• BIST 94.896
  • Altın 279,005
  • Dolar 5,8598
  • Euro 6,5130
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 19 °C
  • Konya 13 °C

Milli ekonomi

Ali İlkbahar

Talimatla istediklerini yaptıranlar millet için, milletle beraber olunca, talimat almayınca, millet ne derse o olur deyince düğmelere basılıyor. Borsada oynamalar; dolar ile euroda fiyatlar artıyor.

Maalesef bunu fırsat bilip Türk Lirasını dolara çevirenler, saldırılara çanak tutanlar, yeri geldiğinde mangalda kül bırakmamasına rağmen şimdi sadece kendi kazançlarını düşünenler türedi.

Bunun yanında her çağrıya  ses veren  ben de buradayım diyen milletin evlatları saldırıyı bertaraf etmek için dolarını bozdurup Türk Lirasına sahip çıkmaktadırlar.

Her alanda olduğu gibi dolar saldırısında da milletim devletinin yanında olmuştur. 

Bu saldırıda bazı mahviller el altından altı liradan dolar on liraya çıkacak deyip piyasayı karıştırmakta, ekonomik kaos oluşturmaktadır. Endişesi ve meselesi olmayanlar dolar on Türk Lirası olacak diye bütün parasını dolara yatırdılar. 

Allah’ın yardımı ve sağduyulu davranışıyla Türk Lirasını tercih eden millet çözümden yana olmuştur. Bunun yanında dolar on lira olacak diye bütün parasını dolara yatıranlar dolar her düştüğünde yok canım artacak diye bekleseler de istikrar ve ekonomi rayına oturdukça dolar düşünce ellerini dizlerine vurmaya başladılar. 

Tereddüt etmeden devletim, milletim, geleceğim, vatanım diye dolarını bozduran memleket sevdalıları bir taraftalar. Bir tarafta da her fırsatı vurguna çevirmeye çalışanlar var.

Bu fırsat diyerek patatesinden ayakkabısına, gıdadan giyimine kadar doları bahane edip fiyatı yükselttiler. Fırsat düşkünlüğü yaptılar. Ürünler  ya stokçuların ellerinde çürümeye başladı ya da milletim şimdi almıyorum deyip bekledi.

Piyasalar durulunca indirimlere ayak uydurmak mecburiyetinde kaldılar. Ya gramajı düşürdüler ya da fiyatları anormal yükselttiler veya piyasadan tamamen çıkıp sıkılmadan stokçuluk yaptılar. 

Tüm bunlara karşılık verecek bir sistem kurulurken üretime ağırlık vermek gerekiyor. Bunun için yerli tohumlarda sertifika verme işinin uluslararası firmalarla beraber yerli üretici, tohumcu firmalarda belirlenmesi lazım.

Çok kazandıran ürün yerine hem kazandıran hem sağlıklı yerli ürün sertifikasını hayata geçirmeliyiz. Yapmazsak ilaca verdiğimiz para ürün fiyatlarını kat kat fazlasıyla geri alacaktır.

Üreticiden tüketiciye en kısa yolu bulup üreticinin ürününü tüketiciyle buluşturmalıyız. Üretici kazandıkça tüketici de kazanacaktır. Üretici tüketici buluşmasını en kısa zamanda sağlamalıyız. Üretim alanlarından tüketici alanlarına ürünlerin taşındığı büyük yük trenleri yapmalıyız. Ara istasyonları çoğaltmalıyız. Teşviklerin bir kısmı buna harcanmalıdır.

Teşvikleri iyi kontrol etmeliyiz. Teşvik verdikçe köyler boşalıyorsa yerinde üretim yapana kullandırmalıyız. Tarlaların taşlaşmaması için gayret göstermeliyiz.

Buğdayı yem yapacağımıza meraları kullanılır hale getirip kekik, ot, çiçek yiyen gezinen hayvanların çoğalmasına destek vermeliyiz. Sadece besi çiftilklerinde üretilen güneş görmeyen, dışarı çıkmayan hayvanlar yerine gezinen çeşit çeşit ot, çiçek yiyen şifaya dönüşen hayvanlar yetiştirmeliyiz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73