Ahmet Sefa DİKTEPE

Ahmet Sefa DİKTEPE

Muhsin Yazıcıoğlu Suikastı

Muhsin Yazıcıoğlu Suikastı

Hepimizin malumu olduğu gibi Muhsin Yazıcıoğlu suikastının yargı sürecinde 11,5 yıldır hala somut bir gelişme olmadı. Zaman zaman bazı kişiler hakkında suikastın ana ekseninden çıkan soruşturma dosyaları açıldı ve yargılamaları hala devam ediyor. Burada önemli nokta şu Muhsin Yazıcıoğlu suikastı üç aşama da değerlendirilmesi gereken bir davadır. Bunlar planlama, gerçekleşme ve aramama-kurtarmama aşamalarıdır. Benim kanaatim FETÖ’nün ve diğer yerli işbirlikçilerin son iki aşamada tetikçi olarak kullanıldığıdır. Fakat Muhsin Yazıcıoğlu suikastı iç ve dış bir konsorsiyumun ürünüdür. Bu noktada suikastın çözüme kavuşması Türkiye’nin iç ve dış düşmanlarının faş edilmesinde çok büyük bir önem arz etmektedir.

Pazartesi günü, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından suikasta ilişkin 4 kişi hakkında görevi kötüye kullanma suçundan yeni bir iddianame hazırlandı. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki 6 kişinin şehadetiyle sonuçlanan bir olayda basit hırsızlık suçu, görevi kötüye kullanma suçu gibi daha basit dosyaların kamuoyunun gündemine getirilmesi suikastı ana ekseninden kaydırmaktadır. 6 kişinin şehit olduğu bir olayda kasten adam öldürme suçundan yargılanan olmaması akıllarda soru işaretleri uyandırmaktadır. 12 seneye yaklaşan bu süreçte hala kapalı olan ana soruşturma dosyasını bırakıp bu dosyaları konuşmak bu suikastı tertipleyenlerin kafasını ezeceğimize, kuyruğuyla uğraşmak anlamına gelmektedir. 

Bu iddianame dahil Muhsin Yazıcıoğlu suikastıyla alakalı tüm davalar ana soruşturma dosyasında birleştirilerek tek bir dava olarak görülmeye devam etmelidir. Zaten FETÖ’nün uzunca bir süre akamete uğrattığı bu dosya daha fazla kapalı tutulmamalıdır.  

15 Temmuz hain darbe girişiminde görüldüğü üzere Cumhurbaşkanımıza suikast timinin içinde bulunan Fetöcü hainler Muhsin Yazıcıoğlu suikastında da karşımızdadır. Bu noktada adalet zamanında tecelli edebilseydi 15 Temmuz hain darbesine de fırsat verilmemiş olacaktı. Buradan hareketle Muhsin Yazıcıoğlu suikastı çözülmediği takdirde Türkiye’nin milli güvenliği açısından da tehdit hala devam ediyor olacaktır. Bu dosyadaki failler er veya geç şehit Muhsin Yazıcıoğlu’na kastettikleri gibi Türkiye’nin birliğine bütünlüğünede kast edebileceklerini 15 Temmuz’da göstermişlerdir.

Milletçe, devletimizden ve Türk yargısından beklentimiz tüm davaların birleştirildiği ana soruşturma dosyasının açılarak bir an önce sonuca ulaşılmasıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR