İslam’ın temel kuralı: Allah’tan korkmak
Yüce Allah bizi yoktan var etmiştir. Sayısız nimetlerle donatılmış dünyada Allah’ın koyduğu emirler ve yasaklar vardır. Allah biz kullarına bu emir ve yasakları elçileri vasıtasıyla bildirmiştir.
Allah’ın emir ve yasaklarını yerine getirmek kalbin Allah ile irtibatının takva dairesinde yaşamasının alametlerinden olup, İslam’ın temel kurallarındandır.
Yüce Allah insanı yoktan yaratmış ve onu sayısız nimetler ile donatmıştır. İnsan için faydalı ve zararlı olan her şeyi de elçileri vasıtası ile emirler ve yasaklar çerçevesinde bildirmiştir. Bu emir ve yasakları kabul etmek, gereğini yapmak kalbin Allah ile irtibatının takva dairesinde yaşamasının alametlerinden olup İslam'ın temel kurallarındandır.
Kur-an’da bu durum kalplerin takvası olarak nitelendirilmektedir. Takva ehli olmak veya takvalı olabilmek Allah'ın bütün emirlerini yerine getirebilmek ve onlara saygı duymak onlara inanıp hayata geçirmek ile elde edilir. Bu da kalplerin takvaya ulaşması ile elde edilir. Kalplerin takvası takvanın kalple yani gönül ile alakalı olmasıdır. Takva gönül eylemidir. Takva temiz ve akıl ile de ilişkilidir.
Akıl ve düşünce ile doğru yolu bulmak takvayı oluşturur. Takvanın kalpte olduğunu Hz. Muhammed (S.A.V)’de takva buradadır deyip göğsünü işaret ederek göstermiştir.
Kalp imanın karargahı, Cenab-ı Allah'ın nazargahıdır. O, salah içinde olursa bütün vücut salah içinde olmakta, o fesada uğrayınca bütün vücut da fesat olmaktadır. Müminin temel görevlerinden en başta geleni de kalbini istenen temizliğe ulaştırmak, sağlam imana kavuşturmak, takvada en ileri mertebeye yükselmektir. İnanmış bir mümin Allah'ın her işinde ve emrinde bir hikmet olduğunu bilmeli ve ona inanmalıdır, dünyadaki geçici lezzetleri ebedi hayattaki lezzetlere tercih etmemelidir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.