• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 25 °C
  • Konya 21 °C

Yer küre artık daha sıcak

Selçuk  YILDIRIM

Ankara ve yurdun bir çok yeri bu yıl kışa daha doğrusu kara hasret bir kış geçiriyor. Meteoroloji verilerine göre son 40 yılın en sıcak kışını geçiriyoruz.
Daha sonbaharda yapılan hava tahminleri yaz sıcaklıklarının yeterince olması hasebiyle, buna bağlı olarak kışın da verimli bir kış olacağı yönündeydi lakin durum pek de o tahminlerdeki olmadı 2016 ve 2017 yılları arasında küresel ısınma bir hayli kendini gösterdi, buzullarda son zamanların en büyük erimeleri ve kopmaları meydana geldi. Yine sera gazı salınımında geçtiğimiz son iki yıl diğer yıllara oranla azaldığı söylense dahi yoğunluk olarak arttığı gözlemlendi ve neticede dünyanın bir ucunda kara kış, fırtına hiç olmadığı kadar sert geçerken diğer bir yanında yani bizim olduğumuz enlemlerde de bir hayli sıcak ve kurak geçiyor. 
İnsanlık yine bir doğal felaketin fitilini mi ateşledi ya da Allah bütün yaptıklarımızdan ötürü bizleri cezalandırıyor mu diye sormadan edemiyorum kendi kendime. Allah’ın dünya için koyduğu nizamı her gün biraz daha tahrip ediyoruz. Elbet bunun bir karşılığı olacak. Her gün yeryüzünün altını üstüne getiriyor, yaptığımız ve yapacağımız tahribatların planlarıyla adeta övünüyoruz. Tüketmede ülke ölçeğinde söylüyorum her gün birbirimizle yarışıyoruz. Doğaya saldığımız onca gaz ve kir dönüp dolaşıp bir şekilde bizi buluyor. Kurduğumuz fabrikalar, ürettiğimiz taşıtlar her an daha fazla havayı kirletmeye devam ediyor. Ozon tabakasındaki delik şu sıralar pek ağza alınmıyor olsa da gitgide büyüyor. Tabi bunun yanında hiç iyi şeyler olmuyor da diyemeyiz. Ülkemiz de dahil pek çok ülkede yenilenebilir enerji kaynakları sayesinde doğayı kirletme oranımız bir nebze olsun azalıyor. Ancak insanlığın yaşam kaynağı su her geçen gün daha da azalıyor.
Distopyalar yani gelecek hakkında kötü senaryolar üreten fikir insanları şuan halen petrol kaynaklı savaşlar sürüyor olsa da yakındaki çatışmaların ana kaynağının ilk olarak su ve gıda olacağı yönünde nerdeyse hemfikir. 
Ankara’ya yağmayan kardan nasıl oldu da buraya geldik diye düşünebilirsiniz lakin, buraya yağmayan karın, yağmurun elbet bir sebebi ve sonucu da olacak. Konuyu ele almamızda ki asıl amaçta kendimizden hariç bir kişide bile farkındalık oluşturabilmek ve hem kendimiz için hem de gelecek nesiller için faydalı olabilmek. Buradan iletmek isterim ki eğer önümüzdeki aylar da bu denli kurak geçerse bu yaz bizim için bir hayli zor geçecek.   
Bütün bunlara nazaran daha önceleri yaptığım okumalarda edindiğim bilgide konunun uzmanları aslında küresel ısınmanın olmadığını her yüz yılda birkaç senenin böyle anormallik gösterebileceğini aktarıyordu. Ayrıca coğrafi bir bilgi olarak paylaşmak istediğim diğer bir husus da dünyadaki yağış oranının hiçbir zaman değişmediği sadece yağışların ( kar, yağmur) coğrafi olarak yer değiştiği yönünde. Umarım bu yağışsızlık ortamı ne bir cezalandırma ne de kalıcı kuraklık olsun yukarda belirttiğim gibi sadece dönemsel bir geçiş olsun. 
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73