Ankara’nın tek Mücelliti

Ankara’nın tek Mücelliti

Klasik ciltçiliğin Ankara'daki son temsilcisi 53 yıllık mücellit ustası Mehmet Karslı, Adil Han Kitapçılar Çarşısı'ndaki atölyesinde mesleğini icra ediyor.

Adil Han Kitapçılar Çarşısı'nın en üst katındaki küçük atölyesinde yıllardır kitapların kapaklarına elleriyle hayat veriyor mücellit ustası Mehmet Karslı. Tam 53 yıldır Ankara'da kitap ciltliyor Mücellit Mehmet Bey, bu mesleğin son temsilcilerinden... Kendini mesleğine adamış, haftanın iki günde ciltçilik dersleri veriyor. 
Türkiye'de 'Alman Ekolü' olarak bilinen ciltçilik geleneğinin son temsilcisi olduğunu ifade eden Mücellit Mehmet Bey, ustalarını anmadan geçemiyor. Cumhuriyet döneminin mücellit ustalarından Hasan Basri Karayakar ve Fuat Onur'un yanında yetiştiğini söyleyen Mehmet Bey, 1965'ten bu yana ciltçilik yapıyor. 1981'de TBMM'de başladığı memuriyetten 1996'da emekli olduğunu söyleyen Mehmet Bey, 22 yıldır Adil Han Kitapçılar Çarşısı'nda atölyesinde ciltçilik yapıyor. Mehmet Karslı, geleneksel ciltçiliği, klasik ve modern ciltçilik arasındaki farkı gazetemize anlattı.
Kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz?
1951 yılında Yozgat Akdağmadeni'nde doğdum. Ailem, '93 Harbi'nde Kars'tan göçtüğü için soyadımız: Karslı. Eğitimimi Ankara'da tamamladım. 1965'te Hacettepe'de Yıldız Ciltevinde başladım matbaacılığa, 18 yaşından sonra Ziraat Fakültesi Matbaasına geçtim. 1981'de Milli Güvenlik Konseyi'nin açtığı sınavı derece ile kazanarak TBMM'de memuriyete başladım. 1996'da emekli olduğumdan bu yana kendi atölyemde mesleğimi südrüyorum. 
Matbaacılık eğitimi aldınız mı?
İlkokuldayken Anneannem ile dedemin yanında kalıyordum. Yoksul insanlardık, beni okutmaya durumları yoktu. İlkokulu bitirdikten sonra bir süre sanayide çalıştım. Sanayide çalışırken diş hekimi olan bir müşterimiz beni gece okuluna kaydetti. Telsizler'deki Akşam Lisesi'nin ortaokulunu bitirdikten sonra aynı lisedeki matbaacılık bölümünü bitirdim.

53 YILDIR MÜCELLİT

Geleneksel bir mesleği südrüyorsunuz. Ciltçilikle tanışmanız nasıl oldu?
Ben tam 53 yıldır ciltçilik yapıyorum. Ciltçilik ile tanışmam ortaokula yeni geçtiğim yıllarda oldu. Dediğim gibi 1965'te Hacettepe'de başladım mesleğe o zamanlar orada bir cilthane vardı. Ustalarım Genelkurmay'da çalışılardı. Gündüze işe gider akşam olunca da atölyelerine gelirlerdi. Ben onlardan bu mesleği öğrendim. 
Ustalarınız kimlerdi? Tanınmış ciltçiler miydi? 
Evet tanınmış ciltçilerdi. Ben bu mesleği Hasan Basri Karayakar ve Fuat Onur'dan öğrendim. Celâl Bayar'ın Cumhurbaşkanlığı döneminde Fuat Ustam ödül aldı. Ustalarım, Alman Ekolü'nün en önemli temsilcilerindendi. Ben onlardan sonra Alman Ekolü'nü sürdüren tek kişiyim.
Alman Ekolü derken, bu ekolün Osmanlı Ciltçiliğinden bir farkı var mıdır?
İki tür ciltçilik vardır: Klasik Ciltçilik ve Modern Ciltçilik. Osmanlı mücellitleri, klasik ciltçilik dediğimiz el işinin, güzel sanatlarının ağırlıkta olduğu yöntem ile çalışırlarken; klasik ciltçilik daha matbaalarda kullanılan yönetmedir. Almanlar, modern ciltçilik yaparlar. Osmanlı ise klasik ciltçilik yapar .

AYNI MALZEME İKİ FARKLI YÖNTEM

Klasik cilt ile modern cilt arasındaki farklar nelerdir?  
Her ikisinde de aynı malzemeyi kullanıyoruz ama aralarındaki bariz fark; klasik ciltçilikte el öremesi şiraze vardır. Onların bazıları mıklebli olur. Mıklep, cildin ağız tarafından gelen ve içeri giren bir parçadır. Kapandığında kitabı kutu şekillinde görürsünüz. Bu kitabın içerisine tozun girmesini engeller, haşereden de korur.  Klasik ciltte aynı zamanda semse dediğimiz -Kuran-ı Kerim üzerinde bulunan- baskı ve desenler olur. Onu da günümüzde temin etmek çok zor olduğu için pek başvurulan bir yöntem değildir. Çünkü şemseler kalıp ile elde edilir. Bundan beş yüz yıl önceki ustaların yaptığı kalıpları bulmak maalesef çok zor. 

3 KÂSE ALTIN KULLANIRIZ

Klasik cildin başka ne gibi özellikleri vardı?
Bir de biz, ciltlediğimiz kapağın klişelerini -kabartmalarını- altın ile doldururuz. Bir Kuran-ı Kerim kapağında 3 kâse altın kullandığımız olur. Burada nerden bakarsanız 160 lira eder.  Klasik cilt pahalı bir cilttir. O yüzden modern cilt talebi daha fazla oluyor.

ALMAN EKOLÜNDE CİLT DAHA DAYANIKLI YAPILIR

Alman Ekolü dediniz onun özelliği nelerdir?
Kalite farkı vardır her şeyden önce Alman Ekolünde… Almanlar, 1930'lardan itibaren geliyor. İkinci Dünya Savaşı'ndan önce burada pek çok alanda olduğu gibi matbaacılıkta da çalışıyorlar. Alman ustalar çok dayanıklı kitap cildi yapardı. Benim yaptığım teknik onların tekniği. Örneğin siz şimdi bir kitap ciltlediniz en fazla 15-20 sene dayanıyor ama Alman tekniği bunun ömrünü 3 katı kadar uzatıyor. 

OSMANLI'DA CİLTÇİLİK

Osmanlı ciltçiliğinin diğer ülkelerden ayrışan yönleri nelerdir?
Osmanlı ciltçiliğinde bir kez süslemeler çok farklıdır. Zaten süsleme sanatı Osmanlı'da ortaya çıkıyor. Özellikle tezhip sanatı ve ebru sanatı ile iç içe geçen Güzel Sanatların karışımı bir sanat ciltçilik.  Osmanlı'da bir kitap matbaandan çıktıktan sonra cildi yapılır, ebru desenli iç kapakları hazırlanır. Tezhip sanatı ile sayfaları ve ciltlenen kapağı süslenir.
Kitap cildi için kitapçılardan gelen var mı?
Efendim bizim müşterilerimiz bellidir. Yani, şimdi burada kitapçılardan kitap alan bir vatandaşa esnaf arkadaşlar hanın üstünde bir ciltevi var kitabı cilt isterseniz yapar diyor. Ancak adam kitabı çok cüzi bir rakama alıyor biz burada 30-40 lira deyince haliyle hayret edip gidiyorlar. O yüzden bizim müşterilerimiz genellikle bu işin meraklısı kimselerdir. 

HAFTADA İKİ GÜN DERS VERİYORUM

Üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültelerinden bu dersi vermeniz için teklif geldi mi?
Maalesef bizim akademimiz bu konu da diplomaya çok önem veriyor.  Biz alaylı olduğumuz için böyle bir teklif gelmedi. Bazen duyuyoruz, eline hiç cilt almamış hocalardan bahsediyorlar. Ancak, ben KAGEM'de haftanın iki günü derslere giriyorum. Onlara gerek klasik gerek modern cilt yöntemlerini gösteriyorum.

Uğur DUYAN/HABERVAKTİM
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.