Sağlıkta şiddet devam ediyor: “Panik butonu talep ediyoruz”

Sağlıkta şiddet devam ediyor: “Panik butonu talep ediyoruz”

Sağlık çalışanlarına karşı devam eden şiddet olaylarını gazetemize değerlendiren Genel Sağlık-İş Ankara İl Temsilcisi Şenol Şahin “Sağlık hizmeti verilen her noktada bir panik butonu olması gerekiyor. Yaptırım gücü yüksek bir yasa için çalışıyoruz” dedi.

Hekimler göçü başlığı altında birçok doktorun ülke dışına çıkma isteği gündemde tazeliğini koruyor. Doktorların ve sağlık çalışanlarının şikayetçi olduğu konuların başında yoğun çalışma saatleri, yetersiz ücretler ve hastalar tarafından uğradıkları fiziksel ve psikolojik şiddet geliyor. Nitekim, görülen şiddetin boyutları zaman zaman tahammül edilemeyecek seviyelerde. Genel Sağlık-İş Ankara İl Temsilcisi Şenol Şahin, artan sağlıkta şiddet olaylarını ve sağlık çalışanlarının korunamamasını gazetemize değerlendirdi.

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin temelinde yatan temel nedenleri vurgulayan Şahin “Sağlıkta şiddet olayları gün geçtikçe artış gösteriyor. Bunun sebebi olarak personel ve tıbbi gereçlerin yetersizliği gösterilebilir. Bunun yanı sıra yapılan muayene sürelerinin yetersizliği ve doktorlara belirli bir sayıda hastayı muayene etme yaptırımı da en büyük etkenlerden. Halk en ufak bir mağduriyette karşısındaki sağlık personelini hedef alıyor. Oysaki olayın derinine inildiği zaman, ihtiyacı karşılamakla mükellef olan başka kişiler ve kurumlar var onların sağlayamadığı düzen neticesinde sağlık personeli birebir halkın tepkisiyle karşı karşıya kalmış oluyor” dedi.

ara-001.jpg

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ CAN GÜVENLİĞİ YOK

Zorlu şartlar altında çalışan sağlık personelinin karşılaşabileceği tehlikeleri aktaran Şahin “Sağlık çalışanları kendilerini kesinlikle güvende hissetmiyor. Her gün ayrı bir tedirginler, acilde olanlar yoğun bakımda çalışanlar veya poliklinik hizmeti veren arkadaşlarımız, a’dan z’ye kadar bütün kadrolarda bir tedirginlik mevcut. Yani sağlık hizmetinin verildiği her alanda, her an her şey olabiliyor” ifadelerini kullandı.

basliksiz-1-002.jpg

Sağlıkta şiddet konusunda, vatandaşların kitlesel yaklaşımlarına değinen Şahin “Geçtiğimiz günlerde Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşanan ve basına yansıyan bir olay oldu. İş kazası nedeniyle parmağı dikilmesi gereken bir vatandaşın, hastanede dikilecek ip ve iğnenin olmayışı nedeniyle ameliyatı 3-4 saat sonra gerçekleştirilebildi. Hasta yakınları ılımlı insanlar olmasa orada da bir sıkıntı çıkması muhtemeldi. Doktorun ertesi gün hastadan ve hasta yakınlarından özür dilemesi üzerine hasta yakınları bu durumun doktorla alakalı olmadığını, malzeme temin konusunda sorumluların başkaları olduğunu ifade etti. Yine bu örnekte de doktorlarla hastaların karşı karşıya getirildiğine ve asıl sorumluların ortada olmayışına tanıklık ediyoruz” şeklinde konuştu.

ara3-001.jpg

“TOPLUMSAL BİLİNCİMİZ ZAYIF”

Sağlıkta şiddet olaylarının bir karşılığı olmadığını ifade eden Şahin “Şu anda alınan hiçbir önlem yok, sadece söylem var. Bununla ilgili önlemler alacağız şeklinde söylemlerle geçiştiriyorlar. Herhangi bir vaat yok sadece sorunu çözeceklerini belirtiyorlar ama ne şekilde çözecekleriyle ilgili bir şey yok. Panik butonu olabilir, bütün hastanelerde kolluk kuvvetlerinin denetiminde bu tür olaylara müdahale edecek bir ekip bulundurulabilir. Buna benzer bir sürü tedbir alınabilir. Hiçbir yaptırım yok. Acil bir şekilde sağlıkta şiddet yasası çıkartılmalı yaptırım gücü olan vatandaşın bunu yaptığında gerçekten başım ağrıyacak diye onu yapmaktan çekinebileceği bir yasa çıkartılmalı. Bununla ilgili hiçbir çalışma yok. Şu anda sağlıkta şiddet olayları karşılıksız kalıyor. Ne yazık ki toplumsal bilincimiz yok” diye konuştu.

“SAĞLIK ÇALIŞANLARI VE VATANDAŞLAR KARŞI KARŞIYA GETİRİLMEMELİ”

Sağlık çalışanlarını koruyabilecek yasaların eksikliğine ve çözüm yöntemlerine değinen Şenol Şahin, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

“Şu anda sendikamızın meclise sunduğu bir yasa tasarısı var. Sağlık hizmeti verilen her noktada bir panik butonu olması gerektiği, o bölgeye hizmet veren kolluk kuvvetinin hazır bulunması ve olaya muadil olan kişilerin gerektiği cezaları alabilmesiyle ilgili yaptırım gücü yüksek olan bir yasanın çıkartılması ile ilgili çalışmalarımız hala devam ediyor. Devamlı olarak, meclise sorunlarımızı dile getiren bir tasarıyı muhakkak sunuyoruz. Hatta şu anda toplu sözleşme görüşmelerinde bile bununla ilgili değindiğimiz bir tasarımız var. Bu sunduğumuz tasarı ellerinde ancak ne kadar değerlendirilir bilmiyorum”

habericirop.jpg

“GÜNÜMÜZ ŞARTLARI İNSANLARI BU HALE GETİRDİ”

Şiddet olaylarını toplumsal bir süreç olarak ele alan Şahin “Günümüzde toplumsal yapıda bozulmalar olduğunu görüyoruz. Acaba eskiden de bu olaylar oluyordu ama sosyal medya olmadığı için mi duymuyorduk yoksa günümüzdeki hayat şartlarımı bu insanları bu hale getirdi? Bunun net cevabını vermek her ne kadar zor olsa da geçmişteki eğitim seviyesi ile şimdiki eğitim seviyesi çok farklı boyutlarda. Bu yönden değerlendirildiğinde eğitim seviyesi arttığı halde hala sağlıkta şiddet devam ediyorsa bugünkü yaşam şartlarının da büyük bir etkisinin olduğu kanısındayım” diyerek sözlerini noktaladı.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.