• BIST 104.577
  • Altın 270,803
  • Dolar 5,7468
  • Euro 6,3281
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 22 °C
  • Konya 15 °C

Bu da “telefon terörü”

Emrah ÖZCAN

Önemli bir işiniz var, toplantıdasınız, hastanedesiniz, kütüphanedesiniz birden telefonunuz çalıyor sesini açık unutmuşsunuz, arayan numarayı tanımıyorsunuz. Birçok insan işi gereği önemli olabileceğini düşündüğü için açıyor telefonu; karşınıza çıkan ise hayatınızdan en az 3-5 dakika çalacak olan vakit hırsızları. Ya bankadan aranıyorsunuz, ya termal bir otelden, ya bir anket firması, özel okullar-kurslar, ya size su arıtıma cihazı satmak isteyen firmalar, ya da herhangi bir şey. Adı ne olursa olsun telefon terörü burada devreye giriyor.

Karşınızda konuşan kişi genelde kadın olduğundan, “saygıda kusur etmeyim” en azından güzel bir dille istemediğimi belirteyim deseniz de ısrar üzerine ısrar ediyorlar.

Siz de ya telefonu kapatıyorsunuz ya da içinizde oluşan vicdana engel olamayıp dinlemeye koyuluyorsunuz.

O sırada kafanızdan bin bir türlü düşünce geçiyor ve iç sesiniz: Bu numaramı nereden buluyorsunuz be kardeşim!

Olur, olmadık zamanda da aranmaz ki! Acaba GSM operatörleri numaralarımızı mı satıyor? Yoksa sadece bu işi yapan kişiler mi var?.. Gibi cümlelerle kendi kendinizle konuşuyor.

Banka size her ay cüzi bir miktarda ödeme karşılığında özel sağlık sigortası paketlerinden birini “kakalamaya” çalışırken, ya da başka bir hizmet ürününü, sizde istemediğinizi üstüne basa basa tekrar ediyorsunuz.

Telefondaki hanımefendi; Beyefendi herhangi bir sağlık sorununuz olduğunda tedavi masraflarını biz karşılıyoruz, ya da hayatınızı kaybetseniz -inşallah böyle bir şey olmaz Allah uzun ömür versin ama hadi oldu diyelim-(duygusal bağ kuruyor) ailenize yüklü miktarda ödeme yapıyoruz.

Yılda şu kadar bilmem ne hakkınız var diye konuşma uzayıp gidiyor.

Ben öldükten sonra gelen paranın bana bir faydası dokunmadığının farkında mısınız? Diyorum.

Ama aileniz… Diyor.

Ailemde üzüntüden yiyemez o parayı falan derken karşıdaki banka görevlisi bu kez de 40 yıllık arkadaşınızmış gibi daha samimi konuşmaya başlıyor ve dayanamayıp telefonu kapatıyorum.

Yine aynı sistem termal otellerde, özel okul-kurslarda, sağlık hizmetlerinde ve bu ara tekrar moda olan su arıtma cihazı firmalarında da yaşanmaya başlandı. Sürekli aranıyorsunuz.

İstemediğinizi üstüne basa basa belirttiğiniz halde bir müddet sonra tekrar aranıyorsunuz.

Numarayı engelliyorsunuz, bu sefer başka numaradan aranıyorsunuz.

Özel kolejden aranıyorsunuz, çocuk sahibi olmadığınızı belirtiyorsunuz, dil okulundan aranıyorsunuz ihtiyaç duymadığınızı söylüyorsunuz, bir müddet sonra tekrar aranıyorsunuz.

Bu ne yüzsüzlük kardeşim!

Günümüz teknoloji çağı. Artık herkes cep telefonlarından internete girerek her an her şeye erişme imkanına sahip.

İhtiyacı olan kişi her şeyi cep telefonu ile halledebilecek seviyede. Tüm firmalar herkesi ürününü satmak için arasaydı herhalde kimse cep telefonu kullanamazdı.

Madem ürün satmak istiyorsunuz verin yazılı ve görsel medyaya reklamlarınızı oradan ticaretinizi yapın. Sosyal medya üzerinden yürütün ticari faaliyetlerinizi. İnsanlar size katlanmak ve vakit ayırmak zorunda mı?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73