• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 25 °C
  • Konya 21 °C

Terimler ve psikolojik savaş

Muhammed Gömük

Ülkemiz şimdiye kadar hep yıkıcı-bölücü beşinci kol faaliyetlerine maruz kaldı. Derinliği araştırılmaya kalkışıldığında ucu NATO veya diğer ABD güdümlü örgütlere temas eden beşinci kol faaliyetlerine karşı çok ciddi çalışmalar artık yapılmaya başladığını gördük.

Ancak son yıllarda Türkiye’nin Batı saplantılı çehresinin değişmeye başlamasıyla yüzümüzü güldüren bir gelişme olarak vatansever unsurların aktif rol aldığı millî tabanlı beşinci kol faaliyetleri ile karşılaşmaktayız.

FETÖ’ye karşı TAYDER çatısı altında ortak çalışmalar yürüttüğümüz arkadaşımız Hukukçu İbrahim ÇETİN en önemli uğraşıları arasında psikolojik algılara yön veren terim kaosunu Türkiye lehine döndürme gayretleri göze çarpıyor. İslamcı, İslam terörü, İslami radikalizm, cihadçılar gibi maksatlı ve uydurma kavramların sadece İslam aleyhine değil

Türkiye aleyhine de olduğunu belirten ÇETİN; bu psikolojik taarruza karşı savunma değil saldırı pozisyonu alınması gerektiğini düşünüyor. Türkiye gibi köklü devlet geleneğine sahip onurlu ülkeler Batı’ya karşı daha atak ve agresif olmalılar. ÇETİN’in bu bağlamda yaygın ve ısrarlı şekilde kullanılmasını bizlerden ve hatta herkesten rica ettiği terimlere değinmek istiyorum:


Hristiyancı: Hristiyanlığı her hâl ve şartta ön plana çıkaran ve Müslümanlarla ilişkilerinin merkezine Hristiyan dogmalarını ve Ortaçağ Hristiyan bağnazlığını oturtan kişi.


Hristiyancılık: Sosyal ilişkilerin Hristiyanlık dininin ihtirasları gölgesinde yürütülmesi.


Hristiyan terörü: Hristiyancı bir anlayışın eseri olan ve Müslümanları hedef alan PKK, ASALA gibi terör hareketleri.

Hristiyan radikaller: Hayatlarının merkezine Hristiyanlığı koyup bin sene evvelinin Haçlı zihniyeti ile hayatını dizayn edenler.

Yahudici: Yahudiliği her hâl ve şartta ön plana çıkaran ve Müslümanlarla ilişkilerinin merkezine Yahudi dogmalarını ve klasik Hristiyan bağnazlığını oturtan kişi. 

Yahudicilik: Sosyal ilişkilerin Yahudilik dininin ihtirasları gölgesinde yürütülmesi. Siyonistler, dini inançları ne olursa olsun her halükârda Yahudicilik yapmaktadır. Masonlar ise Siyonist olmakla dolaylı yoldan Yahudicilik yapmaktadır.

Yahudi terörü: Yahudici bir anlayışın eseri olan ve Müslümanları hedef alan İsrail devlet terörü gibi terör hareketleri.

Yahudi radikaller: Yahudicilik merkezli yaşayan, hayatlarını İslamofobi temelleri üzerine kuranlar.

Budist radikaller: Müslümanları bir tehdit gibi algılayıp Myanmar’da olduğu gibi her türlü kötülüğü, zorbalığı ve şiddeti pervasızca sergileyen Budistler.

Ermenici: Ermeni menfaatleri doğrultusunda hareket eden militarist zihniyete sahip aktivistler. FETÖ’nün Hrant Dink suikastinden sonra Hepimiz Ermeniyiz diye yürüyüş yapanlar klasik Ermenicidir.

Ermenicilik: Ermenicilerin Ermenilere ait her türlü menfaati sorgusuz-sualsiz kabul ederek Ermenistan’ın gönüllü fedaisi gibi hareket etmesi.

Ermeni Terörü: Ermenicilik psikolojisiyle özellikle Türk unsurlara karşı yürütülen ve Hristiyancı müdahalelere zemin hazırlayan PKK, ASALA gibi bölücü-yıkıcı etkili terör faaliyetleri.

Rumcu: Türkiye’de kalan Yunan bakiyesi unsurları canlandırmaya çalışan ve Yunanistan’ın milli menfaatleri doğrultusunda hereket eden kimseler.

Rumculuk: Anadolu’yu hâlâ Rum ülkesi ve Türkler’i de Anadolu’da işgalci sayan görüşe sahip kimselerin yıkıcı-bölücü faaliyetleri. 

Rum terörü: Yunanistan’ın 17 Kasım, EOKA gibi yerli terör örgütlerinin yanı sıra eğitim kampları Yunanistan’da bulunan DHKP-C ve ilgilisi MLKP, TİKKO gibi örgütlerin bütünü.


Gerçekten de sürekli İslamiyet üzerine oynayanların, İslam ve terör kelimelerini yan yana getirmek için El-Kaide, DAİŞ gibi terör örgütleri kuranların, Türkler’i barbar görenlerin ve daha birçok bozuk zihniyete sahip zümrelerin anlayacağı dilden konuşmak gerekiyor.

Bu sebeple yukarıda belli başlılarını saydığım terimleri günlük yaşantımızda ama daha da önemlisi bir yerlerde yazıp çizerken kullanmak durumundayız. Bu bizim üzerimize düşen millî bir vazife.. Her zaman söylediğimiz gibi, 15 Temmuz’dan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmuyor ve olmasına müsaade etmeyeceğiz. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73