Afrika’daki eksiğimiz süreklilik

Afrika’daki eksiğimiz süreklilik

SASAM Afrika Masası’nın düzenlediği programda Türkiye’de eğitim gören Afrikalı öğrencilerin yaşadıkları sorunlar ve öğrencilerin yetkili makamlardan beklentileri görüşüldü.

Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM) Afrika Masasının düzenlediği Afrikalı Öğrenciler Buluşması etkinliklerinin 2.si SASAM Genel Merkezinde düzenlendi. Burslu olarak Türkiye’de eğitim gören çok sayıda Afrikalı öğrencinin katıldığı etkinlikte; Afrikalı öğrencilerin yaşadıkları sorunlar ve öğrencilerin yetkili makamlardan beklentileri dile getirildi. Birinci etkinlikte bu konuda hazırlanan rapor üzerinde müzakerelerin yapıldığı ve 25 Mayıs Afrika Günü’nde SASAM’ın gerçekleştireceği Afrikalı öğrenciler ile Afrika’yla ilgilenen akademisyen ve işadamlarını bir araya getirecek etkinlik içeriğinin istişare edildiği toplantı sonuçlarının SASAM tarafından tekrar raporlanarak Yurtdışı Türkler Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’na gönderileceği belirtildi.

SASAM Afrika Masası Direktörü Yunus Emre İlkorkar, birinci toplantıda çıkan sonuçlara göre Afrikalı öğrencilerin beş başlık altında toplanabilecek sorunlar yaşadığını, bu başlıkların 1- Türkiye’de Afrika farkındalığının yeterli düzeyde olmaması, 2- Dil ve iletişim sorunları, 3- Ekonomik sorunlar, 4- Sosyal ve kültürel sorunlar ve 5- Bürokratik sorunlar olarak özetlenebileceğini belirtti.

KAZAN KAZAN 

Sorunların çözümü için atılabilecek adımların çok da zor olmadığını, devletimizin verdiği bursu ile ülkemizde eğitim için bulunan misafirlerimizle gerektiği şekilde ilgilenildiği takdirde bu öğrencilerin hem daha iyi yetişmeleri, hem de başta kendi ülkeleri olmak üzere genel olarak Afrika’yla ilgili Türkiye’ye önemli bilgi birikimi aktarabileceklerini ifade eden İLKORKOR, SASAM’ın gerçekleştirdiği etkinliklerin bu amaçlara hizmet ettiğini vurguladı.

İlkorkar,  SASAM olarak Afrikalı öğrencilerin hem birbirleriyle, hem Sahipkıran AKADEMİ üyesi Türk öğrencilerle, hem de Afrika ile ticaret yapan firma ve işadamları ile network oluşturmalarını arzuladıklarını ve böyle bir network oluşturulduğu takdirde hem Afrikalı ve Türk öğrencilerin, hem Afrika ile ticaret yapan işadamlarının, hem de genel olarak Türkiye’nin önemli kazanımlar elde edeceğini düşündüklerini ekledi. 

SASAM Genel Sekreteri Mesut Emre Karaköse ise SASAM’ın bu konudaki çalışmalarının devam edeceğini ve 25 Mayıs Afrika Günü’nde HAK-İŞ Genel Merkezinde Afrika ile ilgilenen tüm paydaşların davet edileceği geniş katılımlı bir etkinlik gerçekleştireceklerini ifade etti.  

SASAM Afrika Masası Direktörü Yunus Emre İLKORKOR Türkiye’nin Afrika politikasını değerlendirdi. 
İlkorkar, “Biz Cumhurbaşkanımızın 2023 vizyonu, 2071 vizyonu doğrultusunda Türkiye’nin farklı işbirliklerine gitmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu alanda Afrika çok önemli bir alan. Biz Afrika’yı genelde ya Safari ile ya da Somali ile tanıyoruz. Afrika denilince insanların aklına gelen açlık, yoksulluk ve kılanların, aşiretlerin çatışması. Oysa ki Afrika inanılmaz geniş bir yer” dedi. 

Afrika’nın potansiyelini fark eden ülkelerin burada faaliyetlere giriştiğini anlatan İlkorkar, “Çin, ekonomik stratejisini Afrika’ya koydu. Bunu gören Çin’in taklitçisi Hindistan da kendi kaynaklarını Afrika’ya kanalize etti. Afrika’da muazzam bir Hindistan gücü var ve burada inanılmaz bir ekonomik yapı oluşuyor” şeklinde belirtti. 

FETÖ’NUN OLUMSUZ ETKİSİ

Türkiye’nin bu güne kadar Afrika’da yeterince kadar etkin olmamasının nedenlerini anlatan İlkorkar, “Türkiye’nin Afrika’da etkin olmamasının üç tane nedeni var. Birincisi bu FETÖ. FETÖ nedeniyle Afrika ile ilgilenilmedi. Zannedildi ki bunlar orada bir şeyler yapıyor. Daha sonra bunlar yaptıkları işlerin sadece kendi çıkarlarına dönük olduğu, Amerikan çıkarlarına dönük olduğu ve Türkiye’nin çıkarına dönük bir faaliyet olmadığı ortaya çıktı. 
İkinci husus şu. Dikkat ederseniz Cumhurbaşkanımız Başbakanlığı döneminde Afrika’ya bir strateji ile girdi. Çok yeterli olmasa da başbakan uzmanları tarafından belirlenen basit bir strateji ile Afrika açılımına girişildi. Ama ne var ki gezi parkı Erdoğan’ın Afrika açılımını sekteye uğrattı. 

Üçüncü neden de Türkiye’nin Afrika’ya dair geniş bir strateji belirleyememesi. Şuanda en hızlı büyüyen 10 ülkenin 7’si Afrika kıtasından. Afrika’da batının imajı çok kötü. Çünkü 1980’li yıllardan itibaren, 2 bin’li yıllara kadar Afrika’yı kaderine terk ettiler. O zaman AİDS, enflasyon, işsizlik ile Afrika telef oldu, mahvoldu. Afrika onları unutmuyor. Batı Afrika’nın güvenini kaybetti” ifadelini kullandı. 

ÇİN KABUL GÖRMÜYOR

2 binlerden sonra Afrika üzerinde etkinliğini artıran Çin ve Batı’nın kabul görmediğini söyleyen SASAM Afrika Masası Direktörü Yunus Emre İlkorkar, “Çin 2 binlerden sonra Afrika’da etkinliğini artırdı. Çin Amerika’ya Afrika sayesinde karşı koyabildi, gücünü Afrika’dan aldı. Çünkü orada müthiş kaynaklar var. Batı da bundan sonra uyandı. Afrika’daki en değerli kaynağın elmas, petrol, doğalgaz gibi şeylerin olmadığını anladı. Afrika’nın altında muazzam su kaynakları var, muazzam tarım alanları var. Gelecekte yaşanacak su sıkıntılarını gördü ve batı da yavaş yavaş Afrika ile ilgilenmeye başladı. Ancak Batı ve Çin orada tutmuyor. Çünkü yaptıkları stadyumlar, saraylar dökülmeye başladı. Dünya’da nasıl Çin malı imajı olumsuzsa Afrika’da da o oluşmaya başladı. Batı da geçmişten kaynaklanan olumsuzluklardan dolayı kabul görmüyor” dedi.

TÜRK İMAJI ÇOK İYİ

Afrika’da Türkiye imajının çok iyi olduğunu ancak belirli bir Afrika stratejisinin geliştirilemediğine değinen İlkorkar,  “Türkiye’nin Afrika’daki imajı çok iyi. Her şeyden önce Türkiye’nin sömürgeci bir geçmişi yok. Afrika’ya Türk malları spot olarak gitmiş ve çok kaliteli gitmiş. Türkiye’ni yaptığı yapı kalitesi de ortada. Bizdeki tek soru süreklilik. Çamaşır makinesini gönderiyoruz ama makine bozulunca parça bulamıyorlar. Mallarımızdan çok memnunlar fakat herhangi bir sorun oluşunca teknik servis yok

Bizde potansiyel çok iyi ama bu potansiyeli bir strateji doğrultusunda belirleyip karşılıklı işbirliği içerisinde kullanabilirsek Türkiye Afrika’da çok başarılı olur. Bunu için öncelikle bir Afrika stratejisine ihtiyacımız var. Her bakanlık ve STK’lar münferit olarak Afrika’da bir şeyler yapıyor. Bunlar çok başarılı işler ancak belli bir stratejinin bir parçası olarak yapılmıyor” değerlendirmesinde bulundu. 

HAKAN ŞAHİN - HABERVAKTİM

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.