Buruk Bayram: "Aile fertlerine sarılamayacak öpemeyecek kişiler var"
Ramazan Bayramı’nın gelmesi ile birlikte ülke genelinde buruk bir sevinç mevcut. Deprem acısı henüz tazeyken Ramazan Bayramı coşkusu bazı tehlikeler de barındırabiliyor. Bu tehlikeleri ve daha fazlasını Psikolojik Danışman İrem Özdemir anlattı.
Bayram sevincinin ülke genelinde hızla yayılmasının ardından bu neşe dolu zamanlar bazı tehlikeler de ortaya çıkarabilmektedir. Özellikle 6 Şubat depremi vatandaşlar üzerinde sarsıcı etkilere sebep oldu. Depremi yakından yaşayan ya da depreme tanık olan kişiler atlatması uzun sürebilecek etkilere maruz kaldı. Ramazan Bayramı coşkusu ise bazı kişilere iyi gelebilecekken, depremzedeler için zorlayıcı bir süreç haline gelebilir. Bu bayramın deprem bölgesi için oldukça zor geçeceğini belirten Psikolojik Danışman İrem Özdemir, ailesini kaybedip kimseye sarılamayacak olanların da olduğunu belirterek ülkece birbirimize sarılmamız gerektiğini dile getirdi.

“AİLE FERTLERİNE SARILAMAYACAK, ÖPEMEYECEK KİŞİLER VAR”
Depremzedeler için bu bayramın nasıl geçeceğine ilişkin açıklamalarda bulunan Özdemir, “’Asrın felaketi’ olarak adlandırılan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerden ülke olarak çok büyük yaralar aldık. Acımızın tarifi ve telafisi mümkün değil. Belki ailesindeki kayıplar nedeniyle aile fertlerine sarılamayacak, öpemeyecek kişiler var. Belki de aile üyeleri hayatta olup evleri yıkılan kişiler var. Bu da bu kişilerin bayramı buruk ve üzgün geçirmesine neden oluyor. Depremde yakınını kaybeden kişilerin mümkünse mezar ziyaretleri yapması, vefat eden kişi adına küçük de olsa bir şey yapması kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayacaktır. Bayramı akrabalarıyla, komşularıyla, yakınlarıyla, sevdikleriyle birlikte geçirmeleri onlara birlik olma duygusunu hatırlatacak ve acılarının hafiflemesine yardımcı olacaktır” dedi.

BAYRAMI ‘BAYRAM’ GİBİ YAŞAMALARI SAĞLANMALI
İrem Özdemir, depremzedelerin bayramda yaşayabilecekleri psikolojik süreçlere de dikkat çekerek şunları söyledi, “Özellikle depremden 1. dereceden etkilenen kişilerin bayramda bir boşluk, bir eksiklik hissetmesi oldukça normaldir. Yaşadıkları şeyler kolay değil. Ancak bunların da üstesinden yine birlik ve beraberlikle gelinebilir. Burada depremden 1. derece etkilenmemiş olan kişilere büyük pay düşüyor tabii. Depremzedelerin yanında olarak, ellerinden gelen destekleri yaparak onların acılarını azaltabilirler. Örneğin bazıları bu insanların maddi ihtiyaçlarını gidermeye yardımcı olurlar. Bazıları ettikleri dualarla yanlarında olur. Bazıları fiziksel olarak yanlarında olur, duygularını paylaşırlar. Burada önemli olan depremzedelere bir şekilde yalnız olmadıklarını ve duygularını paylaşabildiklerini hissettirmektir. Mümkün olduğunca onların bayramı bayram gibi yaşaması sağlanmalıdır."

‘BAYRAM’ DEMEK ‘ÇOCUK’ DEMEK
Ramazan Bayramı’nın en büyük anlamlarından biri olan çocuklar için ise, “Ayrıca bayramı en çok yaşatacak olan çocuklardır. Bu nedenle bayramda çocuklara küçük de olsa hediyeler alarak, bayram harçlığı vererek, onlarla şakalaşıp oyunlar oynayarak onları mutlu edebiliriz. Onlar bayramda mutlu olduğu zaman onların sevinci büyüklere de yansıyacaktır” açıklamasında bulundu.
SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINA DİKKAT!
Bayram coşkusunun sosyal medya aracılığı ile geniş kitlelere ulaşması depremzedeler için bazı tehlikelerde barındırabilmektedir. Psikolojik Danışman Özdemir, özellikle sosyal medya aracılığı ile yapılan neşe dolu paylaşımlar ile ilgili şu açıklamalara yer verdi: “Teknoloji çağındayız ve dolayısıyla her şey sosyal medyada paylaşılıyor. Bayram da paylaşılacak tabii ki. Bunun önüne geçemeyiz. Ancak depremzedelerin bayramla ilgili yapılan paylaşımlardan nasıl etkilendiği kişiden kişiye göre değişebilir. Kimilerine bu neşeli paylaşımları görmek iyi gelirken kimilerini üzebilir. Dolayısıyla burada şunu söyleyebilirim; depremden etkilenen kişiler eğer başkalarının bayramla ilgili paylaşımlarından rahatsız olacaklarsa, onları görmenin kendilerine iyi gelmeyeceğini hatta kötü etkileyeceğini düşünüyorlarsa bayramda sosyal medya kullanımlarını sınırlandırmalılar."
“HEPİMİZ TEK YÜREK OLUYORUZ”
Son olarak, yaşanan felaket sonrasında yine birlik olarak üstesinden gelindiğinin altını çizen İrem Özdemir, “Ülke olarak çok zor günler geçirdik. Hepimiz bu depremlerden kötü etkilendik. Ama böyle günlerde birbirimize daha iyi sahip çıkıyoruz, hepimiz tek yürek oluyoruz. Bu hissi çok seviyorum. Böylece bu kötü günleri daha sağlıklı ve daha çabuk bir şekilde atlatabiliyoruz. Yaralarımızı sarıyoruz, iyileşiyoruz. Daha da iyi olacağımıza inanıyorum. Ben de buradan bu vesileyle herkesin Ramazan Bayramı’nı kutluyorum. Mutluluk ve huzurla dolu güzel yarınlar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Cansu Demir / www.gazeteilksayfa.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.