• BIST 106.779
  • Altın 268,713
  • Dolar 5,6852
  • Euro 6,3032
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 17 °C
  • İzmir 19 °C
  • Konya 1 °C

Müslüman Türk Yeni Dünya Yolunda

Ali İlkbahar

Uluslararası sermayeyi elinde bulunduranlar ulus devletlere sermaye yoluyla kontrollerine almaktadırlar. Kendilerine hizmet eden, ait birim gibi durumdadır. Sonuç tek bloklu bir dünya oluşturdular. Toplumları kendilerine bağlamak, kurtarıcı gibi görünmek için de yanındakilere komünist tahliye var diyerek hakimiyetlerini perçinlediler. Yanlarına alamadıklarında kurtuluşu barışı sömürmeye son vermeyi komünist sistemi takdim ettiler. İki blok gibi tek blokun olduğu dünya oluşturmaya çalıştılar. 

Dünyanın büyük bir kısmını tek bloklu ama iki bloklu gibi takdim ettiler. Birisinde tek bloklu dünyayı idare etmeye çalışan sermaye sahipleri. Amerika merkezli yönetim. Diğeri insanların da artık değer hikayeleri ile çalışanların komünist yönetime altında diğerinden pek farkı da yok. Birisinde ayrı ayrı patronlar birlikte yönetiyor. Diğerinde de şirketlerin yerine yönetimin idare ettiği resmi patronlar. Her ikisinde de sömürü var. Tek bloklu bir dünyaya hazırlanan insanlık.

Bunların sömürdüğü, istedikleri gibi harita üzerinde parçaladıkları, zulmettikleri, yok kabul ettikleri, milyonlarca insanın katledildiği hala da değişik devlet veya terör örgütü adı altında Allahu Ekber diye birbirlerini öldürttükleri insanlar… Osmanlı yıkıldıktan sonra çırpınan, var olmaya, ölmemeye direnen mazlumların dünyası…

Başka tarafta tek bloklu dünyayı idare etmek isteyenlerin başa getirdiği kuklaların idare ettiği yönetimler. 

Dünyanın büyük bölümünde sahipsiz kalan paramparça olan birbirine kırdırılan gözyaşı ve çığlıkların ayyuka çıktığı Türk ve İslam Dünyası.

Selçuklu ve Osmanlı’dan sonra sömürülen, öldürülen, köleleştirilen insanların öldüğü dünya…

Küreselleşme siyasi ekonomik olarak dünyaya hakim olma savaşları ile kendisinin dışındakiler devamlı sömürülüyor. 
Yalnız güce dayanan düzenler insanlığın kan ve gözyaşı üzerine oturur. Hiçbir şekilde adil olamazlar. (1) 

Güç doğası itibariyle hiçbir ahlakı ilke üretmediği gibi adalet, hakkaniyet, sözünde durma gibi belli ahlaki kurallara da bağlı kalmaz. (2)

Küresel denge denen bu aldatmacayı çoğu kere onlar oluşturur. Kur’an’ın o çarpıcı ifadesiyle kendilerini ‘ıslah ediciler’ olarak takdim ederler. 

‘Gerçekte ise onlar tam bir fesat çıkaranlardır. ‘ Ortadoğu’daki kan gölü o ıslah ediciler(!) in eseridir. 
Esasen halkın egemen olmadığı bir dünyada toplumlar arası ilişkiler çıkar ve çatışma üzerine kuruludur.(3)

‘ABD dünya sistemi kurumlarla işleyiş sağladı; IMF, UNESCO, Dünya Bankası, GATT, BM, NATO güvenlikten yardımlara kadar her hususta dünyaya yön verdi. Onlar bu dönemde dünyanın merkezine oturdu.(4)

Hakimiyet, ticaret savaşları, küreselleşme tek bloklu dünyayı yönlendirme çalışmalar ile sömürü ile dünyaya zulüm, gözyaşı, çığlığı mazlumların çaresizliği feryatları göçmen dalgaları, yok kabul edilen Türk ve Müslüman dünyayı gündeme getirdi. 

Küreselleşmeyi yönetenler insanların her alanına el attılar. Sanal dünya iletişim araçlarıyla yeni insan maddeleri küreselleşme boyun eğen gönüllüler ordusunu sanal dünya, sanat sermayeleri ile istediklerini yaptırmaya başladılar. 
Arap baharı, Suriye, Irak, Myanmar ve Afganistan’da İslam ve Türk Dünyası’ndaki milyonlara katliam ortaya çıkmaya başladı. 

Sanal dünyaya hakim olan küresel sermayenin patronları felsefe oyunları ile ya sömürüyor ya da Allah Allah diyerek birbirini öldürttürüyor.

Osmanlının yıkılışından sonra bir sürü devlete dönüştürülen Türk ve Müslüman dünyası kendilerine hizmet eden İslam’ı karartan uzak kuklalar tarafından yönetilmeye başlandı.

Hak ve haklıyı savunanlar paramparça yoksul ve çaresiz oluşları, esas gerçek blok olması gereken insanlığın beklediği Türk, Müslümanlar yeni dünyada fırsat bulamamıştır. Dünya da bunu Anadolu’dan beklemektedir.

Minare kılıfa sığmamaktadır. Özal ile başlayan Recep Tayyip Erdoğan’la devam eden dik duruş gerçek huzur ve adaleti tesis edecek. Huzur ve barışı ihya edecek, küreselleşmenin ayak sesleri duyulmaya başlanmıştır. 

Felsefe oyunları ile insanlığı köleleştirmek isteyenler Hakk’ın duvarına çarpmıştır. Kurtuluş duvardan indirdiğimiz her karanlığı aydınlatan Kur’an’ın anlama, yaşama ve yaşatma gayreti insanlığın mazlumların kurtuluşuna vesile olacaktır. 

Katkılarından dolayı Mustafa AYDIN ve Ercan YILDIRIM’a teşekkür ederim.

1,2,3 – Mustafa AYDIN
4 – Ercan YILDIRIM
    
    
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73