• BIST 88.059
  • Altın 342,957
  • Dolar 6,5864
  • Euro 7,2685
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 14 °C
  • İzmir 18 °C
  • Konya 9 °C

Can Hocalı

Ahmet Sefa DİKTEPE

Dünya da Türkler ve Müslümanlar Osmanlı devrinden sonra nerdeyse hiçbir zaman gün yüzü görmedi. Türkleri Osmanlı İmparatorluğunu yıkarak tarih sahnesinden silemeyeceklerini anlayanlar Osmanlı’nın geride bıraktığı Türklerin ve Müslümanların yaşadığı her coğrafyayı kan gölüne çevirdi. Günümüzde Suriye’den Kafkaslara,  Kırım’dan, Batı Trakya’ya Müslüman-Türk coğrafyasında mezalim hala devam ediyor. Bundan tam 28 sene önce bu katliamların en kanlılarından en vahşilerinden birini daha yaşamıştık. Değişen sadece Türk-İslam coğrafyasında mezalimin olduğu noktaydı… 

Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesi “CAN HOCALI”… 
Tarihler 26 Şubat 1992’yi gösterdiğinde Ermeni işgal kuvvetleri tarafından Dağlık Karabağ işgal edilmiş ve Hocalı kasabası işgalci Ermeni çetecilerin eline geçmişti.

Dağlık Karabağ konum olarak çok stratejik bir öneme sahiptir. Ve bu bölgenin en önemli tepelerinden birinin bulunduğu yerde, Hocalı Kasabasının olduğu noktadır. 11.356 kişilik nüfustan ve 2.605 aileden müteşekkil bir kasaba olan Hocalı 25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gece Türk tarihinin en karanlık gecesini geçirmiştir. Asılsız soykırım iddialarıyla Türk Devletini uluslararası arenada itibarsızlaştırmaya çalışanlar Hocalı’da, mazisi asırları bulan bir kinin tezahürünü göstermişlerdir. Türk Devletini ve milletini soykırımcı olarak nitelendiren ve bunu da uluslararası arenaya nispeten kabul ettiren dünün Hınçak-Taşnak Ermeni çetesi 21. Yüzyılın en büyük soykırımına imza atmıştır.

Dünyanın ne dediği çokta bizleri bağlamıyor çünkü Dünya görmek istediğini görüyor, duymak istediğini duyuyor. Fakat bir asır önceki sözde soykırımı unutmayıp bundan öç almak isteyenlerin yanında 28 yıllık bir olayı unutan, bir nesli görmek herhalde Hocalı’yı unutmayan herkesi kahrediyor…

Soykırımın ardından geçen 28 yılda bir fikir kırımı, hafıza kırımı da yaşadık. Bin yıllık kinini unutmayanların karşısına, 28 yıl önce kendisine ne yapıldığını unutarak çıkmak en hafif tabirle gaflettir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından Hocalı hala bir soykırım olarak kabul edilmemiştir. Ermeniler 1915’teki zorunlu tehcir için soykırım iddiasında bulunup lobicilik faaliyetlerini bu konuya yöneltmişken TBMM elindeki en güçlü argüman olan Hocalı soykırımını, bırakın Dünyaya kabul ettirmeyi kendisi dahi kabul edememiştir. Bunu Türk milletinin bir ferdi olarak utanç vesikası olarak hala aklımızda tutarken bir yandan da Hocalıyı unutturmamak için uğraş vermek mecburiyetindeyiz. 
Şimdi dönelim soykırım iddiamızın ispatına, malumun ilanı halinde tekrardan hatırlatmak amacıyla o gün yaşananları hafızalarımızda tazeleyelim.

SSCB’nin hızla dağıldığı bir dönemde Rusya destekli Ermeni çeteciler 1988 yılında Azerbaycan’la Dağlık Karabağ bölgesi için savaşa tutuşmuştu. O günlerde emri veren isim ise 2008-2018 yılları arasında Ermenistan Devlet Başkanı olan Serj Azati Sarkisyan’dı. Serkisyan o dönem ki vahşetin asıl sorumlularından bir tanesi hatta en başta geleniydi. Hocalı Katliamından sonra ise şu sözleri alçaklığına ve vahşiliğine delil olacak cinstendi. Thomas De Waal'ın eserinde aktardığına göre Serj Sarkisyan, Hocalı Katliamı ile alakalı olarak şu sözleri söylemiştir: “Hocalı'dan önce, Azerbaycanlılar bizim şaka yaptığımızı sanıyordu, Ermenilerin sivil nüfusa karşı el kaldırmayacaklarını sanıyorlardı. Biz bunu kırmayı başardık ve olay işte bu. Aynı zamanda o delikanlıların arasında Bakü'den ve Sumgayıt'tan kaçanların da olmasını anlamalıyız.” 
Ve Katliamlar…

Azerbaycan kaynaklarının katliama dair doğruladığı bilgiler şu şekilde 106'sı kadın, 83'ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azerbaycan Türk’ü vahşice öldürülmüş ve 8 ailenin de tamamı yok edilmiştir. 87 kişi sakat kalmış ve 1275 kişi esir alınmıştır. Esir alınanlardan 68’i kadın ve 28’i çocuk toplam 150 kişinin yaşayıp yaşamadığı belli değildir. Öldürülenler arasında 56 tane hamile kadın bulunmaktadır ve bunlarda karınları yarılmak suretiyle vahşetin bir parçası olmuştur. Ve daha birçok insanın derisi yüzülmüş, kafatası yarılmış, gözleri çıkartılmış, uzuvları kesilerek işkence edilmiştir. 

 Savaş hiçbir zaman çözüm kabul edilmese dahi savaşın bile yazılı olmayan birçok kaidesi vardır. Bunun için Hocalıda yaşananları Azerbaycan-Ermenistan savaşı diye takdim etmek ancak bu olayda kastı olanların ve ahmakların işidir. Bu olay hangi devletlerin kabul edip etmediğini bir kenara bırakırsak vicdan sahibi herkesin üzerinde ittifak edeceği bir “SOYKIRIMDIR”!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73