• BIST 1.391
  • Altın 495,421
  • Dolar 8,7180
  • Euro 10,3510
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 25 °C
  • Konya 17 °C

Aşı ile Yeni Normal Hayat

Göknur Çekinmez

Kafaların karışık, düşüncelerin çelişkili olduğu günlerdeyiz. Biliyoruz ki bu karışıklığın sebebi tüm Dünya'yı etkisi altına alan Covid'dir. Covid Dünya üzerinde neredeyse her şehri, her ülkeyi etkisi altına aldı. Bununla beraber çokça kayıplar verdik. Eee bu böyle mi devam edecek? Aşı bu hastalıktan korunmamız için tek çare, aşı gelmediği sürece çok kayıp veririz diyenler şimdi ki bahaneniz ne?

Aşı bulundu haberlerine çok sevinmiştik. Kurtuluyoruz bu covid'den, artık eski günlerimize dönüyoruz diye sevinirken şimdi de aşı ile ilgili kaygılar yer edindi. Şimdi akıllarda tek soru: Aşı olsam mı?

Bilim insanları gecelerini gündüzlerine katıp insanlık için bir aşı üretti ama bu aşıya karşı aşı olmam diyenler, yaptıkları aşı üreticilerine karşı saygısızlıktır. Geçmişte onca salgın hastalığa baktığımızda hepsi aşı sayesinde kontrol altına alınmıştır. Ve aşı üretimi yıllar sürmesine rağmen. En hızlı bulunan aşının Kabakulak aşısı olduğunu biliyoruz ve hızından kastım öyle bir iki yıl değil 5 yıl sürmüş. 5 yıl süren aşıya en hızlı diyoruz. Şimdi ise 1 yıl içinde aşı çalışmaları başladı ve de uygulanmaya başladı. Bu yadsınamaz bir başarı. Bu büyük bir başarı. Akıllara soru kalması bu kadar hızlı elimize ulaşmasından mı kaynaklanıyor bilinmez. Ama geçmişteki aşı çalışmalarına ayrılan finansman ile şimdiki aynı oranda değil. Covid tüm Dünyanın bu konuda büyük bir finansman ayırmasına sebep oldu. Ve tarihin salgın hastalıklara karşı yapılan en hızlı aşısı üretildi. Bunu inkâr edip yaptırmam demek saygısızlık olur. Çünkü kurtulmanın başka çaresi yok! Başa çıkmanın başka çaresi yok! 

Aşıdır Covid salgınını sonlandıracak olan. Bu konuda sosyal medya da pek çok bilgi kirliliği de aldı başını gitmekte. Maksat halkın aklını karıştırıp zıtlıklar çıkarmak. Ama bilinçli bir birey bu tarz bilgi kirliliklerine itibar etmez. Çünkü bilir ki Aşı dadır kurtuluş. 

2012 'de SARS koronavirüsü ve 2012' de Mers koronavirüsü geçirmemiz covid 'e karşı daha bilgili olmamızı sağladı. Bu tarz koronavirüs ailesini geçirmiş olmamız aşının bugün hızla üretilmesine olanak sağladı. Çünkü yeni bir bilgi değildi. Geçmişi olan bir salgındı. Bilim adamları da zaten yeni bir virüs olsaydı bu kadar hızlı yol kat edemezdik diyor.

Bir aşının en az 10 yıl içinde tamamlanması beklenirken şimdi Covid-19 için aşı 10 ayda üretildi. Bu kadar büyük bir başarının beraberinde eski günlerimizi de getirmesi an meselesi. Yine eskisi gibi birbirimize sarılacak, misafirliklere gidecek, çarşı pazar rahatlıkla dolaşacağız. O günlerin bir an önce gelmesini istiyor ve de bekliyorsak önlemlere tam anlamıyla uymalıyız. Eğer uymazsak bu Covid yakamızı bırakacak gibi gözükmüyor. Bilim insanlarının verdiği çabaya, sağlık çalışanlarının göstermiş olduğu emeğe saygı uğruna bizlerde önlemlere uymalı ve üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz. Aşı bulundu deyip rehavete kapılmamalıyız. Çünkü bir anda eski günlere dönmek kolay olmayacak, kademeli şekilde ve kontrollü bir biçimde dönüşüm gerçekleşecek. Umarız aşı kapıdan girer Covid bacadan çıkar. Sağlıkla kalın...

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73