Ahmet Sefa DİKTEPE

Ahmet Sefa DİKTEPE

Sosyal medya ve ahlak terörü

Sosyal medya ve ahlak terörü

Birçoğumuzun basından takip ettiği üzere bu hafta içerisinde bir sosyal medya platformunda 14-15 yaşlarında çocuklarımıza cinsel içerikli, ahlaksız birtakım görevler vererek karşılığında para dağıtan bir şahıs gözaltına alındı. Öncelikle ilgili bakanlıklarımıza hassasiyetlerinden dolayı teşekkür ve takdirlerimi sunuyorum… 

Aslında bu olay sosyal medyanın gücünü bizlere bir kere daha göstermiş oldu. Sosyal medya aracılığıyla Türk gençliğini zehirleyen bir şahsı yine sosyal medya aracılığıyla tepki veren aziz milletimiz engellemiş oldu.

Bu gibi olaylara milli refleksin bu kadar hızlı cevap verebilmesi de yine takdire şayan başka bir olaydır. Ahmet Arvasi hocanın da ifade ettiği gibi; “Milli şuurun gücü ancak ona tecavüze kalkışıldığı zaman anlaşılacaktır.” Anlaşılmıştır da…

Kendimi ifade imkânı bulduğum her platformdan ifade ettiğim üzere Türkiye’nin başlıca meselelerinden biri de ahlaki yozlaşma meselesidir.  Batılı çevreler bir milleti nasıl çökerteceklerini, o milletin yönetimini nasıl ele geçireceklerini gayet açık bir şekilde ortaya koymuşlardır.

Gençlerin yozlaştırılarak aile yapısının bozulması, değerlerin çürütülmesi ve gençliği öz değerlerinden uzaklaştırarak geçmişiyle olan bağlarının kopartılması ve yukarıdan aşağıya egoist bir kültürel değere adapte olmasını sağlayarak aşamalar kaydedeceklerini beyan ediyorlar.

Gençlerimiz artık “Ben ne olacağım?”, “Ben ne kadar kazanacağım?” diyor. Köşe dönmeci, menfaatçi bir nesil oluşturuluyor. Batı düşüncesinde “ben” duygusunu öne çıkaran 150 yıllık bir sürecin sonucu şeklinde ortaya çıkan bu sorular gençlerimizi maddenin esiri haline getiriyor.

Türkiye üzerindeki 150 yıllık bu süreçte, son döneme geldiğimizde burada çok ciddi şekilde başarılı olduklarını da görüyoruz. Sürekli bir kopuş ve savruluş yaşıyoruz. Neredeyse ortaokul seviyesine kadar uyuşturucunun inmiş olduğunu görüyoruz.

Kapkaç, uyuşturucu, alkol ve diğer kötü alışkanlıklar, ahlaksızlık ve mafyacılık; özendirilen, cazip hale getirilen hatta sanal bir cennet haline dönüştürülen bir kültür olarak önümüze çıkıyor ve gençleri cazibesiyle içine çekiyor, götürüyor. 

Üzülerek müşahede etmekteyiz ki bugün gençliğimizde çabuk şöhret olma ve süratle o yaldızlı magazin dünyasının basamaklarını tırmanma tutkusu had safhadadır.

Bunun için de en gelişmiş ve kolay ulaşılabilir kitle iletişim aracı olan sosyal medya bulunmaz bir hazinedir. Bu hazineyi istismar eden bir kısım kişi ve çevreler gençliğimize milli kültürümüzü ve töremizi taşımayan, ahlakı bozan içeriklerle tabiri caizse zehir satmaktadır.

Madde satıcısı zehir tacirleriyle alakalı “ayaklarını kırın” diskurunu geliştiren İçişlerimiz, bu meselede de aynı hassasiyeti taşımak mecburiyetindedir.

Maddeyle kafaları uyuşturulan gençlerimizin bu kabil içeriklerle de gönülleri ve vicdanları uyuşturulmaktadır. 

Evlatlarımızı dinimizin haram, töremizin yasak, ahlakımızın kötü dediği fiilleri işlemeye teşvik edenler, onları din, töre ve ahlaktan aldığı olumlu davranışlarından dolayı ortaçağ kafasında olmakla suçlayanların kendileri acaba hangi sapık kafanın mahsulüdür?

Genç nesilleri Müslüman Türk’ten başka her şeye benzemeye teşvik eden, gençliğimizi milli tarihimizden, kültür ve medeniyetimizden soğutanlar hangi kirli mihrakların oyunlarına ortak olmaktadırlar?

Devletimiz bu olayda olduğu gibi milli şuuru daima uyanık tutmalı ve gençlerimizi bu ahlak terörüne karşı korumalıdır. Ahlaksızlığı özendiren televizyon dizileri ve filmlerin yolu kesilmeli, gençlerimize dizi ve filmler yoluyla da milli benliğimiz anlatılmalıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR