• BIST 86.796
  • Altın 248,760
  • Dolar 6,0406
  • Euro 6,7414
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 24 °C
  • İzmir 26 °C
  • Konya 23 °C

Türk-İslam Medeniyetinin Öncüler (VII) Uluğ Bey

Ahmet Sefa DİKTEPE

Hem bir hükümdar hem de ilim sahasında adı önemli çalışmalarla anılan Uluğ Bey Türk Hakanı Timur Han’ın torunudur. Timur Devleti’nin 4. Hükümdarı ve önemli bir matematik ve astronomi bilginidir. 1393 yılında Sultaniye şehrinde dünyaya gelmiştir. 

Uluğ Bey, Semerkant'ta bir medrese ve bir de rasathane yaptırmıştır. Kadızade Rumi bu medreseye başkanlık etmiştir. Rasathane için yörede bulunan tüm mühendis, alim ve ustaları Semerkant'a çağırmıştır. Kendisi için de bu rasathanede bir oda yaptırarak tüm duvar ve tavanları gök cisimlerinin manzaralarıyla ve resimleriyle süsletmişti. Rasathanenin yapım ve rasat aletleri için hiçbir harcamadan kaçınmamıştır. 

Bu gözlemevinde yapılan gözlemler, ancak on iki yılda bitirilebilmiştir. Gözlemevinin yönetimini Bursalı Kadızade Rumi ile Cemşid'e vermiştir. Cemşid, gözlemlere başlandığı sırada ve Kadızade' de gözlemler bitmeden ölmüştür. Gözlemevinin tüm işleri o zaman genç olan Ali Kuşçu'ya kalmıştır. 

Yaptığı gözlemler üzerine Uluğ Bey, ünlü "Zeycini" (Yıldızların yerlerini ve dolaşmalarını göstermek için düzenlenmiş cetvel) düzenlemiş ve bitirmiştir. Zeyç Kürkani veya Zeyç Cedit Sultani adı verilen bu eser, birkaç yüzyıl doğuda ve batıda faydalanılacak bir eser olmuştur. Zeyç Kürkani, bazı kimseler tarafından açıklanmış ve Zeyç'in iki makalesi 1650 yılında Londra'da ilk olarak basılmıştır. Avrupa dillerinin birçoğuna, çevrilmiştir. 1839 yılında cetvelleri Fransızca tercümeleriyle birlikte, asıl eser de 1846 yılında aynen basılmıştır. Zeyç Kürkani'nin asıl kopyalarından biri Irak ve İran savaşlarından sonra Türkiye'ye getirilmiş ve halen Ayasofya kütüphanesindedir. 

Uluğ Bey'in yönetimi zamanında fetihlerden çok, babası zamanında olduğu gibi yönetim güçlendirilmiş ve önemli bilimsel çalışmalar yapılmıştır.

1449 yılında dünyaya gözlerini yuman Uluğ Bey bir Türk hükümdarı olarak tarihimizde ilme verilen önemin en müşahhas örneklerinden biridir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73