Ahmet Sefa DİKTEPE

Ahmet Sefa DİKTEPE

Kerkük’te yaşananlara dair…

Kerkük’te yaşananlara dair…

Son zamanlarda Kerkük olağanüstü günler geçiriyor…

Gerçi bizden koparıldıktan sonra olağan bir günü oldu mu derseniz orası da ayrı bir tartışma konusu…

Delinin biri kuyuya bir taş attı da kırk akıllı çıkarmaya mı uğraşıyor yoksa ateş olmayan yerden duman çıkmaz mı desem bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var o da kadim Türk yurdu Kerkük’ün bizim için çok önemli olduğu…

Hatırlayacağınız üzere 25 Eylül 2017 tarihinde Kerkük başta olmak üzere Irak’ın bazı bölgelerinde gayrimeşru bir referandum yapılmış fakat Türk milletinin ayağa kalkan milli refleksi ve devletimizin vakur duruşu sayesinde bu referandum fiiliyata dökülememişti. Ardından 16 Ekim 2017 tarihinde Irak Merkezi Hükümeti bu bölgelerin kontrolünü peşmergeden alarak bölgelerde kontrolü tekrardan sağladı…

Bugün ise peşmergenin Kerkük’e tekrar girip girmeyeceği büyük bir tartışma konusu… Şunu net olarak biliyoruz ki Barzani ve avanesinin Kerkük’e sahip olabilmek için ağızlarından salyalar akıyor. Zaten referandumun fiiliyata dökülememesinin ardından Kürt Demokrat Partisi’nin (KDP) Kerkük için sarf ettiği “işgal edilmiş topraklar” ifadesi de bu konudaki hazımsızlıklarını ortaya sermektedir.

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Sn. Erşat Salihi’nin böyle bir durumun mümkün olmadığı ve peşmergenin Kerkük’e geri dönmeyeceği ile ilgili açıklaması bizleri bir nebze de olsa rahatlattı. Fakat Kerkük meselesinin hem milli ve tarihi bağlarımız hem de milli güvenliğimiz açısından bir iç mesele olduğu düşünüldüğünde son zamanlarda yaşanan gelişmelerin yine de dikkatle takip edilmesinden yanayım.

Özelde Kerkük genelde de tüm Ortadoğu coğrafyasındaki Türkmen yapısının korunması, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin geleceği için büyük bir ehemmiyet taşımaktadır. Bayır Bucak’tan Mendeli’ye uzanan Türk varlığı ülkemizin sınır güvenliğinin ve bekasının teminatıdır.  

Devletimiz şu anda içinde bulunduğumuz seçim atmosferinin havasına kapılarak Kerkük’te yaşanan hiçbir meseleyi es geçmemelidir. Parti ayırmadan açıkça ifade etmek isterim ki beka, yerel seçimleri kaybetmek değil bin yıllık kadim

Türk şehri Kerkük’ü kaybetmektir!

Felaket tellallığı yapmaya çalışmıyoruz, arzumuz sadece devletimizin ve kamuoyunun dikkatini bu yöne toplamak ve

Kerkük’te Türkmenleri yok sayacak bir oldubittiye müsaade edilmesini engellemektir.

Baki selam ve muhabbetlerimle…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR