• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 23 °C
  • İzmir 23 °C
  • Konya 22 °C

Türkiye yeni 15 Temmuzlar'a hazırlıklı olmalı

İsmet TAŞ

öyle olaylar vardır ki, yüz yıllar geçse de, yaşanan olaylar asla unutulmaz. Ve bu olaylar da da yeni yeni kahramanlar çıkar. Onlar sürekli hayırla, dualarla yad edilir.

15 Temmuz 2016 da Türk Tarihinin en önemli olaylarından biri yaşandı. Yüzlerce şehit, binlerce yaralımız oldu. Bu tarih, Türk Tarihine altın harflerle yazıldı.

Bu bir Milletin uyanışı, bir Milletin diriliş destanıydı . Çoluk-çocuk, genç, yaşlı, ihtiyar, kadın, kız demeden, yediden yetmişe herkes o gün Ülkesine yönelik saldırıyı bertaraf etmek için sokaklardaydı. Cumhurbaşkanından, işçisine, çiftçisine, memuruna, ev hanıma, esnafından iş adamına varıncaya kadar istisnasız herkes sokaklardaydı.

Kimse canını, malını, evladını düşünmüyordu. Hatta evladı ile birlikte, beşikte ki çocuğunu alarak sokağa fırladı. Korkusuzca tankların önünde durdular. Tankların altında kaldılar, ezildiler. kırılan kemik sesleri, insanların acı çığlıkları kulakları sağır ediyordu. Mermiler, insanların bacaklarını, kollarını parçalıyordu. Bombalar insanları parça parça ediyordu. Çığlıklar, ağlamalar, kan ve göz yaşları birbirine karışıyordu. "Durun yapmayın, siz bu milletin evladısınız, askerisiniz, bunlar ananız, babanız, bacınız kardeşiniz" diye bağrışmaları kimse duymuyordu. İstanbul Şehitler Köprüsü, Vatan cad. Belediye önü ve daha bir çok yer. Ankara, Emniyet müdürlüğü, Kızılay Şehitler Meydanı, Genel Kurmay önü ve Külliye kan gölüne döndü. Durdu mu bu Millet? Hayır durmadı. Ya şehit olacaktı ya da askeri kışlasına gönderecekti. İnsanlar evlatları ile birlikte şehit oldular. Canlarını hiçe saydılar. Onlar için önemli olan vatandı, gerisi teferruattı. O gün sanki yeni bir Çanakkale, Conk Bayırı, Dumlupınar yaşanıyordu. Yeniden Milli Mücadele veriliyordu. Kendilerine, "FETÖCÜ" denilen, asker elbisesi giymiş, emperyal güçlerin kuklaları, uşakları olan eşkıyalar, akılları sıra, bu ülkeyi efendilerine peşkeş çekeceklerdi. Allahın askerleri galip geldi. Yapamadılar... Başaramadılar... Bin kere deneseler, bin kere de başarılı olamayacaklar.

Sonuç 250 şehit, binlerce yaralı. Lanet olsun size ey Fetönün alçakları, adını tarihe altın harflerle yazdıran Kahraman Türk Milleti bu hainliği hakettimi? Sizler bin kere idam edilseniz, etleriniz lime lime de olsa yine de az...!!! Bu Milletin bütün hakları haram olsun size! Sizi kendi insanımız sandık, evimizi, barkımızı, yuvamızı açtık. Çocuklarımızı emanet ettik, okullarınıza, kurslarınıza yolladık. Vatan haini yetiştiresiniz diye değil, bu Vatan sahip çıksınlar diye yolladık. Dini, milli ve insani duygularımızı hoyratça, soysuzca sömürdünüz. Caniliğin en büyüğünü yaptınız. Bu ülkenin Başbakanını ameliyat masasında öldürmeye kalkacak kadar şerefsiz (2012), Cumhurbaşkanını kaldığı otelde katletmeye kalkacak kadar hain, Genel Kurmay Başkanına kelepçe vuracak kadar alçak, silahsız masum insanları bombalayacak ve kurşunlayacak kadar insanlıktan nasibini almamış adi insanlarsınız!

Ne uğruna? Kimin adına? Neyin adına? Yaptınız? Kur'anın ikazı çok sert , açık ve net; "İnandım deyip de inanmayanların vay haline".

Orgeneralliğe kadar yükselmiş, dünyalığını elde etmiş, her türlü para, makam, mevkiiye ulaşmış bir insan, nasıl olurda, kim adına, ne uğruna böyle bir hainliği yapar!? Peki ne vaat edildi? Genel Kurmay Başkanlığı mı? Başbakanlık mı? Birer tane olan bu makamlar. Peki sonra sı... Sonrası yok! Peki inanç ve idealler uğruna mı? Hangi din , hangi kitap vatan hainliği hoş görülüp, silahsız masum insanların üzerine bomba ve kurşun yağdırılsın diyor. Kandırıldılar mı? Böyle bir şey mümkün mü? Deniliyor ki; "Sen bu devleti ele geçireceksin, bunu yaparken de her türlü katliam serbest. Başarılı olamazsan vatan haini olacak, belki de öldürüleceksin" Bu sözleri duyan birisi nasıl kandırılmış olabilir? Özetle, istisnasız hiçbir mazeret, zerre-i miskal kadar yapılanı hoş gösteremez.

Burada ismini sayamadığımız, binlerce kahramanımız, ölümü zerre kadar akıllarına getirmeden, ölüme koştular. Yüzlercesi şahadet şerbetini içti, binlercesi yaralandı gazi oldu.

Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun. Yüce Allah'tan gazilerimize, sağlıklı, hayırlı uzun ömürler niyaz ediyorum.

Her elli yılda bir Osmanlı Tokatı yiyen emperyal güçler, o tokatın intikamını almak istemiş olacaklar ki, elli yıl çalışarak, hainliklerini inanılmaz bir şekilde ilmek ilmek örerek, ülkenin kılcal damarlarına kadar sızmışlar ve kendilerini en üst düzeyde güçlü hissettikleri anda düğmeye basmışlardı.

Peki 15 Temmuz Türkiye'yi İşgal Planı bittimi? Sona erdi mi? Elbette hayır. Başarısızlığa uğrayan emperyal güçler, hemen akabinde, ekonomik ve siyasi ablukaya başladılar. Türkiye'ye nefes aldırmadan, güçsüz ve zayıf anını yakaladıklarını düşünerek, bu anlamdaki saldırılarını yoğunlaştırdılar. Fırat Kalkanı Operasyonun başarılı bir şekilde sona ermesi ile de bir kez daha hayal kırıklığına uğradılar.

Bitti mi? Elbette hayır! Vatan hainlerine kol kanat gerdiler. Bu da yetmedi, Türk düşmanlığını zirveye taşıdılar. Yapılan demokratik gösterilerde, zehirli gazlarından coplarına, köpeklerinden zehirli sularına varıncaya kadar düşmanlıklarını kusarak haçlı kafasının, haçlı zihniyetinin, Hitler'in, taze, canlı bir şekilde yaşadığını gösterdiler. Demokrasiden bahsedenler, kendi elleri ile demokrasiyi katlettiler. Bu durum özgür dünyanın umurun damı? Elbette değil. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar her şey mubah, ama olanlardan bir tanesi Türkiye 'de olsa anında ipe çekerler. Diktatörlükle yönetilen Türkiye! yaygarasını koparırlar.

Düşüncesini ifade etme özgürlüğü tanımayanların, demokrasi havarisi kesildiği bir dünya da yaşadığımızı bir kez daha gösterdiler.

Bitti mi? Tabi ki bitmedi! Şimdi yeni, pis, kirli bir oyunun, tezgahın içindeler. Ülkelerindeki emperyal güçlerin katliamlarından kaçarak bize sığınan, Suriyeli kardeşlerimizle aramıza fitne sokarak bizleri birbirimize düşürmek için provokatörler yirmi dört saat mesai yapıyorlar. Ülkemizde şu an emperyal güçlerin ajanları tabiri caizse, "Cirit" atıyorlar.

Hiç bir şekilde asla oyuna gelmeyeceğimiz gibi, nasıl ki 15 Temmuzda her türlü farklılığımızı bir köşeye bırakarak, bu Vatana, bu Bayrağa bu Millete sahip çıkmış, et ve tırnak olmuşsak, yine aynı hassasiyetle, birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyen hainlerin oyunlarını başlarına geçirmek bizlerin boyunlarının borcu olacaktır. Suriyeli kardeşlerimize her zamankinden daha fazla sahip çıkıp onları koruyup kollayacağız. Kardeşlerimizde misafir olduklarını unutmayacaklar, durumun hassasiyetini göz önünde bulundurarak daha dikkatli, daha temkinli olacaklardır.

Unutmayalım...! 15 Temmuz bitmedi. Tam aksine, 15 Temmuzlar devam edecek. Bu Vatanı ele geçirmek için, dün gezi olayları ile denediler olmadı. 15 Temmuz ile denediler olmadı. Siyasi ve ekonomik ambargo uyguladılar olmadı. Şimdi Suriyeli kardeşlerimiz üzerinden oyun kuruyorlar. Allah'ın izniyle o oyunları da başarıya ulaşamayacak.

Yeter ki, bu ülkenin yöneticileri dik dursunlar, eğilmesinler. Bu Millet her zaman , onların arkasında olacaktır. (Lütfen olayları siyasi olarak değil, ülke meselesi olarak değerlendirelim)

ALLAH BİZİ, VATANİ İÇİN, BAYRAĞI İÇİN, ŞAHADET ŞERBETİNİ İÇEN, PEYGAMBERE KOMŞU OLAN KULLLARINDAN EYLESİN. AMİN.

İsmet TAŞ

İç Anadolu Birliği Genel Başkanı

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73