• BIST 97.996
  • Altın 278,638
  • Dolar 5,8263
  • Euro 6,4853
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 25 °C
  • Konya 16 °C

İsrail İmrapatorluğu ve Can Kerkük!

İsmet TAŞ

İsrail Krallığının Sınırları;  "O zaman Rab bütün milletleri önünden kovacak ve sizden büyük kuvvetli milletlerin mülkünü alacaksınız. Ayak tabanlarınızın bastığı her yer sizin olacak. Sınırınız çölden Lübnan'dan ırmaktan, Fırat ırmağından garp denizine kadar olacaktır. Önünüzde kimse duramayacak, Allah'ınız Rab size söylediği gibi dehşetinizi ve korkunuzu ayak basacağınız bütün diyar üzerine koyacaktır." (Tevrat, Yasanın Tekrarı, 11/24)
Hahamlar Tevrat'a sapkın  "Üstün Irk"  inançlarını eklerken, bu ırkın yaşayacağı toprakların sınırlarını çizmeyi de unutmamışlardır. Tevrat'a göre Allah, Yahudilere Kenan diyarını vaat etmiştir. Yahudi dünya gerçekleşmeden önce, bu topraklarda sadece Yahudilerin yaşadığı bir devlet kuracaklarıdır. Bu devlet Büyük Dünya Krallığının merkezi ve idare yeri olacaktır.
Yukardaki paragrafı asla unutmayalım! Vaat edilmiş toprakların sınırlarını  Theodar Herzl  (1887) tekrar hedef olarak göstermiş, özetle Nil'den Fırat'a kadar , Mezopotamya'yı işaret etmiştir. 
Yani bu hedefin içerisinde Türkiye'de var.
O halde tek tek gidelim. 
Bu güne baktığımızda, üst akıl denilen, şahsımın; "Tepe Akıl" dediği, Siyonizm, bu hedeflerini gerçekleştirmek için adım adım ilerlemektedir.  Ve önceki yazılarımızda demiştik ki, bu Tepe Akıl,  İngiltere'yi üst akıl,  ABD yi "Fedai", terör örgütlerini de  maşa olarak kullanıyor demiştik.  
Tepe Akıl, bir yolunu bulup Suriye'de iç savaş çıkarttı. Suriye'yi kantonlara böldü, emrindeki terör örgütlerine peşkeş çekti. Ama istediği tam olarak olmadı. Türkiye tekerleğine çomak soktu. Fırat Kalkanı Operasyonunu hesap edememişlerdi. Onlara göre, Türkiye 15 Temmuzda gücünün büyük bir kısmını kaybetmişti. Böyle bir şeye asla kalkışamazdı. Ama Türklerin küllerinden her defasında yeniden doğduklarını unutmuşlardı. Tepe Akla göre şimdiye kadar  Orta Doğuda mezhepler savaşı başlamalı, Müslümanlar birbirlerini girmeliydiler. Çünkü tamamen bu Coğrafyaya hakim olmanın başka yolu yoktu. Hızlı bir şekilde yüzlerce,  belki binlerce tır silah sevkiyatı yaparak Orta Doğu'yu silah deposu haline getirdiler.  Şu an kendilerine bağlı (Deaş, YPG, PYD, PKK vs) terör örgütlerinin ellerinde en modern silahlar var. 
Her şey hazırlandı. Sadece fitili ateşlemek kaldı. Yani Irak Kürt Bölgesel Yönetimine  (IKBY) bağımsızlık kazandırmak.  İsrail , "Kürtler Bağımsız Bir Devlet Kurma Hakkına Sahiptir" diyerek ateşe benzini döktü. ABD istemem ama olursa da fena olmaz havasında.  İngiltere zaten orkestra şefi konumunda.
Her şey tamam da ! Peki Orta Doğu da akacak kan istenildiği zaman durdurulabilecek mi? Elbette  yerin üstü kadar, yerin altıda önemli. Yani petrole tam hakim olunabilecek mi? Çıkartılacak savaşı kontrol edilebilecekler mi? Geçmişin örnekleri var. Vietnam, Afganistan, hatta Suriye. Daha da önemlisi, Türkiye nasıl kontrol edilecek? Nato üyesi olan Türkiye bu savaşa müdahil olursa ne olacak? Türkiye nasıl durdurulacak.  Yaşanan bir 15 Temmuz var! Fırat Kalkanı var! Türk Milletinin vurduğu tokat var!
Diğer taraftan Rusya tam olarak ikna edildi mi?  
Üçüncü Dünya Savaşını  Orda Doğuda çıkartmak istiyorlar. Ama kendi kontrollerinde.
Tepe Akıl, bu ve buna benzer soruların net cevabını almadan fitili ateşlemek istemiyor. (Dolayısı ile referandum ertelenebilir, yapılsa bile uygulamaya konulmayabilir!)
Cephede kim kiminle savaşacak belli!  Kim nereleri alacak? Paylaşım nasıl olacak? Bunların hepsi tamam.  İsrail can atıyor, Orta Doğuda bir, "Kara Gücü" nün olmasına. Ama henüz hiç kimse Türkiye'nin kartını çok iyi göremiyor. 
Türkiye açısından baktığımızda, O topraklar, Türk Milletinin milli topraklarıdır. Irak’ta, Suriye’de dün Türk'tüler,  bugün de Türk. Türkmen kardeşlerimize yönelik her türlü hareket Türkiye ye yapılmış demektir. Unutmayın o topraklar sizlere emanet olarak verildi. Türkiye gün gelir o emanetlerini geri alma gücü ve iktidarına sahiptir. (Ankara Antlaşması henüz gündeme sokulmadı.)
Ayrıca Türk Milleti'nin en hassas olduğu Kerkük gerçeği var. Türk Milletinin Kerkük'e mesajı net! "Can Kerkük unutmasın ki!.  Emperyal güçlere boyun eğemeyen, kul, köle olmayan, eyvallah demeyen, 15 Temmuzda kurulan tuzakları emperyal güçlerin başına geçiren Türk Milleti var.  Öz be öz kardeşleriniz  var! Nasıl ki o kardeşlerinizin  ataları, imparatorluklar kurup imparatorluklar yıkmışsa, taç giydirip taç almışsa, Peygamberin övgüsüne mazhar olmuş sa, cihana adaleti, barışı , hürriyeti ve sevgiyi getirmişse, mazlum milletlerin gözündeki akan yaşı silmişse, zalimin korkulu rüyası, mazlumun umudu olmuşsa,
Asla umudunu kaybetme! Kanımızın her damlasına , canımızın her zerresine kadar , bedenimizle, ruhumuzla yanınızdayız! Türkmen ili bizim öz be öz yurdumuzdur. Anavatanın bir parçasıdır. Sizler bizim öz be öz kardeşimizsiniz !"
Kerkük bizim can damarımız.  Kerkük'ün feryadı Türkiye'de mutlaka karşılık bulur.  Türkmen illeri, bizim soydaşımız, din daşımız. Canımızın bir parçası.  Kerkük ağlarken biz susmayız! Onların yatacak yeri kalmazken, biz yatamayız! Onlar aç ken, biz tok gezemeyiz! Onlar zincirlere vurulmuşken bizler , "Hür"üz diyemeyiz! Onlar katledilirken bizler asla göz yumamayız.  Kimse unutmasın ki; "Özü Türk, Sözü Türk, Canım Kerkük" diyen koca bir millet var. "Ankara ne ise, Diyarbakır ne ise, İstanbul ne ise Kerkük o dur" diyen bir halk var. 
Ve Kerkük'e uzanan elleri kıracak 80 milyon var.  Şehit olmaya can atan, asla esareti kabul etmeyen Büyük Türk Milleti var...
Türk Milleti büyük resmi çok iyi görüyor ve okuyor. "Üç tarafımız denizlerle çevrili, dört tarafımız düşmanlarla!" öz deyişi gerçeğin ta kendisi.  Türkiye çok iyi biliyor ki, bu referandum sonucu ilan edilmesi düşünülen bağısızlık ilanı, aynı zamanda Türk'ün idam fermanıdır.  Türkiye buna asla izin vermeyecektir.
Aksi durumda,  İran'dan Akdeniz'e kadar olan çizgide bütün soydaşlarımız ve dindaşlarımızla  bağlarımız kopacak,  Türkiye tam bir kıskaç altına alınacak,  Tepe Akıl Türkiye üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için harekete geçecek, yeni bir işgal hareketi başlayacak. Bunu görmemek için kör olmak, duymamak için sağır olmak gerekir. 
Türkiye asla elini kolunu bağlatmayacak. Yeni bir işgal hareketine asla izin vermeyecek. Kerkük'le bağlarımızın koparılarak can damarımızın kesilmesine asla müsaade etmeyecek.  Orta Doğuda Mezhepler Savaşının çıkmaması için,  kardeş kanı dökülmemesi için,  dün olduğu gibi bugünde elinden gelen her şeyi yapacak. 
Yeter ki biz, halk olarak, STK lar olarak, 15 Temmuzda olduğu gibi, Devletimizin arkasında dim dik duralım. Devletimizin gücüne güc katalım.  
YETER Kİ 80 MİLYON TEK VUCUT, EZANLAR SUSMAYACAK, BAYRAKLAR DÜŞMEYECEK, AZİM VE KARARI İLE HAYKIRALIM.
TEPE AKIL ŞUNU ÇOK İYİ BİLMELİDİR Kİ;
VATANIMIZ, BAYRAĞIMIZ, DEVLETİMİZ VE MİLLETİMİZ İÇİN, HER DOĞAN YENİ ŞAFAKTA,  BİR ÖLÜR,  BİN DİRİLİRİZ.
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73