• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 23 °C
  • İzmir 23 °C
  • Konya 22 °C

Maduro’yu yedirmeyiz

Muhammed Gömük

İşçi bir ailenin çocuğu olan Nicolas Maduro Moros, 23 Kasım 1962 Caracas (Venezüella) doğumlu. Sendika görevlisi olan babasını 1989’da bir trafik kazasında kaybetti. Gençlik yıllarında otobüs (kamyon değil) şoförlüğü dâhil bir dizi işle geçimini sağlarken siyasetle tanıştı. Gerçek bir Bolivarcı (vatansever) oldu. Ağustos 2006’da Dışişleri Bakanlığı görevine layık görüldü. Bu görevi yürütürken 10 Ekim 2012 tarihinde Devlet Başkanı Hugo Chavez’in yardımcılığını getirildi. 14 Nisan 2013’de yapılan genel seçimlerden sonra Venezüella’nın yeni devlet başkanı artık oydu.

Aslında kariyer basamaklarını tırmanması bu kadar kolay olmadı. Örneğin Dışişleri Bakanı iken büyük lider Hugo Chavez, Junior Bush’a terörist dedi diye bir ABD seyahatinde uçaktan iner inmez herkesin gözü önünde çırılçıplak soyularak aşağılandı. 

Gençliğinde bir rock grubunda basçıydı, iyi salsa yapıyordu. Büyük lider Chavez’in yoldaşı ve sırdaşı oldu. Ancak terörist ABD tarafından iki defa zehirlenip kanser illetine tutulan Chavez’in talihsiz mukadderatının önüne geçemedi. 

Chavez’in halefi olarak Devlet Başkanı seçilir seçilmez maalesef yine Chavez gibi ABD’nin hedefindeki isim oldu. Çünkü o bir Bolivarcıydı. Bir başka deyişle ülkesinin kaynaklarının Amerikan conileri tarafından sömürülmesine izin vermiyordu, ülkesini seviyor ve ABD’ye karşı dik duruyordu.

Öte yandan Venezüella dünyanın en zengin petrol yataklarına sahipti. Doğalgaz ve altın kaynakları da bir hayli göz kamaştırıcıydı. Böyle bir tabloda ABD’nin Bolivarcı Maduro’yu kabullenmesi zaten mümkün olamazdı. Ki o ABD, Latin Amerika coğrafyasında darbe yapmadık, kan akıtmadık, terör estirmedik ülke bırakmamış, düpedüz korsan bir devletti. 

ABD’nin uluslararası medya ayağıyla sürdürdüğü algı operasyonları meyvesini verdi. Tüm dünya, özellikle de bizdeki Amerikan uşakları, Maduro’yu beceriksiz, açgözlü, rüşvetçi bir lider sanmaya başladı. Chavez’den bu yana devam eden Amerikan ekonomik ambargosu da Venezüella’da hayat şartlarını zorladıkça zorladı. Daha da fenası İngiltere Merkez Bankası, Venezüella’nın kendisine emanet ettiği altınlara el koydu, ABD hükûmeti de Venezüella petrol şirketlerinin hesaplarını bloke etti. Gördüğünüz üzere modern Batı’da menfaat söz konusu olunca hak hukuk mefhumu ayaklar altına alınmaktadır.

Bütün bu baskılara rağmen Maduro dik duruşundan taviz vermedi. Birleşmiş Milletler’deki bir oturumda Filistin’le ilgili sarfettiği şu sözler tarihe geçti:

“Ne zaman uyanıp Filistin halkının sesine ses vereceksiniz? Yerin dibine batsın resmi açıklamalarınız! Yerin dibine batsın uluslararası protokolünüz! Artık harekete geçmelisiniz. Filistin halkının katillerine cevap vermelisiniz! Durdurmalısınız! Venezüella Devlet Başkanı olarak size sesleniyorum; yeter artık! Resmi açıklamalarınızdan öteye gidemiyorsunuz, o kadar. Ses tonumdan dolayı kusura bakmayım çok derinden konuşuyorum. İçimde saklı olan acı ve öfke beni bu şekilde konuşturuyor. Filistin halkına yapılan katliama seyirci kalmak bana acı veriyor. Artık ölümlere alışmışlar dünya katliam karşısında kör ve sağır olmuş! Çoğu korkak liderler de resmi bir yazı geçip olaylardan üzüntülerini belirtip kınıyorlar. O kadar… ‘Saldırıyı lanetliyoruz’ sadece bu… ‘Çok endişe duyuyoruz’, bir de bu… Mesele bitiyor onlar için. Yeter be artık yeter! Venezüella artık yeter diyor.”

Böylesine samimi ve cesur bir konuşmayı yapabilecek bir tane Arap lider var mı? Bildiniz, yok!

Her defasında mazlumun ve ezilenin yanında olan Maduro, 15 Temmuz’da Türkiye’ye karşı planlanan kirli ve kanlı işgal girişiminin ardından sürekli kendisine başkaldıran Venezüellalı Amerikancılar için şu uyarıda bulunmuştu:

“Türkiye'de neler olduğunu gördünüz. Eğer Amerikancı güçler ülkemde darbeye kalkışırsa, o zaman Erdoğan'ın yaptıkları, Bolivya Devrimi'nin yapacaklarının yanında bir bebeğin önlemleri gibi kalır.”

Maduro’nun mücadele dolu yılları böyle geçerken 20 Mayıs 2018'de Venezüella’da yeni bir Başkanlık seçimi yapıldı ve bu defa Maduro % 67,8 gibi ezici bir oy oranıyla seçimi kazanıp tekrar devlet başkanı oldu.

Terörist Amerika baktı ki olmuyor, işi iyice çakallığa vurdu. Juan Guadio adında mason etekli fotoğrafları ortalıkta gezinen bir CIA beslemesini sözüm ona devlet başkanı olarak tanıyorum dedi. Venezüella’ya ait tüm varlıkların kontrolünü o hainin emrine verdiğini açıkladı. Bu arada azımsanmayacak sayıda vatan haini Venezüellalı da mason Guadio’nun çevresinde etten kemik ördü. Fotoğraflara dikkatle baktığımızda Guadio’nun en yakınında duran kimselerin CIA ajanı olduğu kolayca anlaşılabilir.

Her şey tüm çarpıcılığıyla ortadayken bizde hâlâ birileri Maduro’yu kamyon şoförü diye kerih görüyor. Neymiş efendim CIA beslemesi olan etekli mason Guadio mühendismiş de ülkeyi yönetmeye o daha çok layıkmış. Bre zavallılar, siz bilmez misiniz ki mühendis dediklerinizin çoğu amelelik yapmaya razı olduğu hâlde işsiz geziyor, çoğu asgari ücrete talim ediyor. Bre mercimek beyinliler, şoför olmak suç mudur yoksa günah mıdır? Bre kıt akıllılar, siz hiç işsiz gezen otobüs ya da kamyon şoförü gördünüz mü?

Maduro’yu hor ve hakir gören Amerikancılar’ın bir kısmı da kendini sosyalist olarak tanımlıyor. Maduro sizin sosyalist olduğunuzu duysa gelir yüzünüze tükürür.

Tabii biz Maduro aleyhine yazıp çizenlerin gezi zekalı olduklarını, ruhlarının derinliklerinde hâlâ sokağa çıkıp yakıp yıkma sevdası dolaştığını adımız gibi biliyoruz. Huylu huyundan vazgeçer mi? Sosyalizm falan hikaye, hainlik şahane!

Uzun lafın kısası sevgili Maduro, kalbimiz ve dualarımız seninle. Kâfir Amerika’ya karşı savaş veren onurlu bir insansın, umarız ki bu zorlu süreci atlatacaksın. Ama 15 Temmuz’dan sonra ettiğin lafı hatırlatıyor ve hainlere karşı sertleşmeni dört gözle bekliyoruz. Sen bizim yaptığımız hatayı yapma ve devlete isyan bayrağı çekmiş kim varsa onu ibret-i âlem olarak sallandır.

Allah seni korusun.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73