• BIST 103.869
  • Altın 272,600
  • Dolar 5,7613
  • Euro 6,3437
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 18 °C
  • Konya 6 °C

Kürdilihicazkar makamını kim oluşturdu? Hacı Arif Bey kimdir?

Kürdilihicazkar makamını kim oluşturdu? Hacı Arif Bey kimdir, hangi dönem yaşadı, müzik yeteneği nasıl keşfedildi, kimlerden ders aldı, kimleri yetiştirdi, hangi görevlerde bulundu, Osmanlı Sarayı’nda hangi padişahlarla birlikte bulundu?
Kürdilihicazkar makamını kim oluşturdu? Hacı Arif Bey kimdir?

Osmanlı Sarayı’nda üç önemli padişaha musiki hizmeti veren, Türk Müziğinin en önemli değerlerinden birisi olarak kabul edilen, ünlü besteci Hacı Arif Bey’in hayatını sizler için derledik… 

Kürdilihicazkar makamını kim oluşturdu? Hacı Arif Bey kimdir, hangi dönem yaşadı, müzik yeteneği nasıl keşfedildi, kimlerden ders aldı, kimleri yetiştirdi, hangi görevlerde bulundu, Osmanlı Sarayı’nda hangi padişahlarla birlikte bulundu, hangi görevlere getirildi, hangi makamları ilk kez oluşturdu, hangi eserleri verdi? 

İşte cevabı:

Hacı Arif Bey, 1831 yılında İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Eyüp Şeri'ye Mahkemesi Başkatibi Bekir Efendi'nin oğludur. Hacı Arif Bey, daha ilköğrenimi sırasında güzel sesiyle dikkatleri çekti. Kendisiyle önce Zekai Dede ilgilendi ve onu besteci Eyyubî Mehmed Bey'e götürdü. Arif Bey ilk musiki zevkini, bilgisini Mehmed Bey'den aldı. Altı yaş büyüğü olan, geleceğin değerli bestecisi Zekai Efendi, onu hocası Dede Efendi'yle tanıştırdı; musikiye karşı büyük yeteneği olduğunu Dede Efendi de görmüştü. Arif Bey 1844'te Mehmed Bey'in yardımıyla Bab-ı Seraskeri'ye memur olarak girdi. Bir yandan çalışıyor, bir yandan da musikiye vakit ayırıyordu. Bir süre Mehmed Bey'in Muzika-yı Hümayun'daki derslerine dışardan devam etti. Çok geçmeden sesinin güzelliğini haber alan Sultan Abdülmecid Han onu Muzika-yı Hümayun'a aldırdı. Saray'daki musiki hocası besteci Haşim Bey'dir. Haşim Bey'den çok yararlandı, ondan yüzlerce eser öğrendi. Okuyuş üslubunu da ondan aldığı söylenir. 

PADİŞAH TARAFINDAN ÖDÜLLENDİRİLDİ

Abdülmecid Han, Arif Bey'e Saray'da büyük yakınlık gösterdi; onu "kurena"lık (mabeynci) rütbesine kadar yükseltti, dördüncü Mecidî nişanıyla ödüllendirdi. Arif Bey haremdeki cariyelerin musiki hocalığı görevini de yürütüyordu. Bu dersler sırasında Çeşm-i Dilber adlı bir cariyeye âşık oldu. Padişahın izniyle Çeşm-i Dilber'le evlenerek Saray'dan ayrıldı. İki çocukları doğdu. Ama bu evlilik yürümedi Çeşm-i Dilber, çocuklarını Arif Bey'e bırakarak bir tüccarla evlendi. Arif Bey, "Niçin terk eyleyip gittin a zalim", "Düşer mi şanına ey şeh-i hûban" dizeleriyle başlayan kürdilihicazkâr şarkılarını terkedilmenin acısı üzerine besteledi. 

AŞK ACISI PEŞİNİ BIRAKMADI

Bir süre sonra Abdülmecid Han tarafından "serhanende" olarak yeniden Saray'a alındı, gene haremdeki musiki dersleri hocalığıyla görevlendirildi. Besteci bu kez gene bir cariyeye, Zülf-i Nigâr Hanım'a âşık oldu. Bu olay Saray'da duyulur duyulmaz, Abdülmecid Han onları evlendirdi. Zülf-i Nigâr'ın kısa bir süre sonra veremden ölmesi, besteciye yeni bir acı kaynağı oldu. "Olmaz ilaç sine-i sadpareme" ve "Kemer çehre peri rû tende cânımsın-Nigârım dilberim ruh-i revanım" şarkıları bu acının ürünleridir.

SARAYDA ÜÇÜNCÜ EVLİLİK

İkinci kez evlenirken de Saray'dan ayrılan besteci, yeniden Saray'a dönmek istiyordu. 1861'de Abdülmecid Han ölmüş, yerine kardeşi Abdülaziz Han tahta çıkmıştı. Arif Bey, besteci Rıfat Bey'in yönetimindeki Saray Fasıl Topluluğu'na "serhanende" olarak alındı; ayrıca gene cariyelerin musiki hocalığıyla görevlendirmişti. Onu iki kez evliliğe götüren bu görev, üçüncü kez de aynı sonucu verdi. Arif Bey bu kez Pertevniyal Valide Sultan'ın nedimelerinden Nigârnik Hanım'a âşık oldu. Musiki dersleri sırasında doğan bu ilişki de, padişah ile valide sultanın uygun görmesiyle, evlilikle sonuçlandırıldı.

GEÇİM SIKINTISI ÇEKTİ

Ömrünün sonuna kadar Nigârnik Hanım'la evli kalan Arif Bey'in Saray'daki bu üçüncü görevi on yıl sürdü. Ününün artık doruğundaydı. İstanbul'un musiki çevrelerinde, konaklarda, özel meşkhanelerde yapılan musiki toplantılarında en çok aranan sanatçıydı. 1871'de tekrar Saray'dan ayrıldı. Şura-yı Devlet'te, Beykoz Aşar müdürlüğünde beş yıl memur olarak çalıştı. Sultan Abdülaziz'in ölümünden sonra Muzika-yı Hümayun'da girişilen tasfiye sonucu Arif Bey de açığa alındı. V. Murad'ın üç aylık padişahlığından sonra Sultan II. Abdülhamid Han tahta çıktı. Besteci uzun bir süre işsiz kaldı, geçim derdine düştü. Zincirlikuyu'da bir çiftlik evine çekilip çevreden koptu. Bu sırada 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı (93 Harbi) patlak verdi. Arif Bey savaş yıllarını çiftlikte geçim sıkıntısı içinde geçirdi. 

ABDÜLHAMİT TEKRAR SARAYA ALDI

Savaş bittikten sonra Osmanlı Sarayı bestecinin yokluğunu yeniden hissetmeye başladı. Arif Bey'in içinde bulunduğu durum Abdülhamid Han’a iletildi. Bunun üzerine besteci yeniden Saray'da görevlendirildi. Hacı Arif Bey'in öğrencilerinden besteci Levon Hancıyan'ın anlattığına göre, Saray'a alınışı şöyle olmuştu: İran şahı Nasıreddin, eserlerini çok beğendiği Arif Bey'i İran Sarayı'na davet eder, padişahtan da besteciye izin verilmesini rica eder. Türk musikisinden öteki padişahlar kadar zevk duymamakla birlikte, Arif Bey'in şarkılarını seven Abdülhamid, şaha bestecinin Saray'dan ayrıldığından haberi olmadığını söyler ve onu yeniden Saray'a aldırır. Arif Bey bu arada Şirazlı Hafız'ın bir gazelini besteleyerek, İstanbul'a gelen şaha sunar. Eseri çok beğenen şah, besteciyi bir nişanla ödüllendirir. 

haci-arif-bey-2-001.jpgİTAAT ETMEYİNCE CEZALANDIRILDI

Muzika-yı Hümayun'da dördüncü kez görevlendirilen Arif Bey'e kolağası rütbesi verilir, ama bu ona göre küçük bir rütbedir. Arif Bey önceki padişahlardan gördüğü ilgiyi Abdülhamid Han’dan göremediği vehmiyle huzursuz olur.

Sarayın eski canlı havası da kaybolmuştu; siyasi durum gittikçe gerginleşmekteydi. Abdülhamid'den umduğu yakınlığı görmeyen besteci, kimi zaman Zincirlikuyu'daki eve çekilerek sade bir yaşayışın verebileceği mutluluğu aradı, kimi zaman da padişahla çatışmayı göze alan davranışlarda bulundu.

Abdülhamid'in "Şu şarkıyı oku", diye verdiği bir emre karşı, mabeynciye, "ben onun babasından çok saygı gördüm." Bana, "Şu şarkıyı oku" diye emir veremez. Sanatta padişah iradesi geçerli değildir. Cevabını vermesi üzerine, Saray'da hapsedildi. Elli gün sonra, nihavent makamındaki "Ahteri düşkün garibim, âşık-ı avareyim" şarkısını besteledi.

İlk dizedeki "yıldız" anlamına gelen Farsça "ahter" kelimesi "talii düşkün" biçimine dönüştürülerek şarkı Abdülhümid Han’ın huzurunda okundu. Eseri çok beğenen padişah, besteciyi bağışladı. Arif Bey ölünceye kadar Muzika-yı Hümayun'daki derslerine devam etti. 1885 yılında İstanbul'da vefat etti. Yahya Efendi Dergâhı mezarlığına defnedildi. 

MUSİKİYE YENİ FORMAT GETİRDİ

Hacı Arif Bey ,Türk musikisinin en büyük bestecilerinden biridir. Klasik dönem bestecilerinin pek kullanmadıkları şarkı formuna yepyeni bir kimlik kazandırmış, bir şarkı bestecisi olarak yeni bir çığır açmıştır. Arif Bey'den sonra "şarkı", bestecilerin en çok işledikleri form olmuştur. Arif Bey klasik formlarda birkaç eser besteledikten sonra başarılı olamadığını görerek doğrudan doğruya şarkı besteciliğine yönelmiştir. Eski şarkılar arasında, şarkı formuna ya da formun farklı türlerine örnek gösterilebilecek kuruluşta eserlerin sayısı az değildi, ama şarkı formlarının kesin kurallara bağlanması ilk kez Arif Bey'in eserleriyle gerçekleşebilmiştir. Arif Bey kendisinden sonraki şarkı bestecilerini bu yolda etkilemiş, böylece şarkı kesin biçimini almıştır. 

kurdilihicazkar-1.jpg

Kürdilihicazkâr makamı 

Hacı Arif Bey hiçbir zaman tekdüzeliğe düşmeyip; hemen her şarkısına yeni bir renk katmasını bilmiştir. Kullandığı makamın o zamana kadar işlenmemiş bir yönünü yakalamıştır. Sekiz zamanlı üç vuruşlu "müsemmen" usulü onun buluşudur. Türk aksağını çok başarılı bir biçimde kullanmıştır. Şarkılarında beste ile güfte tam bir bütünlük içindedir. Kürdilihicazkâr makamını da Arif Bey oluşturmuştur.

SAYISIZ ÖĞRENCİ YETİŞTİRDİ

Hacı Arif Bey bütünüyle Türk musikisinin sözlü öğrenim geleneği içinde yetişmiş bir besteciydi. Nota bilmiyordu, herhangi bir saz da çalmazdı. Ama çok güçlü bir hafızası vardı, bini aşkın eser ezberindeydi. Çok iyi bir okuyucuydu. Şevki Bey, Levon Hancıyan, Zati Arca gibi öğrenciler yetiştirdi. Arif Bey Mecmua-i Arifi adlı bir de güfte derlemesi yayınladı; bu derlemede sanatçının kendi şarkıları da vardır. Bine yakın eser bestelediği söylenir, ancak 337 parçası notalarıyla günümüze kadar gelmiştir. Bunun 327'si şarkı, 10'u öteki formlardaki eserlerdir. Bu 10 eserin de altısı ilahi, biri tevşih, biri durak, biri beste, biri de yürük semaidir. Hacı Arif Bey, Türk Musikisinin en önemli üstatlarından birisi olarak kabul edilmektedir. 

***Güven Erkaya kimdir? Erbakan’lı YAŞ’ta ne yaptı?

***Gündüz Aktan kimdir? Hangi partiye katıldı?

***Gün Sazak kimdir? MHP’li Gün Sazak’ı kim nasıl şehit etti?

***Gümüştekin Danişmend Ahmed Gazi kimdir?

***Gördesli Makbule Hanım kimdir, hangi dönem yaşadı?

***Reisülkurra Gönenli Mehmet Efendi kimdir?

***Gökhan Evliyaoğlu kimdir?

***Dünyada ilk tıp fakültesini kim kurdu? Gıyaseddin Keyhüsrev kimdir?

***Geyikli Baba kimdir? Kavaklı’daki asırlık çınarı kim dikti?

***FIAT’ın kurucusu kim? Giovanni Agnelli kimdir?

***Giritli Ali Aziz Efendi kimdir, mezarı nerede?

***Genç Osman Destanı nedir, hangi padişah dönemde yaşandı?

***Gelenbevi İsmail Efendi kimdir? Matematik ve Cebir alanında nasıl meşhur oldu?

***Gedik Ahmet Paşa kimdir? Cem Sultan’ın nesi olur?

***Gazanfer Özcan kimdir? Hangi dizi ve filmlerde rol aldı?

***Gevheri kimdir, asıl adı nedir? Seyahatname’de adı nasıl geçiyor?

***Güngör Uras kimdir?

***Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa kimdir? Plevne Marşı kime yazıldı?

***Gazi Muhammed kimdir, nasıl şehit düştü?

***Gazi Hüsrev Paşa kimdir, Saraybosna’ya neler yaptı?

***2. Gazi Giray Han kimdir, kaç yıl tahtta kaldı?

***Gazan Mahmud Han kimdir? Nasıl Müslüman oldu?

***Gaspıralı İsmail kimdir? Türk İslam Birliği için neler yaptı?

***Galip Erdem kimdir? Ülkücülere yardım için hangi vakfı kurdu?

***Gaffar Okkan kimdir, nasıl şehit oldu?

***2. Gıyaseddin Keyhüsrev kimdir, Hunat Hatun’un neyi olur?

***Gülriz Sururi kimdir?

***Güllü Agop kimdir? Güllü Agop’un Abdülhamit Han ile yolları nasıl kesişti?

***Göktürk Mehmet Uytun kimdir?

***Güzin Dino Kimdir, Abidin Dino’nun neyi olur?

***Matbaayı ilk kim icat etti? Johannes Gutenberg kimdir?

***Gökçen Efe kimdir, asıl adı nedir?

***Goethe kimdir, asıl adı nedir, hangi dönem yaşadı, nereli?

***Gevher Nesibe kimdir? Dünyanın ilk tıp fakültesi nerede, ne zaman kuruldu?

***Gerhard Kessler kimdir? İş ve İşçi Bulma Kurumunu kim kurdu?

***Hacca giden ilk padişah kimdi? Genç Osman kimdir?

***Gazneliler devleti nerede, ne zaman; kim tarafından kuruldu?

***Gelibolulu Ali kimdir, asıl adı nedir?

***Fatih Sultan Mehmet kardeş katlini neden kanunlaştırdı?

***Tarihte sultan unvanını alan ilk Türk devlet başkan kimdir? Gazneli Mahmut kimdir?

***Gazi Giray Han kimdir, hangi dönem yaşadı?

***Gazi Ethem Paşa kimdir? Yunanlılara ilk Türk darbesini kim vurdu?

***Gandizm nedir, Budizm’den farkı ne? Gandi kimdir, nereli?

***Fırat Yılmaz Çakıroğlu kimdir, nasıl şehit oldu?

***3. Gıyasettin Keyhüsrev kimdir, nasıl öldürüldü?

 

Gazeteilksayfa.com

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73