• BIST 102.791
  • Altın 227,255
  • Dolar 5,3221
  • Euro 6,0379
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 8 °C
  • İzmir 11 °C
  • Konya 5 °C

Mezhep değil MEZHEPÇİLİK YASAK

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özdemir, Tokat Dernekler Federasyonu’nun Hamamönü’nde düzenlediği 'İslam Tarihinde Mezhepçilik Faktörleri ve Günümüze Yansımaları' adlı söyleşide konuştu.
Mezhep değil MEZHEPÇİLİK YASAK

Mezhep kelimesinin anlamının bir yolu anlamada izlenen yol olduğunu belirten Prof.Dr. Mehmet Özdemir, İslam dininde mezheplerin değil, mezhepçiliğin yasak olduğunu söyledi.

FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI GETİRMİŞTİR
"Yeryüzünde hiçbir din yoktur ki farklı mezhepler olmasın" diyen Özdemir, " İçinde sonuçta Allah'ın indirdiği bir kutsal metin var. Buna inanan çok farklı kültürden ve çevrelerden insanlar var.

İnsanların metinleri anlayışları faklı olabiliyor. Bu da farklı anlayışları ortaya çıkarıyor. Bu son derece normaldir. Yeter ki dinin temel esasları zedelenmesin. Bizim sıkıntı çektiğimiz mezheplerin olması değil. Mezhepler dinin anlaşılmasına farklı bir bakış açısı getirmiştir. Birinin anlamlandıramadığını diğeri anlamlandırmış. Hepsini bir araya getirdiğimizde daha değerli bir anlamlandırma ortaya çıkacaktı."

BÖYLE BİR TOPLUMDA BUNU BAŞARDI
Hz. Muhammed (s.a.v)'in hitap ettiği toplumun değişik açılardan bölünmüş bir toplum olduğunu ifade eden Özdemir, "Allah'a iman noktasında parçalanmış bölünmüş bir toplum vardı. İnsanlar putlara tapıyordu. Kabilecilik anlayışı hakimdi. En iyi ve güçlü kabile biziz. Toplumda sınıflar vardı. Efendi köle diye ayrılıyordu insanlar. Böyle bir toplumu Allah'ın elçisi, Allah'ın birliği etrafında insanları toplamaya çalıştı. Böyle bir toplumda bunu başardı." diye konuştu.

TEMEL DEĞERLERDEN BİRİSİ ADALETTİR
Allah'ın birliğinin Kuran'ı Kerim'in en temel meselesi olduğunu dile getiren Özdemir, "İslam insanları belli bir değerler altında çıkar gözetmeden bir araya getirmeye çağrıdır. Dinin temel değerlerin biriside adalettir. Geçmişte ki İslam bilginleri derler ki bir devlet kafir de olsa adalet üzerine hareket ederse yaşar.

Bir devlet Müslüman da olsa zulüm işliyorsa yıkılır. Dolayısıyla İslam'ın en temel değerinden biriside adalettir. Hangi işi yapıyorsak dürüst olalım. Rabbimiz bütün canlılara merhametiyle yaşam hakkı tanımış. Bütün canlıların merhamete ihtiyacı var. Bizde insanlar olarak bütün canlılara merhametle yaklaşmalıyız ve hayat haklarını korumalıyız." ifadelerini kullandı 

SİYASİ NEDENLER MEZHEPÇİLİĞİ ÇIKARDI
İslam tarihinde mezheplerin Hz. Muhammed (s.a.v)'in vefatından 50-60 yıl sonra ortaya çıktığını kaydeden Özdemir, "Peygamberin vefatından sonra mezhepler ortaya çıktı. Bununla da kalınılmadı mezhepçilik ortaya çıktı. Mezhepçiliğin başlamasına neden olan ise siyasi bir olaydır. Kim halife olacak şeklindeki siyasi ayrılıklar neden olmuştur. Peygamberimizin  arkadaşları arasında ayrılık çıktı.

Ayrılığa rağmen kanlı bir çatışma çıkmadı. Hz. Ebubekir halife seçildi. Daha sonra ayrışmanın ikinci kısmı başladı. Hz. Osman şehit edildi. Cemel ve Sıffin olayları yaşandı. Hz. Ali şehit edildi. İslam tarihinin en kara olaylarından Kerbela olayı yaşandı. Bu olay Müslümanlar arasında büyük bir yarılmaya neden oldu. Birbirleriyle konuşan anlaşan insanların yerini çatışan insanlar aldı. Günümüzde de maalesef sürüyor." şeklinde konuştu.

BAŞKASI ÜRETİR SİZ TÜKETİRSİNİZ
İslam dünyasının içinde bulunduğu en önemli çıkmazlardan bir tanesinin bir dönem devletin bir mezhebe, öncelik ve ayrıcalıklar tanıması olduğunu söyleyen Özdemir, şunları söyledi:
"Öncelikle olarak bir dönem devletin imkanları belli bir mezhebe kullandırılıyorsa ve diğerleri ötekileştiriliyorsa bu çok kötü bir durum.

Bir Müslüman ne kadar özgür düşünebiliyor. Düşünce hürriyeti noktasında batı bunları halletmiş. Devletin nizam ve düzenine zarar verecek düşünceler olmadığı sürecek düşüncenizi ifade edebiliyorsunuz. İslam dünyasında ise açıklayamıyorsunuz. Düşüncelere baskı uyguladıkça bu ura dönüşüyor. İsyanlar ve çatışmalar ortaya çıkıyor. Yeni bir görüş beyan ettiğinizde iteleniyorsunuz. Böyle bir toplumda ilerleme ve gelişme olmaz. Böyle bir toplumda başkası üretir. Siz tüketirsiniz. İslam dünyası şuan bir pazar konumunda maalesef. Siyasi olarak da gücü oldukça sınırlı"     

 İBRAHİM ETHEM ÜNAL/HABERVAKTİM

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73