• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 24 °C
  • Konya 18 °C

Ramazan ve israf

Selçuk  YILDIRIM

İsraf; lüzumsuz yere harcama yapmak, ihtiyaçtan fazla tüketmek, saçıp savurmaktır. Allah neyi nimet olarak kuluna lütfetmişse o, muhakkak dengeli ve gerekli bir şekilde kullanılmalıdır. Su ve yiyecekler de bir nimettir, doğru; gerekli ve dengeli şekilde kullanılmalıdır. Cenab-ı Allah bizlere aslında bir hayat kriteri belirtmiştir. Araf suresinin 31. ayetinde şöyle buyurur Yüce Allah: “Ey âdemoğulları, her mescide gidişinizde güzel elbiselerinizi giyin, yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.”
Buradan hareketle bizlerde hayatımızın her anında ölçülü ve dikkatli davranmalıyız. Özellikle de içinde bulunduğumuz Mübarek Ramazan ayında bu hassasiyetimizi en üst seviyeye çıkarmamız gerekir. Şöyle ki Ramazan dolayışla birçok kurum kuruluş iftar programları tertip etmekte, her Ramazan pek çok hocanın Diyanet’in sıkça israftan uzak durulması hususundaki uyarılarına rağmen iftar sofralarında gösterişin tavan yaptığı ve israfın bir hayli yüksek olduğu gözlemlenmektedir. Burada sadece büyük iftar organizasyonlarını değil evlerimizde hazırladığımız sofralarda da bir hayli aşırıya kaçtığımızı, israfta lüks restoran ve otel sofralarını aratmadığımızı da belirtmek isterim.
Ramazan ayının yaz aylarına gelmesiyle birlikte uzun süre oruçlu olmanın insanın nefsini bir hayli etkilediğini, sanki dünyaları yiyecekmiş gibi hissettirdiği aşikâr. Ancak oruç açıldıktan sonra içilen bir tas çorba bile 17 saat aç kalan mide için bir hayli fazla gelmektedir. Buna nazaran biz midemizin iştikakının üzerine çıkarak tüketimde bulunup bünyemizi rahatsız etmekteyiz. Her ne kadar mideyi hakettiğinde. Fazla doldursak da aşırı derecede müsrif hazırlanan sofralardaki her şeyi yemek mümkün değil. Haliyle arta kalan yiyecekler de maalesef çöpe atılmaktadır. Hem de israf konusunda en çok dikkat etmemiz gereken Ramazan ayında. Eminim birçoğumuz dünyada açlıktan ve sefaletten ölüp giden çocuklar ile ilgili haberleri en az 1 kere işitmişizdir ve bu konuda milletçe azami hassasiyet gösterdiğimizi de biliyorum. En azından diğer milletlere nazaran ülke olarak mazlumun, ihtiyaç sahibinin yanında olmaktan bir an için bile şüphe etmiyoruz. O zaman ne diye elimizdeki fırsatı bir kenara atıp asgari ücretlinin bir hatta iki günlük yevmiyesinden fazla ücrete mal olan ve tonlarca yiyeceğin ziyan olduğu gösterişli sofralardan vazgeçmiyoruz. Kaldı ki Ramazan ayında sofralarımızı bilhassa ihtiyaç sahiplerine açmamız gerektiğini ne çabuk unuttuk! 
Her ne kadar israfı, suyun fazla akıtılması, ekmeğin çöpe atılması, yiyeceklerin yarısının yenip yarısının çöpe atılması olarak görüyorsak da asıl israf, gereksiz ve yersiz harcanan her şey için söylenebilir. En büyük israf ekmek ve su üzerinden değildir. Ekmek atıldığında, hayvanlara yem olur, doğaya yeniden karışır, su ne kadar dökülürse dökülsün tekrar buharlaşıp su olarak gelebilir, ihtimal dahilindedir. İnsanın ömrü israf edildiğinde ise geri dönüşümü yoktur. En büyük israf, hayat israfıdır. 
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73