• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 25 °C
  • Konya 21 °C

Sıralı ölüm saçmalığı - 1

Muhammed Gömük

Değerli okurlar, yakınlarda kaleme aldığım “Cemiyet Hayatı”, “Vatan Sevdası”,  başlıklı yazılarımda da göreceğiniz üzere medya tarafından birtakım terim, tabir ve deyimlerin millete sinsice dayatıldığını ve bu dayatmadaki amacın da toplumu dönüştürmek olduğunu beyan etmiştim. Şahsi kanaatimce çok hassas bir mevzu olması hasebiyle bu kirli planların gerçekten de herkesçe en iyi şekilde bilinmesini istiyorum. Dahası devlete, millete, vatana hizmet etmeyi amaçlayan Toplumsal Adalet ve Yardımlaşma Derneği’nin Başkanı olarak böyle bir misyonu üstlendiğimizi de düşünüyorum. Sevindirici olan şu ki tespit ve mesajlarım şimdiye değin çok güzel karşılıklar gördü.
Ezcümle, çizgimi bozmadan bugün farklı bir terim spekülasyonunu masaya yatıracağım.
Çok değil, dört-beş yıldır duyduğumuz ve sadece belirli çevrelerde kullanılan bir “sıralı ölüm” lafı var. Topluma mâl olmuş, halk terminolojisine girmiş bir tabir asla değil. Çünkü bir defa büyükşehirlerde yeni yeni kullanılmaya başlanan ve özellikle de bayanların arasında yaygın olan bir moda deyim. Erkekler kullanmıyor mu? Elbette bu lafı ağzına pelesenk eden bir kısım erkekler de var. Ama sadece bir kısım! Mesela ben de büyükşehirde yaşıyorum ama hiçbir erkek arkadaşımdan sıralı ölüm diye bir şey duymadım. Sebebini bilemiyorum ama dediğim gibi bayanlar arasında daha yaygın.
Neymiş efendim bu sıralı ölüm? Güya önce ihtiyarlar ölürmüş; ihtiyarlar varken çocukların, gençlerin ve sâire ölmesi abesmiş ya da çok acıymış yahut bir nevi haksızlıkmış. İhtiyarlar dururken bir gencin ölmesi sırayı bozmakmış. O yüzden Allah herkese sıralı ölüm versinmiş.
Hay sizin aklınıza turp sıkayım. Siz kimsiniz ki Allah’a can alma sırasını dikte edeceksiniz? Siz kimsiniz ki kendi değerlendirmenize göre ölümleri sıraya koyacak ve güya sıra bozulunca da Allah’a kusur atfedeceksiniz? Bu ne cürettir, bu ne kendini bilmezliktir yahu!
Sıralı ölüm denen saçmalığı, anlamını hiç düşünmeden zikreden ey güruh, siz hiç “ecel” diye bir kelime duydunuz mu? Siz hiç “Azrail” diye bir kelime duydunuz mu? Siz Allah’ın dilediği zaman hayat veren (El-Muhyi) ve dilediği zaman can alan (El-Mümit) isimlerini duydunuz mu? Doğru ya, siz belki de Müslüman değilsiniz ve o yüzden de Allah, ecel, Azrail, kader, kaza gibi kavramlara karşısınız. Öyleyse bunu baştan söylemeniz gerekmez mi? Baştan söyleyin ki çenemizi boşuna yormayalım. Biz sizi Müslüman zannedip İslam’ın temel düsturlarını hatırlatıyoruz. Müslüman olmayan biri, “gerçek şu ki, dirilten ve öldüren biziz ve dönüş de ancak bizedir” ayetini (Kâf, 43) bilse ne olur, bilmese ne olur! Bir defa tartışma adabına sahip olmanız, edepsizlik yapmamanız lazım. O tartışma adabı şu ki insanların inançlarına, dinlerine, mezheplerine, düşüncelerine saygı duymak zorundasınız. Kendinizin ateist ya da gayrimüslim olduğu gerçeğini gizleyerek İslami kavram ve mefhumları tartışmaya açmanız, Müslümanlar’ın kafasını karıştırmak için diyalektik-materyalist kitaplarda yazan komik yöntemlerle dini değerleri sorgulama konusu yapmanız edepsizliğin dik âlâsıdır, bunu yapan ahlâksızdır. Bir başta tabirle, ateistsen kabul etmediğin bir dini değeri git ateistlerle tartış; İslam’a zaten inanmadığın hâlde Müslümanlar’a karşı neyin mücadelesini veriyorsun? Ateistler ya da Hristiyanlar veyahut Yahudiler arasındaki bir tartışmaya Müslümanlar müdahil oluyor mu?
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73