• BIST 115.147
  • Altın 163,343
  • Dolar 3,8058
  • Euro 4,6547
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 9 °C
  • İzmir 5 °C
  • Konya 0 °C

Doğal üretim

Ali İlkbahar

Halk Ekmek bir tedavi kuruluşu değil, hastane değil, ama AR-GE‘si araştırması, sunduğu ürünlerle insanların sağlıklı halinin devamına katkıda bulunan bir kuruluştur.

Bu özelliğinden dolayı; üretilen ürünlerin katkısız olarak üretmeye gayret etmektedir.

Onun için tam buğday ekmeğinin en önemli tarafı doğadan gelen buğdayın olduğu gibi una dönüştürülüp içine hiç bir şey katmadan, buğdayın dışındaki ince zarı ayırdıktan sonra kabuğu ile birlikte %98 ile %95’inin una dönüştürülmesidir.

Buğdayın tamamına yakını una dönüştürülmüştür. İnsan sağlığı için en önemli demir, çinko, folikasit vs. vitamin ve mineraller buğdayın kabuk bölgesinde olduğundan tamamı unun içindedir.

Bu unu zenginleştirmek, aromasını artırmak, rengini koyulaştırmak, ekmeğin hacmini büyütmek vs. için kullanılankatkılar, onun doğal yapısına zarar verecektir. Şifa yerine faydalı kısmını azaltacaktır. Hatta bu ilave katkılar çoğaldıkça faydasız, hatta zararlı olabilir. Onun için daha fazla kazanmak, daha az undan daha hacimli ekmek üretmek gibi bir çalışmamız olmamalıdır.

Eğer buğdayın tamamından elde ettiğimiz ekmeğin mis gibi kokusu lezzeti yanında sağlığımıza katkıda bulunacaktır. Çünkü her katkı maddesi doğal yapıdan birşeyler götürmektedir. Ayrıca un doğal yapısına ticari sebeplerle birşeyler katmaya gerekte yoktur.

Doğal katkısız ekmekten demir, çinko, folikasit gibi vitamin ve mineralleri alırken katkı olmadığından kimyasal işlem gören katkıların yan olumsuz etkileri de olmayacaktır.

Ekmekle birlikte mümkün olduğu kadar tükettiklerimizde doğal yapısı bozulmamış katkısız gıdaları tercih etmektedir.

Ürünlerin hazırlanmasında üretici daha çok kazanmak, pazardan daha büyük pay elde etmek için nasıl gayret ediyorsa, bizde sağlığımızın devamı için vücudumuzun kimyasal işlem görmüş katkılardan korumalıyız. Hatta üreticileri sağlığımız gerekçesi ile tercihlerimizi doğru kullanarak yönlendirmeliyiz. Üretici kazansın ama tüketicinin sağlıklı halinin devamında katkıda bulunmalıdır.

Her dalda olduğu gibi insanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır prensibini yaşatmalı kazançla birlikte insanlara zarar vermeden doğal yapıları koruyarak üretmeliyiz.

Örneğin; Tereyağı kullanıyorsak ona tereyağı aroması vs. birşeyler katarak daha çok kazanmak için insanlarımızın sağlıklı haline zarar vermeden doğal şekliyle üretip insanlığa faydalı olmalıyız.

Daha çok çeşitli, aromalı, algı ağırlıklı sağlığımıza olumsuz etki yapacak gıdalar yerine, doğal ürünlere doğru tercihlerde bulunmalıyız.

Doğru, etkin denetçi sağlığına önem veren araştıran, inceleyen tüketicidir. Tüketicimiz bilinçlendikçe doğallığa topraktan, daldan geldiğine yakın üretim ve tüketim yolu açılacaktır.

Bunun yanında daha fazla üretip daha fazla kazanacağız diye kimyasal gübreleri çoğaltma yerine, ekilmeyen milyonlarca m2 tarım alanları geri tarıma kazandırarak doğanın doğal müdahale etmeden verdiğine razı olup insanlarımıza hizmet ederek örnek olmalıyız.

Neslimizin sağlıklı yetişmesi için üzerimize düşen görevi fazlasıyla yapmalıyız. Biz insanları sömürüp kenara atamayız. İnancımız buna müsaade etmediği gibi biz milletimize hizmetkar olmak için daha çok çalışmalı, daha faydalı doğal ürünler üretmeliyiz.

Yolumuz uzun, yükümüz ağırdır.

Gayret ve dua ile.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73