• BIST 108.869
  • Altın 271,535
  • Dolar 5,7701
  • Euro 6,3816
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 10 °C
  • İzmir 13 °C
  • Konya 0 °C

Siyasi Holiganizm

Ahmet Sefa DİKTEPE

Yaygın olarak futbolda kullanıldığını gördüğümüz holiganizm terimi, kelime manasıyla “özellikle futbolda fanatizmi besleyen, aşırı davranışlarda bulunan ve çevreye zarar vermeye eğilimli taraftar“ olarak geçiyor.

Bu tabiri aşırılıkların olduğu her saha için kullanmak mümkün. Bugün ülkemizde tabiri caizse “ifrat ve tefrit” noktasına gelmiş siyasetimiz için de kullanmayı uygun buldum. Bugün ülkemizde futbol takımı tutar gibi siyasi partilerin tutulduğu, siyasi karizma ve putlaştırmaların normalleştiği bir süreci yaşıyoruz. Doğrunun veya yanlışın kimden geldiğine bakmadan memleket adına doğru gördüğü işlere destek verebilen, memlekete zararlı işlere karşıda tavır alabilen bir siyasetçi görmek artık neredeyse imkânsız hale geldi. Beni asıl üzen nokta siyasetçilerin bu tarafgir ve yanlı tutumuna milletimizin de ortak olarak aynı tutumu sergilemesi… 

Yanlış olduğunu bilse dahi “benim partim, benim liderim dediyse vardır bir bildiği” diyerek yanlışı desteklemek veya başka bir partiden geliyor diye ne olduğuna bakmadan doğru olanı dahi tukaka etmek neticesinde fatura siyasilerden çok yine millete kesilmektedir. Bu noktada siyasi beklenti, makam, mevki, politik gelecek beklentisiyle birçok gelişmede yanlıştan taraf olabilecek siyasetçiler gibi fanatik bir tutumun millet tarafından benimsenmesi önü alınamayacak kavgalara, komşuyu komşuyla karşı karşıya getiren tartışmalara sebebiyet veriyor.

Ayrıca siyasette gelinen bu nokta itibariyle eleştiriyle ihaneti, takdir etmekle dalkavukluk etmeyi bir gören bir vasata çekilmiş durumdayız. Bu vasatta yapılan yanlışa yapıcı eleştiri getirmenin veya doğru giden işleri takdir etmenin bir kıymeti de kalmıyor. Bu siyasi holiganizmi körükleyen ve gündelik işlerimizde dahi bir tarafa tabi olmayı zorunluluk haline getiren siyasetçiler bu tavırlarından vazgeçmezlerse yarın koltukları gittiğinde en büyük pişmanlığı kendileri duyacaklardır.    

Konuyu noktalamak bağlamında son sözü de Türk siyasetinde bu tip siyasi anlayışlara karşı büyük bir mücadele etmiş merhum Muhsin YAZICIOĞLU’na vermek lazım… “Millet yanmasın diye kendini ateşe atanların davası olması gereken siyaset ne yazık ki milleti yakıp kendisini kurtaranların davası olmuştur.”

Baki selam ve muhabbetlerimle…
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73