• BIST 1.061
  • Altın 477,157
  • Dolar 7,2075
  • Euro 8,4903
  • Ankara 31 °C
  • İstanbul 27 °C
  • İzmir 28 °C
  • Konya 30 °C

Ekonomik Hayvan Değiliz

Alperen Aydın

Zorlaştırılan yaşam koşulları, işsizlik, hak yeme, aç gözlülük almış başını gidiyor. Samimiyet ortadan kalkmış, güven çok az kimselere münhasır olmuş. Rızık aslanın ağzında safsatasıyla gariban kesim sömürülmekte.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; İNSANIZ. Her şeyin bir sorumluluğu olduğu gibi insan olmanın da sorumlulukları var. Birbirine zulmettikten sonra, birbirinin hakkını gasp ettikten sonra ‘’hayvandan daha da aşağı’’ olmak kaçınılmaz.

Elbette yeryüzünde ‘’kuvvet’’ unsurundan mütevellit adil bir mülk dağılımı olduğu söylenemez. Her ne kadar beşerin mülklerin üstünde tasarruf hakkı olsa da İslâm’a göre ‘’Mülk Allah’ındır.’’ Hâl böyleyken mülke tam hakimmiş gibi tavırlar, tam sahiplenme çalımları niye? Dünya’da ne varsa hepsi O’na (c.c) aittir. Ama bugün bu mülk ve zenginlik nimeti başkalarına baskı unsuru olarak kullanılır oldu.

Özellikle özel sektörde yapılan adaletsiz ücretlendirme yetmezmiş gibi ‘’insanların insanca yaşama hakkına’’ bile göz dikiliyor. Hakkı olanı vermek varken, çalışanın kurumayan teri üzerinden nasıl kâr elde ederiz? Hesabı yapanlar, o kutlu hesap gününden utanmalı ve kendine gelmelidir. 

Dünya ve Ahiret hayatında verim ancak çalışanını tatmin etmekle mümkündür. Çalışanının kendisinden razı olmadığı bir durumda ne bu dünyada bereket düşünülebilir, ne sonsuz hayat için bir kurtuluş. Geçici kâr rüyası ile insanları insanüstü çalışmaya itmenin ciddi manada bir insana yakışabileceğini düşünmüyorum. 

Allah korkusunun azalması hatta kısım kısım kimselerde kalmaması her alanda olduğu gibi iş hayatına da etki ediyor. Zira Allah’tan korkan bir toplum, birbirini Allah için sever. Allah için birbiriyle nimetlerini paylaşır ve yine Allah için hiç değilse tebessümünü eksik etmez. Birbirini Allah için sevemeyen insanların ortaya koymuş olduğu, belki hepimizin bir tutam boyasında vebalimiz olan çirkin bir tablo bu!

Merhum Seyyid Ahmet Arvasi hocamızın dediği gibi ‘’İnsanı insana yararlı kılmak başka şey, insanı istismar etmek başka şeydir.’’ İnsanlar istismar edilmeden birbirlerine yararlı olmaya çalışmalıdır. 

Bu konuda daha fazla konuşmaktan ar ediyor, böyle kişileri iki cihan serveri Resulullah Efendimiz’in (sallallahualeyhi ve sellem) mübarek sözleri ile baş başa bırakıyorum.

“Allah Teâlâ, çalıştırdığı işçiden azami verim aldığı halde, onun ücretini tam ödemeyenin öteki hayatta hasmı olacaktır!” (Buhârî, İcâre, 10)

Bir kudsî hadiste Rabb’imiz şu ilahi tehdidi seslendirmiştir:

“Üç kimse, kıyamet gününde Beni karşısında bulacaktır: Benim adımı kullanarak haksızlık eden; hür bir insanı satıp parasını yiyen; bir işçiyi çalıştırıp da ona ücretini vermeyen!” (Buhârî, İcâre, 12, 15).

Hazreti Ebû Zer, bir gün eline geçirdiği elbiselik kumaşı ikiye bölmüş, bir parçasını kendisine, diğer parçasını da eli altındaki işçiye parçalı olarak elbise yaptırmıştır. Bu davranışının nedenini soranlara o, Rasûl-ü Ekrem Efendimiz'in hadisi ile cevap vermiştir:

“İşçi kardeşleriniz sizin işlerinizi yapan kimselerdir. Allah onları ellerinizin altına verdi; dileseydi sizi onların eli altına sokabilirdi. Öyleyse, yanınızda işçi çalıştırıyorsanız, yediğinizden onlara da yedirin, giydiğinden giydirin. Onlara güçlerini aşan bir iş teklif etmeyin; eğer zor bir işi yapmalarını isterseniz, siz de onlara yardım edin!” (Müslim, İmân, 38, 40).

“Çalıştırdığınız kimsenin ücretini henüz teri kurumadan veriniz!” (Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, IV/97)

Hazreti Ömer (r.a) kıtlık olduğu zaman -ki o gün bir devlet reisidir- ekmeğini sirkeye batırıp yiyerek hayatını devam ettirmeye çalışmıştır. O, halife ile hizmetçisinin bir tek bineği nöbetleşe kullanıp, deveye sıra ile binmelerini hiç de fevkalâdeden bir hâdise olarak görmemiş ve öyle mütevazıâne davranmıştır.

Ebû Ubeyde b. Cerrah, ordusu açlığa maruz kaldığı bir dönemde, kendisi de, askerleri gibi bir-iki hurma ile iktifâ etmiştir...

İşte! İnsanı insan yapan değerler! İşte! Yine İslâm! Yeniden İslâm! Zalim ve kokuşmuş sistemin bataklığında çırpınan insanların sesi olmak adına; Yaşasın insanı insan olarak gören ve hak ettiği şerefi ona vermekte çekinmeyen İslâmi düzen! Kahrolsun insanı hayvandan aşağı olmaya iten batıl düzensizlik!

Belirtmekte fayda var; hiçbirimiz ekonomik hayvan değiliz! Yazımızı Ömer Lütfi Mete ağabeyin şiirinden bir kısım ile bitiriyoruz. Çokça dua etmeniz ricamız. Allah’a emanet olun.
Yarına safra
Vurguna şifre
Zengine sofra
Yoksula tafra
Bu çağın düzeni
Bu çağın düzeni
Olmaz olsun
Alçağın düzeni

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73