• BIST 95.617
  • Altın 277,197
  • Dolar 5,7554
  • Euro 6,3716
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 27 °C
  • İzmir 29 °C
  • Konya 22 °C

Dünyanın en uzun nehri

Selçuk  YILDIRIM

Geçtiğimiz pazartesi günü yine Müslümanların hunharca katledildiği bir tarihin yıl dönümüydü. Takvimler 26 Şubat 1991 gününü gösterdiğinde Azerbaycan topraklarına göz diken Ermeniler bu amaca ulaşabilmek için yüzlerce masum insanı bütün dünyanın gözleri önünde resmen katletti. Bir o kadarını da yaraladı.
Son yüzyılda yükselen değer Müslüman katletmek olsa gerek. Dünya haritasında elinizi koyduğunuz her coğrafyada eğer Müslüman bir topluluk varsa orada ister iç çatışmalar yoluyla olsun ister demokrasi götürme bahanesiyle olsun sürekli zulüm ve çatışma söz konusu. Belki biraz abartıyorum gibi gelebilir lakin durum hiç abartılmayacak kadar hassas ve gerçek. Batı kendi arasındaki mücadeleye son verir vermez ilk olarak Müslüman coğrafyalarda çeşitli müdahalelerle çatışma ortamları oluşturarak oralarda kan dökmeye başlamıştır.
Bunlardan ilki diyebileceğimiz olay Hindistan’ın bölünmesiyle ortaya çıkan devletler, burada önemli olan husus yıllarca beraber yaşayan aslen Hindu olan ama farklı dinlere mensup insanların bir arada yaşayabiliyor olmalarıdır. Ortaya çıkan nifakla şimdi beraber çok daha güçlü olması beklenen Hindistan’ın 3-4 parçaya bölünerek daha zayıf her kaşındığında kanayan yaralarının olması. Şimdi Hocalı ile Hindistan ne alaka diyebilirsiniz ancak Hindistan’da çıkan nifak neticesinde Müslümanlar Hintliler, Hindular tarafından zulme uğramış ve neticesinde büyük çatışmalarla ayrılarak Pakistan devletini kurmuşlardır. Zamanda biraz daha ileri gittiğimizde ise Afganistan’ın 80’li yıllarda ilk önce Ruslar ve 2000’li yıllarda Amerikalılar tarafından işgali yine Müslümanların çoğunlukta yaşadığı coğrafyada yine Müslüman kanı dökülmektedir. Yine 90lara geldiğimizde Ermeniler büyük hamilerinden aldıkları icazet ile Azeri topraklarına göz dikip orayı almak için hiçbir savaş arenasında gerçekleşmemesi gereken feci, acımasız, kanlı katliamlar gerçekleştirmiş yüzlerce Müslüman’ın kanına girmişlerdir. Öyle ki insanlık tarihinin o güne kadar görmüş olduğu belki en büyük pisliği yaparak bir annenin karnını canlı canlı kasaturayla yararak içindeki yavrusunu alıp onu da öldürüp kasaturanın ucunda gezdirmek suretiyle vahşetlerin en kötüsünü yapmaktan geri durmamışlardır. Bu olaylar yalnız biz diğer Müslümanların değil bu sahneye şahit olan veya duyan vicdan sahibi gayri Müslümleri bile derin acıya boğmuştur. Fransız gazeteci Jean-Yves Junet'nin gördükleri karşısında söyledikleri, katliamın boyutunu da gözler önüne seriyor: "Pek çok savaş hikâyesi dinledim. Faşistlerin zulmünü işittim, ama Hocalı'daki gibi bir vahşete umarım kimse tanık olmaz, Hocalı’da öldürülmüş kadın ve çocuklar arasında canlı canlı kafa derisi sadece kemikleri kalıncaya dek soyulmuş, tırnakları çıkarılmış kişiler görmüşler. Bu, Azerilerin propagandası değil bir gerçektir" diyerek oradaki katliamı dünya kamuoyuna aktarmışlardır. Bunların yanından yüzlerce de yaralı ve kayıp Karabağlı bulunmaktadır. Ayrıca Azerbaycan toprakları şuan bile halen Ermeni işgali altındadır. Dökülen kan  ise yine Müslüman kanı.
Takvimleri biraz daha ileri sardığımızda ise Avrupa Kıtası’nın tam ortasında 1995 yılında Bosna’daki Müslümanlar hiçbir sebep yokken savaş çıkartan Sırplar tarafından hunharca katledildi. Bosnalı Müslümanların orada bu vahşete uğramasının tek nedeni ise sadece Müslüman olmalarıydı. Sırplar aynen Ermeniler gibi kadın çoluk çocuk demeden 8 – 10 bin arasında Müslümanı katletti yine yüzlercesi ise kayıp günümüzde ise halen toplu mezarlar ortaya çıkıyor. Bütün bu olanlar ise sözde Ermeni soykırımını meclislerinden sırf bize inat olsun diye geçiren NATO kuvvetlerinin oradaki gücü olan yani orada güvenliği sağlaması gereken HOLLANDA askerleri kuvvetlerinin gözleri önünde ve hatta onların yardımıyla bu katliam gerçekleşiyor. Müslüman Boşnaklardan silahlarını alıp kampa yerleştiren Hollandalı komutan Sırpların kampa girip Boşnakları katletmesine müsaade ediyor. Tabi alışkın kendileri de kan içmeye, kendilerinin de Afrika’da, Güney Amerika’da bulunan Surinam’da yaptıklarını insanlar unutsa da tarih unutmaz bunların ellerine bulaşan kanın elbet hesabını Allah soracaktır.
Yine diğer bir vaka ise Irak- İran arasında cereyan eden savaş, 1. ve 2. Körfez Savaşı, Irak’ın işgali, Arap Baharı, Suriye’de cereyan eden iç savaş neticesinde akan kan yine Müslüman kanıdır. Buralardaki vahşetler ise en az diğerleri kadar acıdır.
Efendim sözün özü başlıktan bu yana sizlere anlatmak istediğim en Dünyanın en uzun nehri Müslüman kanının aktığı nehirdir maalesef.   
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73