Adem Orman

Adem Orman

Memleketim Kırşehir

Memleketim Kırşehir

Ana vatanım Baba yurdum.
Kırşehir benim doğup büyüdüğüm memleketim.
Neşet Ertaş’ın dediği gibi köyüm Yağmurlu Obası…

Geçtiğimiz hafta sonu bir yakınımın sünnet düğünü vesilesiyle Kırşehir’deydim. 
Çok sayıda akrabamla bir araya geldim. 
Uzun zamandır görmediğim eş-dost akraba ile hasret giderdim. 
Anlayacağınız Sıla-i rahimde bulundum.
Sıla-i rahim, hısım akrabayı ziyaret emek; onlarla görüşmek ve mektuplaşmak; ilgiyi-alakayı devam ettirmektir; yardımlaşmaktır; onların hak-hukukunu gözetmektir; iyi günde kötü günde bir araya gelmektir.  
Sıla-ı rahimin önemi malum, ayet ve hadislerde de geçer. 
Örneğin "…Allah'tan korkun ve akrabalık bağlarını kesmekten sakının. Şübhesiz ki Allah, sizin üzerinizde tam bir gözeticidir" (Nisa, 1) ayeti. 
Yine Nisa suresinin 36. ayetinde akrabaya yardımın önemine vurgu vardır:
“Ve Allah’a ibadet edin, hem O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın ve sonra ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolda kalmışa ve ellerinizin altında bulunan (kölelere ve bütün canlı) lara iyilik (edin)! Şüphe yok ki Allah, kendini beğenen, çok övünen kimseleri sevmez.” (Nisa, 36)
Akrabalık ilişkilerini sıkı tutmalı. 
Eş-dost akrabalarımızın dertleri ile dertlenmeliyiz, sevinçlerini paylaşmalıyız.
Hasta, taziye ziyaretleri de aynı şekilde son derece önemli.
İlişkileri kesmemeliyiz. 
Ve doğup büyüdüğümüz toprakları sık sık ziyaret etmeliyiz.
Aynı şekilde mezarlıkları ihmal etmeyip, sık sık gidip, şu fani dünyadan göç etmiş atalarımız için, şehitlerimiz için dualar etmeliyiz. 
Memleketim Kırşehir’e gidip, eş-dost akraba ile bir araya gelmeme vesile olan sünnet merasiminin sahiplerine teşekkür ediyor, sünnet olan yeğenlerim Ali ile Veli’nin mürüvvetlerini de görmeyi yüce Allah’tan niyaz ediyorum. 
***
Şirin Kırşehir 
Anavatanım baba yurdumsun
Ozanlar diyarı şirin Kırşehir
Uzak kaldım gurbet elde derdimsin
Hasretin bağrımda derin Kırşehir…
***
Yeğenlerin sünnet merasimi için gittiğim Kırşehir’i biraz gezme fırsatım da oldu. 
Kırşehir Belediyesi 2004’ten bu yana AK Partili isimlerce yönetiliyor.
2004-2009 yılları arası Halim Çakır’ın yürüttüğü belediye başkanlığını görevini son iki dönemdir ise Yaşar Bahçeci yapıyor. 
Halim Çakır uzun süre siyasette görev alması ve büyük tecrübesine rağmen Kırşehir belediye başkanlığı döneminde iyi niyetle bir şeyler yapmaya çalışmışsa da pek faydalı olamadı. 
Benim gözlemimin yanı sıra Kırşehirlilerde ağırlıklı olarak bu algı hakim. 
Halim Çakır doğal ve yalın adam. 
“Seçilmeden önceki söz verdiğim vaatleri gerçekleştirdim” dese de yaptıklarını izah edemediği, anlatamadığı, tanıtamadığı tartışmasız bir gerçek. 
2009’da yeniden aday gösterilmeyince başka bir partiden aday olarak hırsına yenik düştü. 
Onu yapmayacaktı. 
Siyasi hayatı boyunca en büyük hatası da bu oldu belki de. 
Mevcut belediye başkanı Yaşar Bahçeci çok genç bir isim öncelikle; henüz 1975 doğumlu. 
Dinamik, girişken, gayretli…
Gece gündüz koşuşturuyor Kırşehir için. 
Başarılı da bulunuyor ki, 2014’te yeniden seçildi. 
Kırşehir Bahçeci başkan ile adını aldığı “şirin”liğine şirinlik katma yolunda hızla ilerliyor.
Her yeri şantiyeye dönmüş. Alt yapısı tamamlanmış, üst yapı çalışmaları hızla devam ediyor.
İl merkezinde yeni yapılan Kent Park güzelliği ile ilk göze çarpan eserlerden.
120.000 m2’lik alana kurulmuş. 
Kırşehir’in gelişip daha da güzelleşen yüzünün simgesi konumunda adeta. 
Bahçeci’nin ardında bırakacağı en büyük eserlerden biri bu olsa gerek. 
Kimi projelerde ise çalışmaların biraz uzaması, şu sıcak aylarda vatandaşlar arasında rahatsızlık oluşturmamış da değil.
Bazen yapılan projeler ne kadar büyük olsa da vatandaşa eziyete dönüşünce anlamı kalmıyor. Bu projelerin biran önce tamamlanıp hayata geçirilmesi gerekiyor.
Bir projenin içeriği kadar, eksiksiz bir şekilde ne kadar sürede tamamlanıp hayata geçirildiği de önemlidir. 
Kırşehir’imiz yaşanılabilir bir şehir olma yolunda hızla ilerliyor. 
(Şunu da belirtmeden edemeyeceğim: Samsun, Kırıkkale, Kırşehir hızlı tren projesinin biran önce gerçekleşmesi en büyük arzumdur.)
Kırşehir tarihi mekanlar açısından da son derece zengin bir ilimizdir.
Ahi Evran Camii ve Türbesi örneğin…
Yine Mucur Yeraltı Şehri, Cacabey Camii (Medresesi), Cacabey Türbesi, Çağırkan Kalehöyük, Seyfe Gölü, Hirfanlı Barajı…
Kaplıcalarıyla da bilinen bir ilimiz olan Kırşehir’de gezip göreceğimiz epey yer var anlayacağınız.
Kırşehir’den söz edip de Kaman cevizini ağzımıza almazsak olur mu? Elbette olmaz. 
Diğer il sınırlarında yaşayan Kamanlılar her ne kadar “Kırşehirliyim”den önce “Kamanlıyım” diyorlarsa da, Kırşehir’in bir ilçesi olan Kaman’ın cevizi malum lezzeti, sağlığa faydaları ve ince kabuğu ile dünyaya ün salmış durumda.

***

Gelelim asıl meseleye; Halk Ozanımız Neşet Ertaş’a.
Kırşehir’imizin bir önemli özelliği de ozanları ile meşhur olmasıdır.
Günümüzde en ünlüleri Muharrem Ertaş ile oğlu Neşet Ertaş’tır.
Kırşehir’de Neşet Ertaş denildi mi adeta akan sular durur.
Gerçi Türkiye genelinde, hatta yurt dışındaki gurbetçilerimiz arasında da Neşet Ertaş’ı sevmeyeni; türkülerini, bozlaklarını beğenmeyeni görmedim, duymadım.
Kendi deyimiyle “garip” geldiği şu fani dünyadan “garip” bir şekilde göç edip gitti.
Ama sayısız eser bıraktı ardında.
Bugün Türkiye’de “saz” denildi mi, “bozlak” denildi mi ilk akla gelen Neşet Ertaş gelir, eserleri gelir. 
Bugün Ankara’da bile pek çok yerel radyo programı neredeyse tüm gün Neşet Ertaş türküleri çalar ve büyük bir rağbet de görür. 
O eserlerinin yanı sıra mütevaziliği, yardımseverliği, fedakarlığı, alçak gönüllülüğü, vatanına milletine olan saygı ve sevgisiyle de gönüllerde taht kurmuş gerçek bir sanatçıdır. 
Yine Kırşehir’de öne çıkan isimlerden Doktor Mehmet Ali Altın da, köyünden çıkıp büyük şehirlerde tıp okumuş, ardından hayatını adeta yoksula-fakire adamış bir isimdir. 
Sizleri rahmetle bir kez daha anıyorum. 
Mekanınız cennet olsun. 
Yaşlanan insan, eskiyen zaman hep güzelleşen şehrim. 
Memleketimin her yeri ayrı güzel, ne yazmakla sayfalar alır ne anlatmaya günler yeter. 
Sağlıcakla kalın.

.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR