• BIST 111.073
  • Altın 274,569
  • Dolar 5,7920
  • Euro 6,4722
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 14 °C
  • İzmir 15 °C
  • Konya 9 °C

Hüseyin Sadettin Arel kimdir, eserleri neler?

Türk Musikisinin üç önemli otoritesinden birisi olarak nitelendirilen Hüseyin Sadettin Arel kimdir, hangi dönem yaşadı, hangi eserleri verdi, hangi ödülleri kazandı, Türk musikisine hangi katkıları sundu? Müzik ve hukuk alanında hangi STK’ları kurdu?
Hüseyin Sadettin Arel kimdir, eserleri neler?

Türk musikisine önemli katkılar sunan ve yenilikler getiren ünlü besteci Hüseyin Sadettin Arel’in hayatını sizler için derledik.

Türk musikisinin üç önemli otoritesinden birisi olarak nitelendirilen Hüseyin Sadettin Arel kimdir, hangi dönem yaşadı, hangi alanda çalışmalar yaptı, hangi eserleri verdi, hangi ödülleri kazandı, Türk musikisine hangi katkıları sundu ve yenilikleri getirdi, müzik ve hukuk alanında hangi STK’ları; hangi yayın organlarını kurdu?

İşte cevabı:

Hüseyin Sadettin Arel 1880 yılında İstanbul'da doğdu. Kazasker Mehmet Emin'in oğlu, Sadrazam N. Abdurrahman Paşa'nın damadıdır. Geleneksel sistem içinde çoksesliliğe yönelen ilk Türk bestecisidir. İzmir İdadisi’ni bitirdi; ayrıca Arapça olarak medrese bilimleri okudu, medreseden “icazetname” (diploma) aldı. 1906’da İstanbul Hukuk Mektebi’ni birincilikle bitirip, o zamanki kurala göre, altın “Maarif madalyası” ile ödüllendirildi. 6 Mayıs 1955 yılında İstanbul'da vefat etti. 

ŞURAYI DEVLET (DANIŞTAY) BAŞKANI OLDU

İzmir Vilayeti Özel Kalem Müdürlüğü ile Adliye Nezareti’nde çeşitli görevlerde bulunduktan sonra, İstanbul’da Deniz Ticareti Mahkemesi üyeliğine (1909), ardından Adliye müfettişliğine atandı. Washington’da toplanan Uluslararası Hukuk Kongresi’ne hükümet temsilcisi olarak katıldı (1910). Adliye Ceza İşleri müdürlüğüne, bir buçuk ay sonra da Adliye müsteşarlığına getirildi (1911). Ertesi yıl müsteşarlıktan ayrıldı. Şurayı Devlet üyesi (1913), Tapu Kadastro genel müdürü (1914), Şurayı Devlet Tanzimat Dairesi başkanı (1915) oldu. 1918’de Şurayı Devlet’ in (Danıştay) kaldırılması üzerine görevinden çekildi; daha sonra hiçbir resmi görev almadı, yaşamının sonuna değin avukatlık yaptı.

MUSİKİ ÜZERİNE ÖNEMLİ ÇALIŞMALAR

1908’de Meşrutiyet’in ilanından sonra Şehbal, 1939’da Türklük adlı dergileri çıkardı; birincisi 100 sayı, ikincisi 15 sayı yayımlanabilen bu dergilerde müzik ve kültür konularında çeşitli yazılar yazdı. 1943’te beş yıllık bir sözleşmeyle İstanbul Belediye Konservatuvarı başkanlığına getirildi. Sözleşme süresi dolunca görevinden ayrılarak İleri Türk Musikisi Konservatuvarı Derneği’ni kurdu. 1948’den sonraki yazılarını, bu derneğin yayın organı olan Musiki Mecmuası’nda yayımladı. Türk Filarmoni Derneği’nin de kurucusu ve ilk başkanıdır.

PEK ÇOK ENSTÜRÜMANI KULLANIYORDU

Arel, müziğe mandolin çalarak başladı. Batı notasını öğrendikten sonra, İzmir’de Şeyh Cemal Efendi’den, İstanbul’da besteci Şekerci Cemil Efendi’den ud dersleri aldı. Ney, nısfiye, girift, tambur, keman, kemençe, piyano üzerinde de çalıştı. 1907-1909 arasında Edgar Manas’dan armoni, kontrpuan, füg dersleri aldı. Kompozisyon, orkestralama, çalgılama gibi Batı müziği konularını kendi çabasıyla, klasik ve dini Türk musikisini de daha çok zamanın tekke şeyhlerinden, özellikle Hüseyin Fahreddin Dede’den öğrendi.

TÜRK MUSİKİSİ HAKKINDA ÖNEMLİ TEZLER

Şehbal dergisinde Bedî Mensî takma adıyla, musiki tarihi, özellikle eski Türk notası ile ilgili aydınlatıcı yazılar yazdı; Kantemiroğlu’nun Edvar’ını yayımlayarak bu önemli eserin ortaya çıkmasını sağladı, içeriğinin zenginliğiyle olduğu kadar baskısının güzelliğiyle de dikkati çeken bu dergi, uluslararası bir sergide altın madalya kazandı. Türklük dergisinde yayımlanan “Türk Musikisi Kimindir?” başlıklı dizi yazılarında, gerek Batılı yazarlarca, gerekse Cumhuriyet’ten sonra Türkiye’de sık sık ileri sürülen, Türk musikisinin yabancı kaynaklara dayandığı iddialarını cevaplandırdı. Geleneksel musikinin kaynağı olduğu söylenen eski İran, eski Arap, Bizans, Yunan müziklerine ait örneklerin günümüze ulaşamadan yok olduğunu belirttikten sonra, Türk musikisinin bu kültürlerin müzik anlayışından farklı bir sisteme dayandığı tezini savundu. Ziya Gökalp’ten bu yana, klasik Türk musikisinin yabancı kökenli olduğu yolunda birçok iddia ortaya atılmasına karşın, Arel’in bu yazılarındaki tezi bugüne değin çürütülmemiştir. 1948’den sonraki tüm yazıları Musiki Mecmuası’nda yayımlandı. Kuramsal çalışmaları, ders notları ile makalelerinin büyük bir bölümü bu dergide dizi yazılar halinde kalmış, ayrıca basılmamıştır.

MUSİKİ İÇİN İCRA HEYETİ OLUŞTURDU

Arel, bir öğretmen ve yönetici olarak, sırasıyla, Darüttalim-i Musiki Cemiyeti’nde, İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda, İleri Türk Musikisi Konservatuvarı Derneği’nde çalıştı. Türk musikisinin “ustadan çırağa aktarılan” bir bilgi dalı olmaktan kurtarılarak çağdaş, bilimsel yöntemlerle öğretilmesi için uğraştı. Darülelhan’ın 1926’da kaldırılmasıyla, Türk musikisi öğretimi yapan hiçbir resmi kuruluş kalmamıştı. 1943’te çıkarılan bir yasayla Türk musikisi bölümünün kurulması ve Batı müziği öğretiminin geliştirilmesi kararlaştırılmıştır. Aynı yasa uyarınca konservatuvar başkanlığına atanan Arel, müzik öğretimine birçok yenilik getirdi. Türk musikisi sisteminin konservatuvarda ders olarak okutulmasını sağladı. Bir “icra heyeti”‘ oluşturdu, bu topluluk bir süre sonra çağdaş bir müzik anlayışıyla konserler vermeye başladı. Ancak, konservatuvarda, yasa gereği, saz öğretimi yapılmıyordu. Arel burada uygulayamadığı yenilikleri gerçekleştirmek amacıyla kurduğu İleri Türk Musikisi Konservatuvarı Derneği’nde çoksesli bir Türk musiki öğretimi için çalıştı, saz öğretiminin Türk ve Batı müziği bilgileriyle yapılmasını sağladı.

NOTA SİSTEMİNİ KURDU

Arel, bir kuramcı olarak, geleneksel teksesli musikiyi Batı müziği bilgisi ve kültürüyle inceleyip değerlendirdi. Makamları sınıflandırdı, bunların ayrı ayrı dizilerden değil, “dörtlü” ve “beşli’’lerden oluştuğunu ileri sürdü. Eski kuramların eksiklerini giderip hatalı yanlarını düzeltti. Türk Musikisi Nazariyatı Dersleri bu alandaki uzun çalışmalarının bir ürünüdür. Dr. Suphi Ezgi’yle birlikte, 24 eşit olmayan aralıklı “sekizli”yi (gam) temel alarak, günümüzde kullanılan notalama sistemini belirledi. Daha önce Ebced, Hamparsum ve Batı notalarıyla yazılan eserler hatalı ya da eksik yazılabiliyordu. Arel ile Ezgi’nin sistemi müziğin yazılışında olduğu kadar, öğretiminde de kesin kurallara varılmasını sağladı.

YENİ SENTEZLE KUTUPLAŞMANIN ÖNÜNE GEÇTİ

Cumhuriyet’ten sonraki yıllar Türk musikisinin yeni bir yol aradığı dönemdir. Bu dönemin müzik açısından en çok dikkati çeken yönü toplumda bir “alafranga-alaturka” tartışması çıkartılmıştır. Zaman zaman siyasi bir çekişme sertliği içinde süren bu tartışma, müzik çevrelerini olduğu kadar dinleyici kitlesini de ikiye böldü ya da bölünmeye zorladı. Bu bölünmenin olumlu yanı, Türkiye’de müzik zevkinin artık değiştiğini, teksesli musikinin de eski biçimiyle sürdürülemeyeceğini açıkça ortaya koymasıydı. Ancak, yeni bir zevk arayışının bir ifadesi olarak gündeme gelen müzik sorununun daha çok “ilerici-gerici” kalıpları içinde tartışılması, Türk ve Batı müzikleri arasında kurulabilecek etkileşimi, alışverişi büyük ölçüde önledi. Arel’in en önemli yanı, böyle bir ortamda, söz konusu kutuplaşmayı benimsemeyerek, müzikte bir Doğu-Batı sentezi önermesidir. Ona göre, Türk musikisi, yapısındaki olanakları tüketmiş bir müzik değildir, tersine olanaklarının pek azını kullanmıştır. Önerdiği sentezin temelinde, Türk musikisinin beş yüz yıllık birikimini reddetmeden Batı müziği tekniğinden ve araçlarından yararlanılması fikri yatar. Bu fikirden yola çıkan Arel, geleneksel musikinin ancak çokseslilikle gelişebileceği, ama çoksesliliğe ancak kendi yapısından doğan bir armoniyle ulaşabileceği görüşünü savundu. Bunun sonucu olarak da, Türk musikisini Batı’nın 12 eşit aralıklı (temperament’h) sistemiyle değil, 24 eşit olmayan aralıklı sistemle, kendi makam dizileri, üzerinde çoksesliliğe yöneltmeye çalıştı. Özellikle “Armoni”, “Kontrpuan”, “Füg” başlıklı dizi yazılarında bu alandaki temel ilkeleri belirledi. Öte yandan, kemençenin çoksesli musikide kullanılabilmesi için bu sazın tellerini üçten dörde çıkarıp ses alanını genişletti, Batı müziğindeki keman ailesinden esinlenerek soprano, alto, tenor, bas, kontrbas kemençelerle bir beşli oluşturdu. Kemençe beşlisi için çoksesli bir eser yazdı. Ayrıca Türk musikisi için bir piyano planı üzerinde çalıştı, ama bu tasarısını gerçekleştiremedi. Arel tüm bu çalışmalarıyla, Türk musikisini bırakıp Batı müziğini alma yoluna gidenlerden de, buna bir tepki olarak geleneksel musikiyi olduğu gibi koruyup sürdürmek isteyenlerden de ayrılır. Bir besteci olarak, hem Batı müziği hem Türk Beste musikisi alanında eserler verdi. Batı müziği alanında çalışmaları oda müziği parçaları, çeşitli çalgılar için “üçlü’ler, “dörtlü’ler, “beşli’ler, “altılı’lar, piyano parçaları, piyano eşliğinde okunan eserler, “lied’ler, çocuk şarkıları, koro parçaları, “kanon’lar, “füg’ler, “fantezi’ler gibi eserler besteledi.

huseyin-sadettin-arel.jpg

MUSİKİYE YENİLİKLER GETİRDİ

Türk musikisinde bestelediği parçalarda, klasik eserlerdeki kalıpları tekrarlamaktan kaçındı, birçok yenilik denedi. Daha önceki besteciler genellikle bileşik makamlar düzenleyerek yenilik yapmayı düşünmüşler, basit makamların göçürümlerini denemeyi pek düşünmemişlerdi. Arel ise basit makamları yalnız kendi yerinde değil, hemen hemen bütün perdeler üzerinde kullandı. Bu özelliği, eserlerini göçürüm (şed, transposition) bakımından zenginleştirir. Arel göçürdüğü dizilerden birine ayrı bir makam adı verdi; Ferahnüma adını taşıyan bu makam, Kürdî basit makamının Yegâh (re) perdesine aktarılmış biçimidir. Besteci, Hüzzam ile Şedd-i araban’ın birleştirilmesiyle elde edilen, Lale-gül adlı bir de bileşik makam oluşturdu. Pek çok makam, usul ve bol geçkili Doğu-Batı (modulation) bir üslup kullandı. Hemen her biçimde sentezi (formda) beste yaptı. Bestelediği parçalarda, nota üzerinde “nüans” işaretleri yazılıdır. Eserlerinin temel özelliği, geleneksel musikinin daha önceki bestecilerce işlenmemiş malzemesi ile Batı müziğinin teknik olanaklarını birleştirmesidir.

MÜZİKTE ÜÇ OTORİTEDEN BİRİ OLDU

Sayısı iki bini aşan eserlerinin büyük çoğunluğu basılmamış ve seslendirilmemiştir. Pek az bir bölümünün notaları Musiki Mecmuası’nda yayımlanmış, birkaç parça saz eseri dc Darüttalimi Musiki Heyeti’nce plağa alınmıştır. Eserlerinin temalarının notaları öğrencisi Laika Karabey’dedir. Bu bakımdan, Arel’in bir besteci olarak gerçek değerinin ortaya çıkması, eserlerinin tamamının yayımlanmasına, daha önemlisi, yayımlanan parçaların da büyük bir bölümünün seslendirilmesine bağlıdır. Arel, Türk musikisi sistemini ve tarihini birçok yönden incelemiş, önemli kuramsal çalışmalar yapmıştır. Rauf Yekta Bey ve Dr. Suphi Ezgi’yle birlikte, Türk musikisinin sistemini bilimsel ölçülerle açıklayan üç bilginden biridir. Türk musikisinin bugünkü notalama yöntemi, Arel’in Dr. Ezgi’yle yaptığı çalışmaların bir sonucudur. Arel, bir besteci olarak, geleneksel makam dizileri üzerinde çokseslilik yolları aramış, bestelediği eserlerle çoksesli Türk musikisinin öncüsü olmuştur. Dergilerde yazdığı yazılarda, o güne değin el atılmamış kuramsal ve teknik konulara herkesin anlayabileceği bir açıklık getirmiş; musikide yenilik kabul etmeyen “alaturka” tutuculuğuyla mücadele etmiştir. Eski nota sistemlerine göre yazılmış eserleri günümüz notasına çevirmiş, musiki terimlerine Türkçe karşılıklar bulmuş, musiki aletlerini geliştirmiştir. Hukuk alanında da çalışmaları vardır. Arel, tüm bu uğraşlarıyla, Cumhuriyet döneminin önemli kültür adamlarından biridir. Türk musikisi tarihiyle ilgili Farsça, Arapça, Türkçe pek çok eser ile çok değerli bir nota koleksiyonundan oluşan zengin kitaplığı, ölümünden sonra, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne bağlı Türkiyat Enstitüsü’ne bağışlanmıştır. 

***Güven Erkaya kimdir? Erbakan’lı YAŞ’ta ne yaptı?

***Gündüz Aktan kimdir? Hangi partiye katıldı?

***Gün Sazak kimdir? MHP’li Gün Sazak’ı kim nasıl şehit etti?

***Gümüştekin Danişmend Ahmed Gazi kimdir?

***Gördesli Makbule Hanım kimdir, hangi dönem yaşadı?

***Reisülkurra Gönenli Mehmet Efendi kimdir?

***Gökhan Evliyaoğlu kimdir?

***Dünyada ilk tıp fakültesini kim kurdu? Gıyaseddin Keyhüsrev kimdir?

***Geyikli Baba kimdir? Kavaklı’daki asırlık çınarı kim dikti?

***FIAT’ın kurucusu kim? Giovanni Agnelli kimdir?

***Giritli Ali Aziz Efendi kimdir, mezarı nerede?

***Genç Osman Destanı nedir, hangi padişah dönemde yaşandı?

***Gelenbevi İsmail Efendi kimdir? Matematik ve Cebir alanında nasıl meşhur oldu?

***Gedik Ahmet Paşa kimdir? Cem Sultan’ın nesi olur?

***Gazanfer Özcan kimdir? Hangi dizi ve filmlerde rol aldı?

***Gevheri kimdir, asıl adı nedir? Seyahatname’de adı nasıl geçiyor?

***Güngör Uras kimdir?

***Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa kimdir? Plevne Marşı kime yazıldı?

***Gazi Muhammed kimdir, nasıl şehit düştü?

***Gazi Hüsrev Paşa kimdir, Saraybosna’ya neler yaptı?

***2. Gazi Giray Han kimdir, kaç yıl tahtta kaldı?

***Gazan Mahmud Han kimdir? Nasıl Müslüman oldu?

***Gaspıralı İsmail kimdir? Türk İslam Birliği için neler yaptı?

***Galip Erdem kimdir? Ülkücülere yardım için hangi vakfı kurdu?

***Gaffar Okkan kimdir, nasıl şehit oldu?

***2. Gıyaseddin Keyhüsrev kimdir, Hunat Hatun’un neyi olur?

***Gülriz Sururi kimdir?

***Güllü Agop kimdir? Güllü Agop’un Abdülhamit Han ile yolları nasıl kesişti?

***Göktürk Mehmet Uytun kimdir?

***Güzin Dino Kimdir, Abidin Dino’nun neyi olur?

***Matbaayı ilk kim icat etti? Johannes Gutenberg kimdir?

***Gökçen Efe kimdir, asıl adı nedir?

***Goethe kimdir, asıl adı nedir, hangi dönem yaşadı, nereli?

***Gevher Nesibe kimdir? Dünyanın ilk tıp fakültesi nerede, ne zaman kuruldu?

***Gerhard Kessler kimdir? İş ve İşçi Bulma Kurumunu kim kurdu?

***Hacca giden ilk padişah kimdi? Genç Osman kimdir?

***Gazneliler devleti nerede, ne zaman; kim tarafından kuruldu?

***Gelibolulu Ali kimdir, asıl adı nedir?

***Fatih Sultan Mehmet kardeş katlini neden kanunlaştırdı?

***Tarihte sultan unvanını alan ilk Türk devlet başkan kimdir? Gazneli Mahmut kimdir?

***Gazi Giray Han kimdir, hangi dönem yaşadı?

***Gazi Ethem Paşa kimdir? Yunanlılara ilk Türk darbesini kim vurdu?

***Gandizm nedir, Budizm’den farkı ne? Gandi kimdir, nereli?

***Fırat Yılmaz Çakıroğlu kimdir, nasıl şehit oldu?

***3. Gıyasettin Keyhüsrev kimdir, nasıl öldürüldü?

***Kürdilihicazkar makamını kim oluşturdu? Hacı Arif Bey kimdir?

***Hacı Bayram-ı Veli kimdir? Bayram ismini nasıl aldı?

***Hacı Bedir Fırat kimdir? Dengir Mir Mehmet Fırat’ın akrabası mı?

***Hacı Bekir Lokumlarının kurucusu kim? Ali Muhiddin Hacı Bekir kimdir?

***Hacı Bektaş’ın kökeni nereye dayanıyor? Hacı Bektaş-ı Veli kimdir?

***Hacı Degumuko Berzeg kimdir?

***Hacı Giray Han kimdir, hangi dönem; nerede yaşadı?

***II. Hacı Giray Han kimdir, hangi dönem; nerede yaşadı?

***Hacı İlbey kimdir? Haçlılara karşı hangi zaferi kazandı?

***Hacı İvaz Paşa kimdir, Ahi Çelebi’nin neyi oluyor?

***Hacı Murat kimdir? Şeyh Şamil ile yolları nasıl kesişti?

***Sabancı Holdingi kim kurdu? Hacı Ömer Sabancı kimdir?

***Hacı Paşa kimdir? Anadolu’nun İbni Sinası kim?

***Vefa Bozacısının kurucusu kim? Hacı Sadık Bey kimdir?

***Hacı Süleyman Bilgen kimdir?

***Hacı Taşan kimdir? Neşet Ertaş’ın Hacı Taşan türküsü ne?

***Hacı Yakup Anat kimdir? Neden Çin zulmüne maruz kaldı?

***Lawrence’nin iftira attığı Türk Komutan Hacim Muhittin Çarıklı kimdir?

***Hafız Abdullah Meçik kimdir, hangi dönem yaşadı?

***Hafız Osman hattı nedir? Hafız Osman kimdir?

***Hafız Şaban Efendi kimdir?

***Hafız-ı Şirazi kimdir, tarikatın hangi kolundan?

***Hüseyin Baykara kimdir, hangi dönem yaşadı?

***Hüseyin Hilmi Paşa kimdir, mezarı nerede?


Gazeteilksayfa.com

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73