• BIST 1.436,150
  • Altın 532,02
  • Dolar 9,2600
  • Euro 10,7600
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 16 °C
  • İzmir 22 °C
  • Konya 16 °C

Gordion’da Kral Midas’ı Gördüm

Osman Akdoğan

Sürekli ziyaret etmek isteyip de bir türlü fırsat bulamadığım Polatlı’daki UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne girmeye hazırlanan Gordion’a bir vesile ile yolum düştü. 

Ankara’ya 80, Polatlı ilçe merkezine 20 km uzaklıktaki Yassıhöyük Mahallesi’nde yer alan Friglerin başkenti Gordion’u, Kültür Sanat Muhabirleri Derneği Başkanı İbrahim Gökdemir ve Gazeteci-Yazar İsmail Tekpınar ile birlikte ziyaret etme imkânı buldum. 

Yolculuk esnasında Polatlı’nın uçsuz bucaksız ovasında sıralanan onlarca dev tümülüs bizde hayranlık uyandırdı. 
 
Kral Midas’a ait olduğu bilinen 53 metre yüksekliğinde, 300 metre çapındaki bölgenin en büyük ve ihtişamlı tümülüsü bizi heybetiyle karşıladı. 

Dev tümülüslerin, soylu kişilerin mezarlarının üstüne sevenleri tarafından atılan toprakla oluştuğunu öğrenmemiz ve Anadolu’da sıkça kullanılan “toprağın bol olsun” sözünün hikayesinin buradan gelmesi bizi bir hayli şaşırttı. 
 
Şaşkınlık ve heyecanın ardından Anadolu’nun en büyük ikinci tümülüsü unvanına sahip Midas Tümülüsü’ne 1960’lı yıllarda Türk maden işçileri tarafından açılan uzun ve dar bir koridordan girdik. Lambalarla aydınlatılmış yaklaşık 100 metrelik yürüyüş sonrasında mezar bölümüne ulaştık. 
Mezar odasına girilemiyor ancak demir parmaklıkların arasından dev ardıç tomruklarından yapılan mezar odası rahatlıkla görülebiliyor. 

Binlerce yıllık ahşap mezar odasında zamanla zarar gören tomruklar, demir parçalarla destekleniyor.

Tomruk ve ahşap malzemelerden yapılan Midas’ın mezar odası aslında Amerikalıların kurbanı oluyor. 
Midas Tümülüsü’nün keşfi sırasında tepeden mezar odasına sulu sondaj yapan Amerikalılar, ahşaptan oluşan mezar odasının su dolmasına sebep oluyor. Çalışmaların durmasının ardından ahşap mezar odası 4 yıl su içinde kalıyor. Buna rağmen ahşaptan yapılan mezar odası çok az bir zararla kurtarılıyor. 

Günümüzde mezar odasındaki ahşapların bazılarının bel verdiği, tomrukların yıprandığı görülüyor. Çökmenin meydana gelmemesi için mezar odasında birtakım önlemler alınıyor, sürekli ölçüm yapılıyor. 

Kral Midas’ın tümülüsünün ilk keşfi 1901’de, Gustav ve Albert Koerte kardeşler tarafından yapılıyor. Daha sonra 1951 yılında Pensilvanya Üniversitesi’nden Arkeolog Rodney S. Young tarafından çalışmalar başlatılıyor. 1957 yılında Zonguldaklı madencilerin başını çektiği işçiler tarafından kazısı yapılan tümülüs, 1960’ların başında Türk mühendislerin başarılı çalışmalarının ardından ziyarete açılıyor. 

Kral Midas’ın dev tümülüsünün hemen karşısında Gordion Müzesi yer alıyor. Müzede Tunç Çağı olmak üzere Frigler, Lidya ve Roma dönemine ait çok sayıda eser bulunuyor. Bölgeden çıkarılan eserlerin önemli bir kısmı Anadolu Medeniyetler Müzesi’nde sergileniyor. Müzedeki eserler hayranlık uyandırıyor. Müzede gezerseniz, Midas’ın ahşaptan yapılan mezar odasının bir örneğini görme imkanı da bulabilirsiniz.

Bölge tarih açısından çok önemli bir yer edinmesine rağmen, Gordion’a turizmin istenilen seviyede olmadığını görüyoruz. Bölgenin hak ettiği yere gelebilmesi ve turizm konusunda canlılık kazanması için yeni projelere imza atılması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, Gordion’dan başlayarak Friglerin hüküm sürdüğü Ankara, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kütahya illeri arasında bir kültür ve doğa rotası oluşturulmasının bölge turizmine canlılık getireceğini söyledi. 

Ben biraz araştırdım bu konuda bir rota var ancak gördüğüm kadarıyla bu rota aktif değil. Bunu, ilgili bakanlığın ve yerel yönetimlerin katkısıyla aktif hale getirebilsek bölge turizmi istenilen seviyeye gelebilir. 

Öte yandan bölge bir adeta bir Tümülüs cenneti. Aldığım bilgilere göre bölgede 130 tane Tümülüs var. Bunun üzerinden de farklı projeler üretilebilir. Belki de dünyanın en fazla tümülüsüne Gordion ev sahipliği yapıyordur.  

***

Gezimizin ardından Ankara Devlet Opera ve Balesi (ADOB) tarafından Gordion Müzesi alanı içerisinde sergilenen "Midas'ın Kulakları" adlı satirik operasını izledik. 300 kişilik ekibin sergilediği gösteriden oldukça keyif aldım. Sergiledikleri güzel operadan dolayı buradan bir kez daha Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin değerli yöneticilerini ve üyelerini tebrik ediyorum. 

Kendisine zaman ayırın ve mutlaka Sakarya Meydan Muharebesi’nin yaşandığı Polatlı’yı, Friglere başkentlik yapmış Gordion’u ziyaret edin. Bu gezisi size şiddetle tavsiye ediyorum. 

Osman Akdoğan
o.akdogan@gmail.com

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73