir? O hâlde ey sözüm ona zamane Atatürkçüleri, hani nerede sizin milliyetçiliğiniz? Sizin Atatürk milliyetçiliğinden anladığınız PKK’nın uzantısı olan siyasi partiyle ittifak yapmak mıdır? Yürüyün gidin şuradan…

Işıklar içinde değil “nurlar” içinde yat ey büyük Atatürk. Senin adını siyasi rant uğruna kullanan ameli güdüklere inat, mezarın Cennet bahçelerinden bir bahçe olsun ey büyük Atatürk!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73