• BIST 1.467
  • Altın 438,692
  • Dolar 7,3775
  • Euro 8,9266
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 3 °C
  • İzmir 3 °C
  • Konya 2 °C

Bu kış zor geçecek

Emrah ÖZCAN

Sevgili okurlar, dövizin ateşi bir türlü söndürülemiyor. Haliyle bundan en çok etkilenen halk oluyor.  Buna rağmen tek yapılan Merkez Bankası başkanını değiştirmek. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin sebebi, Merkez Bankası başkanıymış gibi mi gösterilmek isteniyor, böyle bir algı mı yaratılmak isteniyor bilemiyorum.

Hükümet yetkilileri her şeyin iyiye gittiğini, ekonomik olarak büyüme içinde olduğumuzu söylüyor. Hatta Maliye Bakanı bunu defalarca dile getiriyor ve söylemlerini rakamlarla destekliyor. Hatta ve hatta dövizin ateşini istese söndürebileceğini ifade ediyor. Ama döviz ile ilgilenmediği için dokunmuyor…

Hükümet böyle söylüyor ama halk böyle söylemiyor. Halk Türk Lirası’nın günden güne eridiğinin farkında. Özellikle küçük esnaf çok zor durumda. Bunu geçtiğimiz haftaki yazımda belirtmiştim. Kredi ödemelerin günü geldi ve esnafta bir kuruş para yok. Esnaf bırakın borç ödemeyi akşam eve ekmek nasıl götürürüm onun derdinde. 

Vatandaş ise çarşı-pazardaki fiyat artışından rahatsız. Ekonominin kötüye gittiğini biliyor. Dün aldığını, yarın aynı fiyata alamayacağını biliyor ama nedense hükümet kanadından sürekli iyimser tablolar ortaya konuluyor. Burada halk ne yerine konuluyor, ya da konulmak isteniyor ona da siz karar verin… 

Belki rakamların bir önemi yok diyeceksiniz, yapılanlar bir algı diyeceksiniz, ya da dış güçler Suriye’de, Akdeniz’de, Karadeniz’de olmamızı istemiyor o yüzden böyle diyeceksiniz ama ne derseniz deyin neyi savunursanız savunun hükümeti destekleyen vatandaşlar dahi artık ekonominin kötü olduğunu kabul ediyor. Hatta kriz olduğunu, durumların iyice kötüye gittiğini, alenen söylemekten çekinmiyor. Hâl böyle olunca da vatandaş hükümet kanadının dürüst olmasını istiyor. Çünkü ekonomi ülkenin bir kesimini değil tüm kesimini etkiliyor.

Bunun üstüne bir de gereksiz vergiler gelince, halkın alım gücü iyice düşüyor. Özellikle ÖTV denilen, devleti, halkın sırtına bindiren vergi şekillerinin günümüzde birçok ürüne uygulanması vatandaşı rahatsız ediyor. Döviz artıyor, fiyatlar artıyor, enflasyon artıyor,  ama gelirler bir türlü artmıyor. Hükümet ise buna sessiz kalıyor, aksini iddia ediyor.

Ülkenin büyük bir kısmı asgari ücretle geçimini sağlıyor. Daha doğrusu geçinmeye çalışıyor. Emekli desen bir dokun bin ah işit. Gençler ise işsizlik denen illet ile mücadele ediyor. Anlayacağınız halkın psikolojisi iyice bozuldu. Ülkenin gidişatından kimse memnun değil. İşin ilginç yanı ise siyasiler bunları görmezden geliyor ve adım dahi atmıyor.

Çalışanlar için bir ev, bir araba dahi hayal olmuş durumda. Avrupa’da birkaç asgari ücrete alınan araçlara, Türkiye’de yüz binlerce lira para ödeniyor. İnsanlar yıllarca bir araba almak için çalışıyor. Emekleri bir arabaya, hayalleri ise bir eve heba ediliyor. Birçok aile doğru düzgün evine kaliteli gıda dahi götüremiyor. Asgari ücrete günlük bir kilo kırmızı et tekabül ediyor. (O da orta kalitelisinden) Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde birçok aile ayda bir kez balık dahi tüketemiyor. Asgari ücretten dahi gelir vergisi kesiliyor. Bırakın KDV’yi, ÖTV’yi Türkiye’de verginin bile vergisi oluyor. Borçtan bile vergi alınıyor. Buna rağmen açlık sınırı asgari ücretin üzerinde bulunuyor. Bu kadar para nereye gidiyor? Bu vergiler ile halkın refah seviyesi yıldan yıla artması beklenirken, halk git gide fakirleşiyor. Para belirli bir zümrenin elinde toplanıyor. Zengin daha zengin, fakir daha fakir oluyor. Vatandaş temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için canını dişine katıyor. Karşılığını alamıyor.

Ama hükümet yetkilileri buna kör, sağır oluyor. Halk bekliyor, sabrediyor; vatan diyor, bayrak diyor, ezan diyor, devlet aklı diyor, durmadan sabrediyor. Ama siyasiler ve bürokratlar; lüksten, şatafattan ödün vermiyor. Anlaşılan bu kışta zor geçeceğe benziyor. Bir yandan korona virüs, bir yandan ekonomik sıkıntılar halkı köşeye sıkıştırıyor. Gönül isterdi ki kış deyince akla doğalgaz ve elektrik faturası yerine;  kayak, snowboard gibi kış sporları gelsin ama ne yazık ki gelmiyor. Akla tek gelen cümle coğrafya kaderdir oluyor. Umarım bir gün her şey değişir ve düzelir de coğrafya da kader olmaktan çıkar. Bu halka da bunlar reva görülmez.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73