• BIST 97.862
  • Altın 279,046
  • Dolar 5,8308
  • Euro 6,4964
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 23 °C
  • Konya 15 °C

2019 kehanetlerimiz - 1

Muhammed Gömük

Takip eden okurlarım bilir: Geçen sene 2018 Kehanetlerimiz adlı bir makale yazmış ve FETÖ ile Sivil Mücadele Platformumuzun duayenlerinden Fütürist İbrahim Çetin’in öngörülerine yer vermiştim.

2019’un Şubat’ında yolum yine Ankara’ya düştü ve aklımda yine Çetin’in 2019’a dair tahminlerini öğrenmek var. Aynı zamanda Platformumuzun hukuk sorumlusu da olan Çetin’le samimi bir ortamda kahvelerimizi içerken ben sordum o anlattı.

Fütürizm nedir? Fütürist kime denir?

Fütürizm, sağlam geçmiş bilgisiyle, mevcut olaylara hâkimiyetle ve üstün bir gözlem ve analiz yeteneğiyle gelecek hakkında olması en muhtemel gelişmeleri kestirebilme sanatıdır.

Fütürist, geçmiş durumu ve mevcut durumu en doğru şekilde analiz edebilecek donanıma sahip olan ve bu donanımını geleceğe dair perspektifler çizmede başarıyla kullanabilen kişidir. Fütürizmin sahası çok geniştir ve çeşitli alanlarda fütürist olunabilir. Türkiye’deki fütüristlerin hemen hepsi teknoloji fütüristidir. İleri teknolojik buluşlara ve uygulamalara dair projeksiyonlar geliştirirler.

Dünyada revaçta olan fütürizm ise siyasal fütürizmdir. Maalesef bu alanda ülkemizdeki tek fütürist benim. Dünyadaki siyasal fütüristlerin sayısı da bir elimin parmaklarını geçmiyor.

Siyasal fütüristler ne yaparlar? Herkes siyasal fütürist olabilir mi?

Öncelikle fütürizmin bir okulu ya da eğitimi yoktur. Kişisel gelişime ve bazı özel yeteneklere bağlıdır. Siyasal fütürist olabilmek için siyasal tarihi, siyasete yön veren gizli cemiyetleri ve sermaye gruplarını, gizli servislerin çalışma stillerini, siyasal yapıları, siyasal eylem planı ve strateji belgelerini, siyasetle yakın temasta olan ekonomi, hukuk gibi alanlarda mevcut dinamikleri ve tabii sosyo-psikolojiyi çok iyi bilmek gerekmektedir.

Ancak bu kadarla yetinmeyip eldeki malzemelerle gelecek on, yirmi, elli hatta yüz yıllık süreçte siyasal tablonun nasıl şekilleneceğine dair detaylı, gerekçeli ve mümkün mertebe isabetli öngörülerde bulunabilmek de gerekmektedir. Öngörüler öylesine somut ve nokta atışı olmalıdır ki duyanlar sanki zaman yolculuğuna çıktığınızı sanmalıdır.

2018’e dair tahminlerinizden özellikle yaz aylarında dövizin fırlayacağına dâir olanı çok yankı bulmuştu. 2019’a dair öngörüleriniz nedir?

Fütürizmde kısa dönem tahminleri yapmak, uzun dönem tahminlerinden daha zor ve risklidir. Zira kısa dönem söz konusu olduğunda daha teferruatlı perspektifler çizmeniz beklenir. Şunu özellikle belirtmeliyim ki halkımızın hisleri her zamankinden çok daha kuvvetli hâle geldi ve bu hislerin hiçbiri boşuna değil.

Esasen burada feraset, basiret gibi kavramlara girmek gerekiyor ama konuyu dağıtmak istemiyorum. 2019 Öngörülerim de bu meyanda halkımızın şüpheli ve endişeli bekleyişleriyle az çok örtüşüyor.

Çok yakında, 31 Mart’ta yerel seçimler olacak bu seçimlerde mevcut iktidar büyük bir yara alacak. Bu bilginin kaynağı hiç şüphesiz sokaklardan yükselen sesler ve genel temayüldür.

Ancak bu duruma bir yılda gelinmedi. 24 Haziran 2018’den sonra halkın beklentileri karşılansa idi şu an çok daha olumlu bir tablo ve toplumsal barış olabilirdi; ancak iktidar uyarılarımızı dikkate almadı. Benim FETÖ’ye ilişkin siyasal mekanizmaları uyarmam -ki bunun somutlaşmış hâli yazmış olduğum raporlardır- yirmi sene öncesinden başlamıştır. Yirmi senedir dikkate alınmayan uyarı, tavsiye ve görüşlerimiz maalesef 15 Temmuz’u hazırlamıştır.

Şimdi aynı uyarıyı yakın gelecek için, hatta 2019 için yine yapıyorum. Bu sefer FETÖ harici başka cemaat yapılanmaları ve derinden dip dalgası gibi gelen sosyal huzursuzluklar yönünden yapıyorum.

Batılı gizli servislerin ajandasında, 2019-2020 yıllarında Ortadoğu’yu hallaç pamuğu gibi dağıtmak var. Türkiye bir süredir hatalarını telafiye çalışıyor ancak yavaş kalıyor.

Suriye’nin kuzeyindeki durum hızla düzeltilmeli ve güney sınır hattımızda eğrisiyle doğrusuyla bir devlet otoritesi olmalıdır. Bu devletin adı ise Suriye’dir.

İktidarın 31 Mart’taki oy ve moral kaybı bir panik sürecinin başlangıcı olmamalıdır ama maalesef eldeki parametreler olumsuz bir tablo ortaya koyuyor. Yaz aylarına doğru Gezi benzeri toplumsal hareketlilikler için Türkiye’de uyuyan hücreler uyandırılacak.

Yazın ise Türkiye’nin yine dövizle imtihanı başlayacak. Bütün bu olumsuzluklara göğüs germek için hükûmetin şimdiden piyasaya hâkim olacak önlemleri alması gerekir.

Bu süreçte her bir zafiyet, zafiyet hanesine iki zafiyet olarak yazılacaktır; çünkü toplumun psikolojisi hükûmete karşı negatif bir yönde ilerlemektedir.

Bir başka deyişle daha önce iktidara karşı hiç sesini çıkarmayan sadık kitlelerde bile bir homurdanma, bir serzeniş havası görülmektedir.

Bu psikolojik yönelimin iyi okunması lazım. Buna rağmen ben tutup da kimseye paranızı dolara çevirip hazırlık yapın diyemem. Bu, ucuz bir söylem olur. En güzel hazırlık fiili yatırımdır. Şu kısa dönem için hedef, toplumsal barışı temin edecek dinamikleri sağlam tutmaktır. 
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73