Avukatlardan tabut binalara suç duyurusu: O müteahhitler tutuklansın

Avukatlardan tabut binalara suç duyurusu: O müteahhitler tutuklansın

11 şehirden 170 avukat, özellikle yeni yapılmış olmalarına rağmen çökerek içindeki insanlara tabut olan binaları yapan müteahhitler ile bu süreçte ihmali bulunan belediye yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Kahramanmaraş merkezli depremde 6 binden fazla binanın yıkılması, yıkılan binaların altında binlerce insanın can vermesi avukatları harekete geçirdi.
11 şehirden 170 avukat, özellikle yeni yapılmış olmalarına rağmen çökerek içindeki insanlara tabut olan binaları yapan müteahhitler ile bu süreçte ihmali bulunan belediye yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞI İSTEDİLER

İlgili illerdeki başsavcılıklara yıkılan binaların müteahhitleri hakkında suç duyurusunda bulunan avukatlar adına bir açıklama yapan Avukat Cesim Parlak, sözkonusu müteahhitler için yurt dışına çıkış yasağı konulması gerektiğini belirtti.

“BİLİNÇLİ TAKSİRLE ÖLDÜRME SUÇU”

İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Çanakkale, Çorum, Adana, Bursa, Kırklareli, Mersin, Gaziantep Barosu’na üye 170 avukat, depremin yaşandığı illerin başsavcılıklarına suç duyurusunda bulundu. Savcılık başvurularında, şüphelilerin ‘Bilinçli Taksirle Öldürme Suçu’nu işledikleri öne sürüldü. Hazırlanan ilk savcılık başvurularında, şüpheli konumda ise 'yıkılan binaların müteahhitleri, yapı ruhsatı veren, iskân ruhsatı veren ve denetim görevini yerine getiren kişiler' yer aldı.

kahramanmaras-merkezli-depremde-yikilan-bir-bina-enkazi.jpg

ORTAK DİLEKÇE ŞÖYLE

Prof. Dr. Murat Volkan Dülger ve avukat Gülçin Gümüş’ün imzasını taşıyan dilekçelerde 170 avukat, şikayetçi olarak yer aldı. Savcılık suç duyurularında şu ifadelere yer verildi:

SUÇUN MADDİ UNSURU ORTADA

"Bazı binalar dimdik ayakta iken, hemen yanı başındakiler oyun kağıdı gibi çöktüğü ve altında binlerce insan hayatını kaybettiği, yaralandığı ve hala göçük altında kaldığı için bu felaket ne doğanın işi ne Allah’ın takdiridir. Bu tamamen bu çürük binaları yapan, bunların yapılmasına izin veren, bunlara göz yuman ve bunları denetlemeyenlerin sorumluluğudur. Dolayısıyla her şey bu kadar açık iken suçun maddi unsuruna ilişkin yapılacak fazlaca bir açıklamaya gerek yoktur."

DEPREM DEĞİL DÜZGÜN YAPILMAYAN BİNALAR ÖLDÜRDÜ

“Kişilerin ölümüne ve yaralanmasına yol açan deprem değil, deprem nedeniyle yıkılan çürük binalardır… Çürük yapılan binalar ile gerçekleşen ölüm ve yaralama neticeleri arasında açık bir nedensellik bağı vardır. Bir sonraki aşamada ise bu neticenin faillere objektif olarak yüklenip yüklenemeyeceği tartışılmalıdır. Bu konuda özel uzmanlık bilgisi olması gereken müteahhitler, yapı ruhsatı verenler, yapıyı denetleyenler ve bu yapılara iskân izni verenlerden bu neticeyi öngörmeleri beklenebilir mi sorusunun yanıtlanması gerekir.”

kahramanmaras-merkezli-depremde-yikilan-bir-bina-enkazi-001.jpg

FİRMALAR, SORUMLULAR TEK TEK BELİRLENİYOR

İlk aşamada her il için genel başvurularda bulunan avukatların, bir sonraki aşamada her ile ilişkin ayrı ayrı firma ve belediye yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunacağı öğrenildi.

CESİM PARLAK: “TUTUKLANMALILAR”

İstanbul Barosu’na üye avukat Cesim Parlak konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Depremde yıkımın yaşandığı il ve ilçelerdeki belediye başkanları, imar ve ruhsat müdürleri ile yıkılan binaların müteahhitleri hakkında derhal yurtdışına çıkış yasağı konulmalı" dedi. Cesim Parlak, aksi durumda etkili bir soruşturmanın yürütülemeyeceğini belirterek "Kurtarma işlemleri bittikten sonra, bu kişiler kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçundan tutuklanmalılar" diye konuştu.

BELEDİYE BAŞKANLARINDAN BAŞLANMALI

Avukat Parlak açıklamasının devamında şunları kaydetti: "Şu anda mevcut durumda savcılık yalnızca otopsiyle, başka bir anlatımla insanların defin işlemlerini yaparak görevini yerine getirmiş olmayacaktır. Bu işin, cezasız kalmaması ve bedelinin ödetilmesi için bu sefer sorumluluk zinciri en üst mertebeden başlatılmalıdır. Bu zincir belediye başkanları ile başlatılıp tüm belediye yetkilileri de dahil edilmeli. Bunun dışında müteahhitleri de yapı denetim firmalarını da kapsayacak şekilde olmalıdır."

SEMBOLİK DÜZEYDE KALMAMALI

Avukat Parlak "1999 depreminden sonra açılan soruşturmalar, sembolik olarak birkaç müteahhit üzerinden yürütülmüştü. Örneğin Yalova’da müteahhit Veli Göçer gibi birkaç sembolik ismin cezalandırılması ile bu deprem geçiştirildiğinden, bugün yine binlerce insanın canına mal olacak bir deprem sonucu ortaya çıktı. Savcıların derhal görevlerini yapmaları gerekmektedir" diye ekledi.

Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.