• BIST 1.391
  • Altın 495,421
  • Dolar 8,7180
  • Euro 10,3510
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 25 °C
  • Konya 17 °C

Farkedelim Ve Sevelim

Yusuf Akoğul

Bizler epey hissizleştik, hislerimizi kaybetmeye başladık. 
Kaybettiğimiz hislerden birisi ise sevgi.
İnsan, insanı sevmelidir. Sık sık telaffuz edilen insanlığı değil. Bunu özellikle belirtmemizin sebebi; insanların sevgi yokluğu içerisinde olmasına mukabil insanlığı tercih etmesidir. 
Burada şunu demek istiyoruz. Malum olduğu üzere insanlar sever, sevilir yani sevgi duygusuyla iç içedir. Nihayetinde sevgiye muhtaçtır. 

Lâkin günümüzde en çok sömürülen duygulardan birisi güvense diğeri de insanların birbirlerine duyduğu sevgidir. Güven duygusu sarsılan insan, sevgisini de sakınmaya başlar. 
Dolayısıyla sonuç olarak tezahür eden insanlık rağbet görür ve her yerde anılır. 
Birisi beklemediğimiz bir iyilik yaptığında "İnsanlık ölmemiş" deriz. 
İnsanlık; iyilik yapandır, sevgi duyandır, güzel iltifatlara layık olandır… Bundandır ki insanlık daha çok sevilir. Hissizleşen dünyada ise daha çok belirir. 

İnsanın insana dair olması gereken sevgisi insanlığa olmaya başlar. İnsanlık esasında sevgi yokluğu halinde ileri sürülen bir mazarettir. Sevilen, gösterilen sevgidir. 
Sevmeye değer veren ve dikkat çeken rahmetli Galip Erdem bu hususta "Sevmesini unuttuk Allah’ım! Aşk yolunu bıraktık, kin yoluna girdik. Önce seni sevmeyi unuttuk hatta seni sevmeyi suç saydık. Sonra birbirimizi sevmeyi unuttuk. Dostluğun hazzını teptik, düşmanlığın zehrine alıştık. Seni sevmeyince birbirimizi zaten sevemedik." demektedir. 

Evet bu söze sonuna kadar katılıyorum maalesef değişen bir şey yok, vaziyet halen aynı. Bizler sevginin yerini kine, düşmanlığa bırakıyoruz. 
Sevgi aynı zamanda samimiyetin de ölçüsüdür, belirleyicisidir. Türk milletini samimiyetten uzak değerlendirmek mümkün değildir. 
Anlatılan hatıraların en azından bir tarafı samimiyet içermektedir ve samimiyet Türk milletiyle bütünleşmiştir. 
***
Gece olmasa bizler, yıldızlarının parıltısıyla tepemizi kuşatan gökyüzünün güzelliğinin farkına varamayız. Güzelliklerin kendisini farkettirebilmesi için zıddının mevcudiyeti gerekir. Bu misalde olduğu gibi karanlık aslında bizim görmemize vesile olabilmektedir. Daha öncede sık sık değindik içerisinde bulunduğumuz süreç bizleri kısıtlamaktadır. 
Farkında olmadığımız, bizlere sunulan çok basit diyebileceğimiz hizmetler bile şimdi oldukça manidar. 
Bu kısıtlamalardan doğru değerlendirmeler eşliğinde müspet neticeler çıkarmalıyız. 

Özellikle hissizleşen ruhumuzun sevgiye ne kadar muhtaç olduğunu farkedelim. Öncelikle ruhumuzun Allah sevgisine muhtaç olduğunu görelim. Bundan uzaklaştıkça da kin yolunu tuttuğunu bilelim.
Bilelim, görelim, fark edelim ve sevelim. 
Düşmanlıklarımızı artık bir kenara bırakalım. 
İnşallah hem evde geçirdiğimiz zaman vesilesiyle hem de  Ramazan vesilesiyle bu hissin değerini idrak ederiz.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73