• BIST 95.522
  • Altın 276,704
  • Dolar 5,7158
  • Euro 6,3462
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 25 °C
  • İzmir 30 °C
  • Konya 24 °C

Teknoloji ve insan

Selçuk  YILDIRIM

Malumunuz Sanayi Devrimi’nden bu yana insanlık birçok konuda hayli ilerledi ve insan gücü ve hayvan gücünün yerine makineleri koyarak pek de azımsanmayacak bir işgücü sağladı. Tekerleğin icadından ele alacak olursak insanlığın gelişimini en çok üretim araçları ve ulaşımda sağladığı çok açık görünmektedir.
Şu sıralar yani 21. YY. itibariyle teknoloji sanki bu zamana kadar kat ettiği yoldan daha fazlasını son yirmi yılda kat etmiş gibi görünüyor. Özellikle son günlerde üretilen elektrikli ve otonom araçların geldiği nokta yabana atılır cinsten değil. Bunların en popüler olanı ise Suudi Arabistan’ın ülkesinde yıllarca yaşayan insanlara vermediği vatandaşlığı bir çırpıda alan ve bir robot olarak dünyada ve Müslüman bir ülkede ilk kez kişilik kazanan yapay zekalı robot Sophia oldu.
Bu araçları insanlık için geliştirip, bizlerin kullanımına sunan mühendislerden birinden bahsederek konuya devam etmek istiyorum. 
Sergey Brin
Sergey Brin, 21 Ağustos 1973 tarihinde Rusya, Moskova’da doğmuştur. Rus Yahudi’si bir ailenin çocuğudur. Brin’in hem annesi hem de babası Moskova Eyalet Üniversitesi’nden matematikçi olarak mezun olmuşlardır. Sergey Brin 6 yaşında iken ailesi Rusya’dan ABD’ye göç etmiş ve Maryland’e yerleşmişlerdir. Sergey Brin, Roosevelt Lisesinden mezun oldu. Babası da Maryland Üniversitesi’nde matematik bölümünde profesördür. Brin, Maryland Üniversitesinde matematik ve bilgisayar mühendisliği üzerine lisans eğitimini tamamladı. Mezun olduktan sonra Kaliforniya eyaletine taşındı. ABD’nin Kaliforniya eyaletinde San Francisco şehrinde bulunan Stanford Üniversitesi’nde 1993 -1995 yıllarında doktorasını da burada yaparken arkadaşı Larry Page ile birlikte Google arama motorunu oluşturdu ve Google şirketini kurdu. Şimdi teknoloji ve yapay zekâ derken Brin nereden çıktı diyebilirsiniz ancak Brin geçenlerde yaptığı: "Yapay zekâ teknolojileri hızla gelişse de, bu gelişimin önünde zorlu engeller ve potansiyel tehlikeler bulunuyor" açıklaması ile insanların dikkatini çok farklı bir noktaya çekti. Teknoloji şirketlerinin yapay zekayı etik amaçlarla kullanma sorumlulukları olduğunun altını çizen Brin, yapay zekanın birçok endüstride işsizliklere yol açacağı konusunda uyarısında bulundu. Brin insanlığı uyarıyor mu yoksa alttan alta tehdit mi ediyor diye düşünmeden edemiyorum neticede kendisi dünyanın en büyük teknoloji firmalarından olan Alphabet’in başkanlık koltuğunda oturuyor. 
Yine geçenlerde İngiltere’nin düşünce kuruluşlarından birinde hazırlanan raporda 2030 yılında İngiltere'de binlerce kişinin işini elinden alacağını gözler önüne seren bir rapor yayınladı. O raporda yer alan bazı meslekler ise şöyle: 
-Hemşireler: hemşirelerin yüzde 30'unun işleri robotlar tarafından yapılacak.
-Doktorlar: Bilgisayar ve robotların hastalara teşhis koyma ve ameliyatlarda bazen doktorlardan daha efektif olduğunun altını çizen rapora göre, işini kaybedecek meslekler arasında doktorlar da bulunuyor.
-Medya mensupları: Medyanın dijitalleştiğini belirten rapora göre, bu durum gazete, dergi vb. kaynakların satış rakamlarının düşmesine ve bu sektörün baskı kısımlarındaki işsizlik oranının artmasına sebep olacak.
-İşçiler: Metal ve plastik üretimindeki otomasyona geçişin artacağının altını çizen rapor, bu durumun kısa vadede bu sektörde çalışan her 100 işçiden 6'sının işini kaybetmesi ile sonuçlanacağını iddia ediyor.
-Çiftçiler: Çiftçiliğin teknoloji odaklı bir sektöre dönüştüğünü belirten rapor, söz konusu makina gücünü sağlayamayan her 100 kişiden 19'unun bu iş kolunu bırakmak zorunda kalacağını savunuyor.
İnsanlık şuan her ne kadar inkâr etse dahi bu yapay zekâlı makinelerin içlerinde barındırmadığı, insanı insan yapan yapan şeyin ruh olduğunun ve hissiyat duygusunun makinelere eklenemediğinin farkına varacak. Ancak bunu erken zaman da mı yoksa iş işten geçtikten sonra mı farkına varacağız orası karanlık. Burada dikkat edeceğimiz kendi başına özel bir köşe yazısı olacak kadar önemli husus ise işverenlerin bu kadar insanı işinden ettikten sonra ortaya çıkan sermaye birikimini nerede muhafaza edeceğidir. Çünkü işveren daha da zenginlerken işçi daha da zayıf konuma evirilecek ve ülkelerde muhtemel isyanların kapılarını aralayacak kanaatindeyim. Umarım kanaatimde yanılırım. 
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73