İslam, Kur’an Ve Türk düşmanlığının sonu hüsranla biter

İslam, Kur’an Ve Türk düşmanlığının sonu hüsranla biter

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal; “Özellikle, sözde medeni! denilen bazı ülkelerde, son günlerde İslam düşmanlığı artış göstermektedir” diyerek şunları söyledi:

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal; “Özellikle, sözde medeni! denilen bazı ülkelerde, son günlerde İslam düşmanlığı artış göstermektedir” diyerek şunları söyledi:

“Kendilerini özgürlüklerin ülkesi, sözde medeni, insan hakları savunucusu olarak gören ülkeler, hadlerini aşmaya ve kargaşa çıkarmaya gayret ediyorlar.

Gün geçmiyor ki; İslam’a, yüce kitabımız Kur’an’a, sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed’e (sas), şanlı ay yıldızlı al bayrağımıza, Türk milletimiz ve Devletimize karşı alçakça girişimlerine şahit olmayalım.

Özellikle de bu hainlik ve alçaklıklarını, bütün Müslümanların mutlu günlerinde yapmaya çalışıyorlar.

İsrail, Mescid-i Aksa başta olmak üzere Filistin’li müslümanları katlediyor, zulümlerine devam ediyor.

Doğu Türkistan’da soydaşlarımız, dünyanın vurdumduymazlığı içerisinde Çin zulmü altında hayatta kalma mücadelesi veriyor. Çoğu soydaşımızdan haber alınamadığı bildiriliyor. Camilerimiz yıkılmış veya farklı amaçlar için kullanılıyor.

İsveç’te kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim, polislerin gözetiminde yakılıyor. İsveç makamları seyrediyor, bunun adı da özgürlük oluyor.

Kanada’da camiden çıkan cemaate ateş ediliyor, Fransa’da başörtülü diye kadınlar sokakta tartaklanıyor, Almanya’da ve diğer Avrupa ülkelerinde camilere saldırıda bulunuluyor.

Sözde karikatür adı altında, sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed’e (sas) kendilerince hakaret ediliyor.

Hemen yanı başımızda, Batı Trakya’da cami kundaklanıyor, zarar veriliyor ve Kur’an-ı Kerim yırtılıyor.

İstiklalimizin sembolü bayrağımız yakılıyor, Türk ve Türkiye aleyhine ne varsa yapılmaya çalışılıyor.

Maalesef bu kötü örnekleri saymakla bitiremeyiz.

Yapılmaya çalışılan bu alçakça söz, yazı ve hakaretlere karşı, ilgili ülke yetkililerinin takındığı tavırlar da dikkatlerden kaçmıyor.

Kendi aleyhlerinde en küçük bir iş olduğunda, güvenlik güçleri yapanın yaşına bakmadan, sokak ortasında infaz edebiliyor.

Konu; İslam, Türk, Türkiye ve kutsal değerlerimiz olduğunda ise, o ülkelerin yetkilileri umursamaz tavırlarıyla, duymazdan ve görmezden gelebiliyorlar. Hatta bu alçak eylemlerini rahat yapabilsinler diye, polis koruması bile verebiliyorlar. Buna karşı olanlara da asla müsaade etmeyip, gerekli en sert tepkiyi gösterebiliyorlar.

Burada tek dayanakları ve ağız birliği olarak söyledikleri ise, “bizler özgürlüklere çok önem veriyoruz” sözleri oluyor.

Milletimize, ülkemize, bayrağımıza ve kutsal değerlerimize yapılan aşağılık, alçakça ve hiçbir değer tanımayan bu tür eylemlerin demokrasi, insan hakları veya özgürlük bağlamında değerlendirilemeyeceği gayet açıktır.

Bu ve benzeri yapılanlar tamamen faşist, ırkçı, ayrılıkçı, insanlıktan yoksun ve köhnemiş ortaçağ anlayışlarıdır.

Dünya, bütün insanlara yetecek kadar büyük, verimli ve birlikte huzur içerisinde yaşanabilecek bir yerdir. Yeter ki buna samimiyetle inanılsın. Tarihten ders alınsın, nice milletlerin ve kavimlerin yok olduğu, helak olduğu ve tarih sahnesinden silindiği unutulmasın.

İnsanlığın esenlikle, huzur ve barış içerisinde yaşayabilmesi için, bütün ülke yöneticileri ve uluslararası kurum kuruluşlar, acilen ve kalıcı olarak İslam, Kur’an, Türk, Türkiye ve kutsal değerlerin düşmanlığına ve ırkçılığa karşı gerekli tedbir ve önlemleri almak zorundadırlar.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.