• BIST 104.107
  • Altın 269,818
  • Dolar 5,7656
  • Euro 6,3574
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 20 °C
  • Konya 15 °C

Gittikçe Ruhumuzdan Uzaklaşıyoruz

Yusuf Akoğul

Yeni bir eğitim-öğretim dönemine başladık. Dolayısıyla geçtiğimiz hafta eğitim-öğretim hususuyla ilgili temennilerle doluydu. Söz sahibi kimseler gençlerden beklentilerini dile getirdi. Lakin malum hadise yaşandı. 

Ne olmuştu?

Kadıköy Anadolu Lisesi’nde üst sınıftaki öğrenciler okula yeni başlayan öğrenciler için adına “simit atma töreni” denilen tamamen ruhsuzca, inançlarımıza ve değerlerimize aykırı bir davranışta bulundu. 

Yaşanılan bu hadise gelecek adına gençler vasıtasıyla temennisi olan insanlar için gerçekten ürperten cinstendi. Bu mevzuu gündeme geldi, birçok kimse de benimle aynı düşüncededir ki biz iki asırdır medeniyet krizi yaşayan Türk milleti olarak dönüm noktasını, umudumuzu gençlikte görüyoruz. 

Beklentilerimizi, hedeflerimizi hep gençlik üzerine teşkil ediyoruz. 

Çünkü çağın temellerini atacak olan genç nesillerdir. 

Öncülük edecek olan gençlik insanlığa da kucak açacak mahiyette olmalıdır.  

Gençlik bir yolculuk içerisinde olmalıdır. 

Nasıl bir yolculuk? 

Evvela içerde başlayan daha sonra dışarıya taşan ve çağlara ulaşan bir yolculuk. 

Yani rotası olan istikametini kaybetmeyen, yönünü bulan kıblesini şaşırmayan…

Bunun gerçekleşmesi için de eğitim genç nesle ruh vermek zorundadır. 

Biz gittikçe ruhumuzdan uzaklaşıyoruz. Bunun en açık belirtilerini ise gençlikte görmek mümkündür. Müfredatlar sadece kuru bilgi üzerine kurulu ve ruhsuz ilim gençlere aktarılmaya çalışılıyor. Belki farkında olmadan belki de bilerek. Ama en nihayetinde değerlerden uzak, dertsiz bir kuşak yetişiyor. 

Maalesef öncelikle ülkemizdeki müfredat sistemi dertsiz. Dertsiz eğitimciler yetiştiriliyor. Dert olmadan ders vermek, mevzuya mana katmak mümkün değildir. Aslında meselenin temelini burada aramak gerekiyor. Bu durum ruhsuz, ahlaksız, idealden yoksun, özgüveni eksik, tevazu sahibi olmayan bir neslin ortaya çıkmasına sebebiyet veriyor.

Hal böyle iken temennilerin güzel olmasının da bir manası kalmıyor. 

Ruhuna uzak ruhsuz bir nesil, ruhuyla varlığını korumuş bir medeniyetin geleceğine öncülük edemez. 

Gün geçtikçe çeşitli zararlar açan, toplumu yıpratan, sancısını çektiğimiz, ağrısını hissettiğimiz bu mesele üzerine geleceği dert eden dertli insanların kafa yorması, çözüm üretmesi, elini taşın altına koyması gerekiyor. 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73