Köpek eğitmeninden kritik uyarı: Saldırıya karşı "ağaç" olun!

Köpek eğitmeninden kritik uyarı: Saldırıya karşı "ağaç" olun!

Ülkemizde yaşanan sokak köpeği olaylarına son büyük örnek; Ankara’nın Keçiören ilçesinden geldi. ARK Derneği Köpek Eğitmeni Serdar Arslan, yaşanan olaylardan ders çıkartılması gerektiğini belirterek, köpeklere karşı nasıl davranılması gerektiğini anlattı.

Son zamanlarda sokak köpeği saldırılarına örnekler oldukça fazlalaştı. İnsanlar köpekler karşısında neler yapacağını bilmezken, sokak köpeği saldırıları ile ilgili köpeklere karşı nasıl davranılması gerektiği merak ediliyordu. Arama ve Rehabilitasyon Derneği’nin (ARK) köpek eğitmenlerinden Serdar Arslan, İlk Sayfa Gazetesi’ne özel olarak söz konusu olaylarla ilgili köpeklere karşı nasıl davranılması ve ne tür önlemler alınması gerektiğini anlattı. Arslan, saldırıların pek çoğunun insan kaynaklı olduğuna değinerek, herhangi bir sokak köpeği saldırısı riskine karşılık insanlara “ağaç” olmaları gerektiğini söyledi. Sokaklarda tehlike yaratabilecek köpekler için önemli bir konuya değinen Serdar Arslan, “Bence iyi, sert mizaçlı ve alfa köpeklerin sokaklarda sürü oluşturmaması ve bu gibi durumların yaşanmaması için alınıp rehabilitasyon yolu ile doğal yaşam alanlarında refahlarının artırılması sağlanmalıdır” dedi.

kopek-3.jpg

KORUMA İÇGÜDÜSÜ SALDIRIYI TEŞKİL EDİYOR

Türkiye’de Sokak köpekleri ile ilgili son verileri gazetemiz ile paylaşan Serdar Arslan, ülkemizde 10 milyondan fazla sokak köpeği bulunduğunu söyledi. Arslan, bu köpeklerin nasıl saldırı eğilimine geçtiğini ise şu sözlerle anlattı: “Köpekler, kendilerine tehdit algıladığında saldırı eğilimine girerler. Saldırı eğilimi ise kendilerini koruma içgüdüsü olarak hareketlenir. Bu sebeple de şuursuzca saldırırlar. Saldırırken asıl amaçları tamamen kendileri ve çevresini korumak içindir. Bunun nedenlerini ise şöyle örneklendirebilir; Yaşam alanlarının kısıtlanması, eşini ve yavrularını koruması ve yemek yediği bölgeyi korumak…”

kopek-2.jpg

SALDIRIYA KARŞI “AĞAÇ” OLUN

Son günlerde yurdun çeşitli noktalarında örneklerine rastladığımız sokak köpeği saldırılarında insanların nasıl davranması gerektiğine de değinen Serdar Arslan, vatandaşların saldırılarda yara almadan kurtulabilmeleri için “Olası bir köpek saldırısında bizlerin köpek eğiticileri olarak adlandırdığımız taktik olan “ağaç” pozisyonu uygulanmalıdır. Ağaç pozisyonu, saldırgan bir köpeğe karşılık tamamen hareketsiz kalmaktır. Yani bulunduğumuz alanda eğer bir sokak köpeği saldırısına maruz kalırsak, tamamen ağaç pozisyonunda hareketsiz kalarak aslında onlar için bir tehlike olmadığımızı göstermemiz gerekir. Ya da köpeği direkt karşıdan gözlerini görecek şekilde değil de yan bir şekilde bizlerin çalı olarak adlandırdığımız çok küçülmeden yani köpeğin kendi seviyesine inmeden ve hayvanın gözlerine bakmadan olabildiğince hareketsiz kalmak gerekiyor. Tüm bunlara ek olarak bedensel hareketlerin yanı sıra köpeklerle tatlı bir dille konuşarak sakinleştirmeye çalışmak gerekmektedir. Bu durumlar uygulanırsa köpeği ikna etmek basitleşebilir” ifadelerini kullandı.

kopek-1.jpg

KÖPEK BİLİNCİ İLKOKULA KADAR GETİRİLMELİ

Sokak köpeği saldırılarının bir numaralı hedefi olan çocuklara ilişkin önemli konulara değinen Arslan; çocukların korkudan koştuğunu ve köpeğin koşuyu tehdit olarak algılayarak daha da saldırgan hale geldiğini, bu nedenle çocuklara köpeklere karşılık nasıl davranılması gerektiğini öğretmek için okullarla işbirliğine gidilmesi gerektiğini vurguladı.

kopek-5.jpg

BESLEME MAHALLEDE DEĞİL ÖZEL BÖLGEDE OLMALI

Köpek saldırılarını azaltabilmek için uygulanabilir bazı örneklerde bulunan Serdar Arslan, insanlığın köpek saldırılarını azaltabilmesi için şu örneklerin uygulanması gerektiğinin altını çizdi:

  • Köpeklerin ve köpek üremesinin kontrol altına alınması gerektiği,
  • Köpeklerin yerleşim yerlerinden uzak doğal yaşam alanlarına alınarak, günün belirli saatlerinde beslemesinin yapılması,
  • Günümüzde uygulanan çocuk parkının yanında, apartmanların girişinde, mahallenin göbeğinde yapılan beslemelerin yapılmaması,
  • Bu sayede oyun oynayan çocuğun, binaya gelen bir kuryenin, ya da yoldan geçen insanların köpekler tarafından tehdit şeklinde gördürülmemesi,
  • Sokak ve caddelerdeki çöp noktalarının kapalı veya kapaklı olması,
  • Köpek sahiplenmelerinin bir uygulamaya alınarak zorlaştırılması,
  • Köpek sahiplenilmesi için gerekirse sınav sisteminin getirilmesi…

kopek-4.jpg

YAŞAM ALANLARI MERKEZE ÇEKİLMEMELİ

İnsanların çeşitli özel amaçlar uğruna köpek sahiplendiğini belirten Serdar Arslan, amaçlarına ulaştıktan sonra sahiplenilen köpeklerin doğaya bırakıldığını ve bunun önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan çocuklar için ciddi tehlike olarak nitelendirilen köpeklerin çocuklara zarar vermemesi için oyun alanlarından uzaklaşılması gerektiğini anlattı. Serdar Arslan, sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı: “Çocuk parkının yanında, apartmanın girişinde, mahallenin göbeğinde yapılan beslemeler; canlıları bu noktalara çekiyor. Dolayısıyla köpekler o çevrelerde çoğalıyor. Gün içinde günün sesleriyle tehdit olmayan köpekler, akşam saat 8’den sonra etraf sessizleştiğinde parkta oynayan çocuğu, binaya gelen kuryeyi, motosikletiyle giden bir vatandaşı tehdit olarak algılayabiliyor. Özellikle çocuk parkları bu durumda dikkat edilmesi gereken noktadır. Çocuğun oyun alanını köpeğin yaşam alanı olarak belirlerseniz, çocuklar direkt hedef haline gelebilir.”

 Muhabir
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.