• BIST 104.050
  • Altın 271,454
  • Dolar 5,7714
  • Euro 6,3550
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 16 °C
  • İzmir 23 °C
  • Konya 7 °C

Tarih Tekerrür Ediyor

Alperen Aydın

Barış Pınarı Harekâtı başladığından beri dünya çalkalanıyor. Sadece Suriye’nin kuzeyine değil çok zalimin hassas noktasına girmişiz anlaşılan. Dost düşman yine belli oldu. Saflar yine ayrıldı. Birçok defa tarihimizi bilmeden önümüzü göremeyeceğimizi bastıra bastıra anlatmaya çalıştık. Dost kılıklı düşmanları, güler yüzlerin altındaki hinliği defalarca ifşa ettik.

İşte gördük; ‘’Suud’un İşgal Kuleleri ve Kabe’’ yazımızda yanlışlarını ortaya koyduğumuz Suudi Arabistan’ı, yaptığı küstahça açıklamaları.

İşte gördük; ‘’Bugünün Çağdaş Firavunları’’ yazımızda anlattığımız zalim Sisi’yi, Türkiye’ye harekâttan dolayı hakaretlerle dolu yapmış olduğu açıklamayı. Hadi bunların bize düşmanlıkları belliydi. Asıl vurucu kısım Çin ve İran’dan geldi. Sık sık toplantılar yaptığımız, anlaşmalar ve müzakerelerde bulunduğumuz kardeşlerimiz (!) ilk darbede sırtımızdan vurdular.

Çin’in zalimliğini defalarca yazılarımızda duyurmaya, mazlum Doğu Türkistanlıların feryatlarını ulaştırmaya çalıştık. Yeterince sahip çıkamadığımız soydaşlarımızın ahları geldi bizi buldu. Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde düzenlediği Barış Pınarı Harekâtı ile ilgili Çin’den tepki geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin operasyonuna karşı çıkarak, taraflara diyalog çağrısı yaptı. ‘’Çin, daima Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesini ve korunmasını savunmaktadır.’’

Çin’in kardeşliğinden ne çıkar? Bakın işte anca bu çıkar.

Devletimiz Çin’i toplama kampları ve Uygur Türkleri üzerinden sıkıştırmalı, yapması gereken baskıyı geciktirmeden uygulamalıdır. Geçtiğimiz hafta İstanbulluların tepkisini çeken metrobüs ve metro duraklarına Çince tabela yerleştiren Ekrem İmamoğlu ve ekibi ise, Çin’in Barış Pınarı Harekatına yönelik olumsuz açıklamalarından sonra artık Çin ile gülücük oyunlarını bitirmeli ve Çince tabela kepazeliğine son vermelidir.

İran; Ehli Sünnet düşmanı, iyi günümüzün dost kılıklı düşmanı, kötü günümüzün arkadan hançerleyeni, tehlikelilerin içinde en tehlikelilerden. Şia başlıklı yazımızda maskesini düşürmeye çalıştığımız İran, Barış Pınarı Harekâtı’na tepki gösterdi. İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Türkiye'ye Suriye'deki güçlerini geri çekme ve saldırıyı derhal durdurma çağrısında bulunuldu. Şehirlerde protestolar hâkim. Cuma hutbelerinde Türkiye’yi kınayıp, Osmanlı rüyası görme iddiasıyla bizimle dalga geçiyorlar. Harekâtı Suriye’ye saldırı olarak görüyorlar. Unutmayın İran’ın takıyye maskesi damarına basana kadardır. Bir kez daha takıyye maskeleri düştü. Gerçekleri bir kez daha milletimiz gördü. Fazla söze gerek yok. Türkiye’deki İrancılar da takıyye maskesini düşürmeye başladı.

Üçüncü en ilginç açıklama KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’dan geldi. Açıklamayı buraya koymaya bile milletim adına utanıyorum. KKTC derhal Kıbrıs’ı birilerine peşkeş çekmeye hazır bu adamdan kurtulmalıdır. Bu gibilerin varlığı bize Denktaş’ın yokluğunu daha çok hatırlatıyor…

Avrupa’dan, Abd’den ve Rusya’dan bahsetmeye gerek bile duymuyorum. Milletimiz uzun yıllardır edindiğimiz tecrübeyle bunların ciğerini bilir.

Ve dostlar can Azerbaycan ile Pakistan. Hem millet, hem devlet olarak vefaları, samimiyetleri dün olduğu gibi bugün de bizlere güven veriyor. Tarih tekerrür ediyor. Dün Arapların başında kuklalar vardı, bize kafa tuttular. Bugün Arap Birliği’ne bakınca az çok aynı tabloyu görebiliyoruz. Amerikan yalamalarının açıklamaları umurumuzda olmamalı, zira biz Amerika’nın kulu değil Allah’ın kuluyuz.

Avrupa Birliği üyelerinin Türkiye’ye silah satışını durdurma açıklamaları, savunma sanayiimize gayret olmalı. Yerlilik ve millilik arttırılmalıdır. Hârekat büyük bir kararlılıkla sürdürülmeli, devletimiz sınırları çevresinde herhangi bir terör devletinin kurulmasına  müsaade edilmemelidir. Kuzey Suriye’deki Kürt halkının PKK/YPG zulmünden kurtarılması, sayısı milyonları aşan mültecilerin güvenli bölgelere yerleştirilmesi, siyonistlerin ve emperyalistlerin kendi amaçlarına kullanmak istediği bu mübarek toprakları onlara taşeron olmaya hazır köpeklere bırakmamak büyük bir hizmettir, nimettir. Rabb’im Mehmetçiğimizi korusun. Güç kuvvet versin. Muzaffer olmayı nasip etsin. Kâfirlerin yüzünü düşürsün, Mü’minlerin izzet ve şerefini arttırsın. (Amin)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73