• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 22 °C
  • Konya 21 °C

Tüketim Çılgınlığı

Selçuk  YILDIRIM

Tüketim; üretilen mal ve hizmetlerin; gereksinim ve isteklerini karşılamaları amacıyla insanlar tarafından kullanılmasıdır. Tüketim çılgınlığı; bir kişinin iradesi dâhilinde gerçekleştirdiği fakat sonuçlarını çok iyi kestiremediği davranıştır. 

Maalesef ülkemizde son zamanlarda yaygın bir davranış hâkim, bu davranış insanların ihtiyaçları olmasa da alışveriş yapmasıdır. Özendirici birçok reklamda da “ihtiyacın olmasa da al” kampanyaları yapılmakta her gün yeni çıkana özendirilmektedir. Bu durum zaten çok kazanmayan ve elindekini nasıl kullanacağını iyi bilmeyen yani tüketim ve ekonomi kelimelerinin tam anlamını bilmeyen vatandaşlarımız tarafından tam da reklam verenlerin istediği üzere “yeni çıkmış almalıyız” şeklinde anlamlanmaktadır ve bununla birlikte pazarlayıcı amacına ulaşmış, kaybeden yine tüketiciler yani bizler oluruz.

Çalışıp didinip, özveride bulunularak kazanılan para ihtiyaçları karşılamak için kullanılmalıdır. Ancak insanımız doyumsuzlaştırılmaktadır. Çok tüketerek mutlu olacaklarını sanmaktadırlar. Tabii ki sonuç onların bekledikleri gibi olmamaktadır. Bunları söylerken şunu da gözden kaçırmamak gerekir, tabii ki tüketeceğiz ancak bunun sınırı nerde? Allah CC Kur'an-ı Kerîm'de şöyle buyurur: "Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde temiz ve güzel elbiselerinizi giyinin, yiyin, için, fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez" (el-A'râf, 7/31). Ayetten de anlaşılacağı üzere ölçülü davranmak şarttır. 

Peki, ölçüyü nasıl sağlayacağız? Harcamalarımıza gelirimize ve giderlerimize dikkat edeceğiz. Ancak harcamaya alıştırılmış toplum öyle bir hale gelmiştir ki ay sonu gelmeden elindeki paranın gelecek harcamalara yetmeyeceğini anlamıştır. Bu sefer de ellerindeki kredi kartlarına sarılırlar ve gelecekten borçlanmaya, kazanmadan harcamaya başlarlar, bu da onları yani tüketicileri sanal ama ödenmesi mecburi borca sürükler. Kredi kartı borçları yüzünden ailelerinin ne türlü zorluklar çektiğini, her yıl kaç vatandaşımızın battığını ve kredi kartı borcu yüzünden kaç vatandaşımızın zor duruma düştüğünü bilmekteyiz. Suçu sadece kredi kartlarına yüklemek haksızlık olur, tabi ki kullanıcılar da nasıl kullandığını bilmelidir ancak, henüz yeteri kadar kredi kartı kullanma bilinci ülkemizde oturmuş durumda değil çünkü bankalar bu kartları tamda biraz önce söylediğim gibi bilinçsiz kullanıcılara vermekte ve onları ödeme güçlüğü içinde bırakarak faizli kâr elde etmektedir.

Tüketmek kapitalizmin en büyük silahıdır kişileri harcamaya iter. Peki, reklam bunun neresinde? Tüketim genel anlamda üç kategoriden oluşur:

Üretim-Pazarlama-Satış. Reklam tam bunların ortasında yer alır ve en büyük aşamadır, çünkü üretici en kısa sürede sonuç almak ister ve bunu en kısa yoldan yani reklam ile sağlar. Reklam kapital ekonominin en hızlı işleyen çarklarından biri olmuştur, reklam çarkı şu şekilde çalışır üretici malı piyasaya sürer, reklamını verir ve kâr etmeye başlar. İşte reklam insanları tam burada yakalar bireyi tüketmeye koşullandırılır tüketicinin düşünmesine müsaade etmez ve artık o dakikadan sonra birey reklamın tutsağı olmuştur ve tüketir. 
Tabii ki marketlere gidip alış-veriş yapacağız, tabii ki çocuklarımızı sevindireceğiz ama ihtiyacımızdan fazlası için değil. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73