• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 22 °C
  • İzmir 21 °C
  • Konya 20 °C

Zaferlerimizin ve bayramlarımızın bize verdiği mesaj...

İsmet TAŞ

Her yıl ecdadın bize hediye ettiği zaferleri anmak için kutlamalar yaparız, adına da "Milli Bayramlar" deriz.  Sadece o gün hatırlarız geçmişi, nutuklar atarız, kahramanlık türküleri söyleriz, o günleri düşünerek  övünürüz. Bazen de ; "Vay be biz neymişiz" der, kendi kendimize gururlanırız, haklı olarak.  Bir günlüğüne ecdada sövmeye ara veririz. Ama o önem verdiğimiz,  bir sürü anlam yüklediğimiz bayramı, bir  gün geçtikten sonra, ta ki bir sonra ki seneye kadar unutur gider, sövmeye devam ederiz. 
Yılda iki defa Bayram kutlarız adına da Dini Bayramlar deriz, barıştan, kardeşlikten, birlik ve beraberlikten, yardımlaşmaktan bahsederiz, yeriz, içeriz,  gezeriz, tatil yaparız, çevremize biraz yardım ederiz, etrafa sahte gülücükler dağıtırız   bir kaç günlüğüne.  Sonra   bir birimizin gırtlağına tekrar sarılır, birbirimizi yemeğe devam ederiz. Tabi ki bir sonraki bayrama kadar...
Bu söylediklerimizin eksiği var ama fazlasının olmadığını hepiniz biliyoruz! Onun içindir ki biz hem kendimize,  hem de çevremize dürüst davranmıyoruz!  Kendimizi ve çevremizi daha doğrusu her kes birbirini kandırıyor.
OYSA Kİ;
Ecdat, kanını döktü, canını verdi, sakat kaldı, ser, sefil , aç , susuz kaldı, bu toprakları, kan ve göz yaşı ile  "Vatan" yaptı. Bayrağımız düşmesin, sancağımız ilelebet dalgalansın, dinime zarar gelmesin diye, yapmadığı fedakarlık kalmadı. Çanakkale de, Dumlupınar'da, Sakarya'da, sadece Türkiye'nin dört bir tarafından değil, dünyanın dört bir tarafından gelen Müslümanlar vardı. Maddi ve manevi bütün yardımları yaptılar. Hindistan'dan, Afganistan'dan, Rusya'daki Türk İllerinden, Balkanlardan . Tek bir hedef için. İslam'ın son kalesine düşman ayak basmasın, İslam'ın sancağı ebediyen dalgalansın, Bayrağımız yere düşmesin diye.  
Peki bu güne bakalım. Gerçekten ecdadın bıraktığı emanete sahip çıkıyor muyuz?   Buyurun bakalım.  İstisnasız herkes, Vatan, Bayrak, Atatürk diyor, ecdadı rahmetle yad ediyor,  zaferleri kutluyoruz.  İki gün sonra aynı bayrağa, aynı vatana, aynı Atatürk'e, aynı ecdada  küfrediyoruz, saldırıyoruz,  hem de kabirleri üzerinde tepinerek. Özellikle de Osmanlı'ya ağza alınmadık küfürler ederek.  İyi de iki gün evvel kutladığın zaferi kim kazındı?  Osmanlı'nın askerleri değil mi? Atatürk kimin Paşası? Osmanlı'nın değil mi? Peki bu vatanı bölmek isteyenlere bir kesim vatandaşımız destek vermiyor mu? Milli ve manevi değerlerimize küfretmiyorlar mı?  Gün geçmiyor ki dinimize yönelik saldırılar olmuyor mu? Ülkemizi işgal etmeye kalkanlara alkış tutulmuyor mu?
Peki bugün Suriye'de, Filistin'de, Arakan'da, Müslüman coğrafyasında oluk, oluk,  Müslüman kanı akmıyor mu? Seyirci kalmaktan, sadece, "Vah, tüh" demekten başka, "cılız" yardımların dışında ne yapıyoruz? Peki ecdat  bize bu toprakları bunun için mi emanet etti? Mustafa Kemal'in Askerleriyiz diyoruz!  Peki o askerler kimler di?  Neden canlarını verdiler, kanlarını döktüler? Onların emanetine sahip çıkıyor muyuz? Onların sahip olduğu milli ruha sahip miyiz? Bu soruları istediğimiz kadar çoğaltabiliriz. 
Peki Allah aşkına biz neyin zaferini kutluyoruz o zaman?  Şehidimin emanetine sahip çıkamıyorsam, utancımızdan yerin dibine girmemiz gerekmiyor mu? Zaferlerin bize yüklediği görevi yerine getiremiyorsak, zaferleri kutlamanın ne kadar anlamı var ?! Ahret'te ecdat yakamıza yapışmayacak mı "Uğruna öldüğüm Vatanımı, dinimi ne hale getirdiniz " diye? Ne cevap vereceğiz?
Dini bayramlarımıza bakalım. Ne emrediliyor bize; "Kardeş olun,  birlik olun, barış içinde yaşayın,  elinizle , dilinizle kimseye zarar vermeyin, kimsenin hakkını ve hukukunu yemeyin, insanlara iyilik eden sizin en hayırlınızdır. Yardımlaşın, komşusu açken tok yatan bizden değildir. İşçinin hakkını alnının teri kuramadan verin. Allah'a şirk koşmayın, yalan söylemeyin , haram yemeyin, günahlardan uzak durun, küskünlükler ve kırgınlıklar yaşamayın. Müslüman elinden ve dilinden kimseye zarar gelmeyen insandır, öldürmeyeceksin" vs. Kur'anın hükümlerini ve Peygamberimizin hadislerini uzun uzun anlatabiliriz.  Ve bayramlarda yani Ramazan ve Kurban bayramlarında bunları tekrar tekrar anlatılır, söylenir.  Bu konuda saatlerce nutuklar atılır. Belki bayram dolayısı ile biraz bunlara uyar gibi gözükür, daha sonra bir birimizin gözünü çıkartmaya devam ederiz.  Nerede kaldı bayramların bize verdiği mesaj? Ne anlamı kaldı bayramları kutlamanın?  Peki o zaman biz neyi kutluyoruz? Tövbeler olsun biz Allah'ımı kandırıyoruz yoksa Peygamber'imi? Yoksa kendimizi mi? Bu anlamda bayramları kutlamanın bir anlamı var mı?
O halde bayramları, zaferleri anlamına uygun yaşayarak kutlayalım! Yani; 
Mehmet Akif ne diyor kulak verelim; 
"Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!  
Gökten ecdat inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Her birimiz,  Bedr'in arslanları, Selahattin Eyyübiler, Alparslan Gaziler, Osman Gaziler, Ertuğrul Gaziler, Fatih'ler,  Yavuz'lar, Kanuni'ler, Mustafa Kemal'ler olalım.
Hz. Ömer'ler, Hz. Ebu Bekir'ler, Hz. Osman'lar, Hz. Ali'ler olalım. Halit Bin Velid'ler, Tarık Bin Ziyad'lar  olalım. 
Özetle; "CUNDULLAH" olalım.
Bizi kim engelliyor? Nefsimiz mi? Alalım ayaklar altına büyük savaşı kazanalım. "Yer yüzünde fitneden, fesaddan  eser kalınmayıncaya kadar, din şunun bunun değil, sadece Allah'ın oluncaya kadar mücadele edeceğimize" söz verelim. Ve bunu yerine getirelim.
Ecdat,  emperyal devletler  yani eşkıya dünyaya hakim olmasın diye savaştı. 
Bayramlarımızı,  zaferlerimizi ruhuna uygun  kutlamak mı istiyoruz.? O halde Necip Fazıl'a kulak verelim. 
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz; 
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya; 
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..
Ayağa kalkalım, uyanalım!  ecdadın neden şehit olduğunu asla unutmayalım. 
Bayramlarımızı  ve zaferlerimizi  ruhuna uygun  kutlamamız selam ve duası ile...
Bu manada Mübarek Kurban  ve Zafer Bayramınızı en derin kalbi muhabbetlerimle kutluyor, Milli Birlik ve beraberliğimizin daim olması ve İslam Coğrafyasındaki akan  kanın durmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum. 


    

    

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Gazete İlk Sayfa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (312) 311 53 73