• BIST 99.028
  • Altın 282,202
  • Dolar 5,8739
  • Euro 6,4829
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 18 °C
  • Konya 12 °C

Halka dokunan mı? Halkı tanıyan mı?

Osman Akdoğan

Hepimizin malumu yerel seçimlere az bir zaman kaldı. 31 Mart 2019’da yapılacak seçimlerde beldelerimizi, ilçelerimizi, illerimizi ve büyükşehirlerimizi emanet edeceğimiz şehreminileri yani belediye başkanlarını seçeceğiz. Tabi bu durum siyasi partilerde bir hareketlilik yaşanmasına neden oluyor. İddiası olan siyasi partiler 81 ilde 900’ü aşkın ilçedeki seçim bölgelerinde belediye başkanlıklarını kazanabilecek “en doğru” adayı belirlemenin telaşı içinde. Her parti bu seçimin diğer seçimlere göre daha zor ve yorucu geçeceğinin farkında. Partiler, aday belirleme konusunda çok titizlikle davranıyor. Sizde şahit olmuşunuzdur anket ve araştırma şirketlerine çalışma yaptırılarak vatandaşın nabzı tutulmaya çalışılıyor.  
* * * 
Bu seçimin en kritik noktaları Ankara ve İstanbul olacak gibi. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti olan Ankara’da kimlerin hangi partilerden büyükşehir belediye başkanlığı için aday gösterileceği, bu kişilerin hangi kriterler baz alınarak belirleneceği. Belirttiğim gibi partiler bu noktada en doğru ismi belirlemek için harıl harıl çalışırken, bu süreci şekillendirecek en önemli etken ise açıktan ve kapalı olarak yapılan ittifak görüşmeleri. Ancak partilerin gözden kaçırmaması gereken ve daha da önemli can alıcı husus ise seçmenin nasıl bir aday görmek istediği. Yani seçmenin sesine kulak verilmesi. 
* * *  
Sokakta, kahvehanede, pazarda, mahalle esnafında, dolmuşta, eş dost ziyaretlerinde, kısacası hayatın gerçek akışının vücut bulduğu her ortamda tek gündem seçim. Gördüğüm kadarıyla Ankaralılar artık, kendilerine yakın olan değil, kendilerinden birinin, istedikleri zaman kapısını açabilecekleri, düğünlerinde, cenazelerinde, acı ve tatlı tüm anlarında aralarında, yanında olan birinin büyükşehir belediye başkanı olmasını istiyor. Kenti tanıyan, kültürünü, örfünü adetini bilen Ankaralı aday ya da Ankara’ya hizmet aşkı duyan artık Ankaralı olmuş, kenti özümsemiş adaylar istiyor. Sokağın nabzı bu yönde atıyor. 
* * * 
Ankaralı artık daha fazla kente ilişkin alınan kararlarda ya da yapılacak projelerde söz sahibi olmak istiyor. Fanuslar içinde, kapalı kapılar ardında, dar çevrelerde bu kararların belirlenmesini değil, kendisinin fikrinin sorularak belirlenmesini istiyor. Ankara’nın gerçek anlamda bir dünya başkenti olmasını istiyor. Ve bunun nasıl yapılacağını da şüphesiz en iyi kendisi biliyor. Çünkü Ali Rıza Bey Amca, Ayşe Hanım Teyze, öğrenci Sinan, Bakkal Ahmet ve diğerleri, geride kalan yıllarda sokaklarında yürüdükleri, yollarından geçtikleri havasını soluyup, suyunu içtikleri Ankara’nın geldiği durumu en iyi kendisi görüyor. Yani aslında ne yapılmaması gerektiğini biliyor. Kendisine şak diye “ben yaptım oldu” denilmesini istemiyor kısacası.
* * *  
Tüm bunlar ortadayken hala adaylar noktasında Ankara için bu gerçeklerden uzak kişilerin isimleri telaffuz ediliyor, kulislere yansıyor. Bu isimlerin bazıları halen bakan, bazıları milletvekili, bazıları eski bakan… Liste böyle uzayıp gidiyor. Bu isimlerin hangi partiden oldukları ise hiç önemli değil. Evet çok başarılı olabilirler ancak burada doku uyumu gözden kaçırılıyor. Başkan ile vatandaşın ortak bir paydada buluşması gerekiyor. Yoksa kente yabancı kalacağı ve halka dokunamayacağı aşikar. 
* * * 
Aslında Ankaralıların gönlünde yatan isimler neden ise basında konuşulmuyor ve kulislere düşmüyor! Ankara’yı gazeteci vasfım ile sokak sokak gezen biri olarak toplumun içinde konuşulan, “bu olsa dahi iyi olur” dediği birkaç ismi de size ben saymak istiyorum. Bu isimler Ankaralıların Başkent’e yakıştırdığı kişiler. 
***
AK Parti’den Türkiye’nin en genç belediye başkanı olarak seçilen Kahramankazan Belediye Başkanı Lokman Ertürk. Ankaralı olan Ertürk’ün ismini sıkça duyuyorum. Kazan’ı köyden kente çevirmesi, yaptığı projeler, halkın içinden geldiğini hiç unutmaması, genç olması ve sadece Ankara’da değil Türkiye çapında tanınması dolayısıyla kendisi Büyükşehir’e yakıştırılıyor. İsminin ön plana çıkması sürpriz değil aslında. Melih Gökçek’ten boşalan koltuğa kimin oturacağının belirlenmeye çalışıldığı günlerde, yalnızca AK Parti tabanında değil, Ankara’daki hemşehri dernekleri, sivil toplum örgütleri, meslek odaları tarafından Lokman Ertürk ismi ortaya atılmıştı. Hatta bu süreçte 15 Temmuz gazileri ve şehit yakınları yaptıkları basın açıklamasıyla Lokman Ertürk’ün büyükşehir belediye başkanı olması yönünde görüş bildirmişti.
***
Diğer bir isim ise Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki. Tiryaki Ankaralı değil; ama Altındağ’a yaptığı hizmetlerle herkesin gönlüne girdi. Ankaralılar kendi hemşerileri gibi seviyor Tiryaki’yi. Başkentliler, Tiryaki’nin becerikli, akıllı, hizmeti seven, yenilikçi biri olarak görüyor ve ona inanıyor. Büyükşehir’e de ismi yakıştırılıyor.
***
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna. Kısa zamanda Ankara’da çok büyük işlere imza attı. Yıllardır el atılmayan sorunları jet hızıyla çözüme kavuşturdu. Başkan Tuna da Ankaralı değil ama yaptığı hizmetlerle Ankara’ya en iyi şekilde sahip çıktı ve kısa zamanda çok gönül kazandı. Tuna da Büyükşehir’e yakıştırılan isimlerden bir tanesi.
***
Eski Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok. Ankara ya da Keçiören için yıllardır hep istenen bir isim. İnsanlar özellikle Keçiörenliler çok seviyor Altınok’u. Uzun yıllar geçmesine rağmen piyasada Turgut Altınok’un ismini duyabiliyorsunuz. Yıllar geçse de unutulmayacak galiba. “Turgut Altınok’u aday göstersinler oyumu ilk defa AK Parti’ye veririm” diyen seçmenleri sıklıkla duyuyorum. 
***
Bir başka isim ise eski Beypazarı Belediye Başkanı Mansur Yavaş. Muhalefet partilerinin ortak aday olarak Yavaş’ı göstereceği konuşuluyor. Ankara’da büyük bir kesim Mansur Yavaş’ın aday gösterilmesini bekliyor.  Yavaş’ın en son ki açıklamasında “Ankara rozetsiz yönetilmeli” ifadelerini kullanması kararsız seçmenleri etkilemiş gibi gözüküyor. 
***
En nihayetinde Ankara’daki başkanlık seçiminin bir hayli çekişmeli geçeceği görülüyor. Bu durumda “en doğru” adayı bulmak için siyasi partilerin işi gerçekten zor. Ancak başta da dediğim gibi seçmenler kendilerini tanıyan değil kendilerine dokunan adaylardan yana tercihini kullanacaktır.   
***
Bunların toplum içerisinde sıkça konuşulması adaylık konusunda durumu özetliyor gibi. Şimdiden hayırlı olsun diyorum.

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (312) 311 53 73