• BIST 107.449
  • Altın 269,843
  • Dolar 5,7101
  • Euro 6,3259
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 21 °C
  • Konya 8 °C

Kabına sığmayan dev bir adam!

İsmet TAŞ

Adı, “Köprübaşı” olan bir köy! Coğrafi özelliği ile tarıma elverişli bir ova.

Bu adla anılmasının nedeni, altından dere akan, yıkık, dökük bir köprünün üzerinden geçilmesinden dolayı halk, “Kazan Köyü” nü, Köprübaşı diye adlandırmış.

Çevre ilçelerde zaman zaman kıtlık olduğundan, Kızılcahamam, Çamlıdere, sonraları Çubuk, Güdül, Sincan da oturan Ankara’nın yerli halkı zaman içerisinde Kazan Köyüne yerleşmişlerdir. 

Kazan, kendi halinde Anadolu’nun ufak, sıradan bir kasabası iken, 1970 yılında Kazan’ın Örencik Köyü’nde doğan, Sincan İmam Hatip Okulu ve Sincan lisesinden mezun olan, ABD Preston Üniversitesi İşletme Bölümünü bitiren, St. Clements Üniversitesinde, “Siyaset Bilim” üzerine yüksek lisans yapan,  Uluslararası Halk Kültürü Sempozyumunda birçok bildiri sunan, bu alanda yapmış olduğu katkılardan dolayı Azerbaycan Bakü Asla Üniversitesi tarafından Fahri Doktora ünvanını alan, siyasal ve sosyal hayata genç yaşta başlayan, Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Ak Parti kurucu ilçe başkanlığı yapan, 34 yaşındaki idealist, fikir, aksiyon ve devlet adamı, milli ve manevi değerlere bağlı, kendisini, ülkesine, milletine adamış, vatanı ve bayrağı uğruna canını seve seve vermekten kaçınmayan LOKMAN ERTÜRK 2004 yılında yapılan yerel seçimlerde KAZAN BELELDİYE BAŞKANI OLDU.

Ve Türkiye’nin en genç belediye başkanı unvanını aldı ve Kazan da, “DEĞİŞİM” başladı. 
    
Lokman Ertürk, birçok sivil toplum kuruluşunun yönetimde aktif rol alarak, eğitimden,  spora, sanattan,  sosyal sorumluluk projelerine her fırsatta destek verdi. Sosyal Belediyecilik alanında ilklere imza attı. Sosyal dayanışmanın en güzel örneklerini verdi. “Sevgi Dili”ni kullanarak, hoşgörü ve kardeşliğin, dostluğun ve barışın yerleşmesini sağladı. 

Lokman Ertürk’ün Başkanlığındaki Kazan, farklı kültürden insanların bir arada huzur ve barış içinde yaşamasının en güzel örneklerini sergiledi. Türkiye’nin en az olay olan ilçesi unvanını aldı. 

Lokman Başkan ödüle doymayan belediye başkanlarımızdan ilkidir. Yurt içi ve yurt dışında birçok ödüle layık görüldü.

Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Türkiye Ulusal Heyet Üyeliği görevini de yürüten Lokman Başkan, 15 Temmuzda, “Türkiye Sevdalısı” olduğunu bir kez daha gösterdi.

Kazan Halkına önderlik yaparak, 15 Temmuzda FETÖ’cü İşgal Hareketine karşı verilen destansı mücadele sonucu, FETÖ alçak hainlerine geçit vermemiş,  Kazan Halkı ile birlikte, destan üzerine destan yazmışlardır.  

Bunun üzerine Parlamento’da grubu bulunan bütün siyasi partilerin oy birliği ile, Kazan’a, “KAHRAMANKAZAN” unvanı verildi ve Kahramankazan, 9 şehidi ve 92 gazisi ile tarihe altın harflerle geçti. 
          
Lokman Başkan her çalışması ve her faaliyeti ile Kahramankazan’ı, ekonomik, sosyal, kültürel ve siyaseten ülkenin en önemli metropol ilçelerinden biri haline getirdi.

Birçok belediye başkanı çalışmalarını örnek aldı. Köhne bir köyden, koca bir metropol ilçe haline nasıl gelindiği konusunda araştırmalar yapıldı, tezler yazıldı.

Öyle ki, Başkan, 12 bin nüfusla aldığı Kazan’ı, 55 bin nüfuslu, çağdaş, modern, sosyal, kültürel ve ekonomik hayatın en güzel şekilde tanzim edildiği, refah seviyesinin üst düzeyde olduğu huzurlu koca bir şehir haline getirmiştir.

Kahramankazan, aynı zamanda,  Ülkemizin en çok göç alan, en az asayiş olaylarının olduğu metropol bir ilçedir. 
          
Lokman Başkan, bir taraftan yeni, modern, çağdaş bir şehir kurarken, diğer taraftan, sosyal, kültürel ve sanatsal faaliyetleri ihmal etmemiş, her imzasını attığı proje ödül almıştır. Örneğin, Kahramankazan’da çekilen“Son Temmuz” filmi iki ödül bir den almıştır. 

Lokman Başkan, İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından da, İdeal Kent Ödülleri kapsamında, değişik belediyelerin sunduğu 111 proje arasında, “Doğa Doktoru Öğrencileri” projesi ödüle layık görülmüştür. 

Bu projenin ödüle layık görülme nedeni, her atığın çöp olmadığı ve çöpler mutfakta ayrıştırarak geri dönüşüme büyük katkı sağladığının tespit edilmesidir. 

Lokman Başkan, “KAHRAMANKAZAN’DA, YAŞAMAKTA, YAŞLANMAKTA GÜZEL” sloganı ile yola çıkmış ve bu sloganını hayat haline getirmiştir. 

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın eğitim programlarına katılan ve sayısı 1 milyonu aşan mezunlar için tasarlanmış olan resmi web sayfasında (http://alumni.state.gov)

"Lokman Ertürk, kendi halkının refahı ve gelişmesi için bu eğitim programında öğrendiği kavramları uygulamadaki başarısının bir takdiri olarak ayın mezunu seçilmiştir" ifadesi kullanılmıştır. 

Avrupa Konseyi’nce verilen “12 Yıldız Şehri” unvanını 2016 ve 2017’de üst üste iki kez kazanma başarısını gösteren Kahramankazan Belediyesi,  bu kez de Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından verilen “Avrupa Diploması” ödülüne layık görüldü. 

Lokman Başkan,  Avrupa’nın en prestijli ödülleri arasında gösterilen ödülü, Fransa’nın Strazburg kentinde düzenlenen törenle aldı. Kahramankazan Belediyesi, Avrupa Diploması ödülünü İç Anadolu ve Ankara’da alan ilk ilçe belediyesi oldu.

Ödüle bir türlü doymak bilmeyen Lokman Başkan ayrıca, Tureks Uluslararası Fuarcılık tarafından, eğlence, rekreasyon ve spor alanlarına yönelik farkındalık yaratmak için düzenlenen “Atrax Shining Star Awards Eğlence-Rekreasyon Ödülleri” kapsamında “Yılın Sporcu İlçesi” ödülüne layık görülmüştür. 

Kahramankazan  büyükdükçe Başkan Devleşmiş, Başkan Devleştikçe, Kahramankazan büyümüştür. 

Lokman Ertürk Başkanın aldığı sayısız ödüllerden sadece bir kaçını burada zikrettik. 

12 bin nüfuslu köhne bir Anadolu kasabası bir belediye düşünün, bir adam çıkıyor burayı yeniden imar ediyor metropol bir ilçe haline getiriyor. Bunu yaparken, halkın yaşam standartlarını ve refah seviyesini yükselterek huzur içinde yaşamalarını sağlıyor. Bununla da yetinmiyor, ulusal ve uluslararası ödül üstüne ödül alıyor. Bu güne gelindiğinde;

LOKMAN ERTÜRK BAŞKAN, KABINA SIĞMAYAN DEV BİR ADAM OLUYOR. 

Maalesef bizim millet olarak en büyük eksiğimiz başarıdan başarıya koşan insanımıza sahip çıkamamaktır.

Bunu ya siyaseten yaparız, ya da kıskançlık ve haset duyguları ile. Oysaki söz konusu vatan ise gerisi teferruat değil mi?

Hangi ideolojik düşünceye sahip olursak olalım, hangi siyasi görüşü savunursak savunalım, bu ülkenin değerlerine sahip çıkan, vatanı, milleti, devleti ve bayrağı için elini değil kafasını taşın altına koyanlara sahip çıkmak her Türk Vatandaşının asli ve milli görevi değil mi?

Başarılı ve idealist insanlarımızı kıskanmak yerine örnek alalım, Haset yerine alkışlayalım. Kösteklemek ve engellemek yerine zirveye taşıyalım. Bu bizi çağdaş uygarlık seviyesine koşarak giden erdemli bir toplum yapar. 

KABINA SIĞMAYAN DEV ADAM SENİ ELLERİMİZ PATLAYINCAYA KADAR ALKIŞLIYORUZ. EN VERİMLİ ÇAĞINDA OLDUĞUNU, DAHA NİCE BAŞARILARA İMZA ATACAĞINI, ÖDÜL ÜSTÜNE ÖDÜL ALACAĞINI BİLİYORUZ. 
           
YOLUN AÇIK ALLAH YAR VE YARDIMCIN OLSUN. 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (312) 311 53 73