Ali İLKBAHAR

Ali İLKBAHAR

Eğitim

Eğitim

Ne Osmanlı kalabildik, ne Avrupalı olabildik. Ne inancımızı kaynağından öğrenebildik, ne de yaşayabildik. Arasatta bir nesil olduk. Böyle olmuyor. Atalarımızın dinini, aklını, huzurunu istiyoruz diyince, imalat hatası dediler.

Müslümanız kuranı öğretin diyince çağdaş olmadığımızı vurguladılar. Uzun yıllar bir o tarafa bir bu tarafa çırpındık durduk. Zaman zaman bağımsızlık şarkıları söylüyorduk. Başka bir millete benzemek, Avrupalı gibi olmak, kendimizi yok kabul edip inkâr etmek kafama yatmıyordu

Değişimi inkar olarak uyguladılar. Ezanı tekrar eski orijinal haline getirince de Anadolu bayram yaptı kaybettiklerimize kavuşunca da çok çok seviniyorduk. Benim köküm, değerlerim var. Ben büyük bir medeniyetin mirasçısıyız. Son peygamberin ümmetiyiz dendiğinde de asker postallarının sesi geliyordu. ”Biz ne dersek o olur” diye susturuluyorduk. Vahyin belgesini gizli gizli, nöbet tutarak öğreniyorduk.

Yılmayan, usanmayan Anadolu “ bu tekerlek tümsekte kalmaz” diye iki ileri bir geri pes etmiyorduk. “Durmak yok, ha gayret” diye didindik çalıştık, itelendik, kakalandık, okul kapılarından çevrildik vs ama sonunda başardık.

Dünyanın dört bir yanında sömürülen, çırpınan, yol gözleyen mazlumlara ulaşmayı başarmaya başladık. Çamur yerine kuyudan su çıkardık, sevinç çığlıklarına şahit olduk. Bir lokma ekmeğin şükrünü arşa yükseldiğine şahit olduk. Mazlumlara can olduk, nefes olduk. Olmaya devam ediyoruz.

Göklere çıkarılan, yıkılışını seyrettiğimiz, medeni dünya dedikleri emperyalistlerin yıkılışının başladığına şahitlik ediyoruz… hatta 60’ın üstünde Covid-19 dolayısıyla süper geçinen devletlere bile yardım ettik.

Karabağ gibi toprakları işgal edilen kardeşlerimizin yanında olmayı başardık. Hak ve hukukun konuşulduğu uluslararası masada hak ve hukuku öğretiyoruz. Hakkımızı savunuyoruz. Birleşmiş milletlere “ dünya beşten büyüktür” diyince taşlar oynadı. Varlığı tartışılmaya başlandı. Dünya yeniden yapılanmaya başladı.

Büyükşehirlerimizde üniversite varken 81 ilimizde üniversite açıldı. Bütün gençliğe üniversite, burs, yurt yapıldı. Okumayan kalmasın diye. Bir eksiğimiz ortaya çıktı. Savunma sanayimiz ilk destanlar yazılırken mazlumlara ümit olurken, diğer yandan da gençliğimize 18 yaşında seçme ve seçilme hakkı tanınırken, gel yanıma bu devlet, millet sana emanet dediğinde sanal dünya bağımlısı gençlerimiz, çocuklarımız, sanal dünya bataklığında çırpınışlarından rahatsız olduk. Evlatlarımız çırpınırken işin önemini, yükün ağırlığını anlayamadılar.

Dünyanın dört bir yanında yolunu bekleyen mazlumların, çaresizlerin davetini duyamadı.
Ordumuzla birlikte; öğretmeni, öğrencisi, okulları, üniversiteleriyle çok büyük eğitim ordumuz var. Eğitilmesi gereken Milli-Eğitim görevinin Eğitim kısmını yerli, köklerine bağlı geçmişinden ders alan, geleceğini planlayan, değerlerine saygılı, araştıran, önder, lider gençliğimizi ayağa kaldıracak EĞİTİM çalışmalarını yapamadık.

İstanbul’u fetheden FATİH’in, oyun oynarken bile İstanbul’un(Konstantinopolis) haritasını kağıda, yerlere çizip, hedefine kilitlenen gibi, gençliğimize verilecek eğitimi tam veremedik. İnançlı, kararlı, hedeflerine (2023, 2050, 2071 gibi)  kilitlenmiş, dünyaya huzur ve barışı getirecek, mazlumların gözyaşlarını silecek, gençlik hedefe kilitlenecek EĞİTİMİ alamıyor.

Sanal dünyada başka bir insan olsun diye değerlerine karşı ilgisiz yetiştirme gayreti oyalanmalarına sebep oluyor. Emperyalistlere karşı mücadele eden, bağımsızlık mücadelemizde yerini alamayan, araştırmayan bir kısım gençlik dar çerçevesinde gelecekteki büyük yıkımın farkına vardırılamıyor. Hatta hiç ilgi alanında olmadığına inananlar var.
15 Temmuz’da olduğu gibi, vatan tehlikede ise, bayrak indirilecekse, ezan susturulmak isteniyorsa, vatan parçalanmak isteniyorsa öbür tarafı teferruattır diyen, düğüne gider gibi koşan, gençliğin yaygınlaşarak yetişmesi için EĞİTİM’e acil el atmalıyız.

İlgisiz, umursamayan, egoist, menfaatçi bir nesil yerine “Ben buradayım” diyebilecek gençliği yetiştiren insanlığı aydınlatan EĞİTİM çalışmalarımıza hemen başlamalıyız.

Yolunu bekleyenleri usandırmada, ümitsizliğe kapılmadan, donanımlı eğitilmeli ayağa kalkmasına yola yol alacak gençliği EĞİT’meliyiz. Dünyanın yeniden yapılanmasına çare bizim neslimiz. Eliyle olacağını iyi kavramalı, direksiyona hazırlanmalıyız.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR